İslâm’ın insana sunduğu sonsuz güzellikleri saymakla bitiremiyoruz. Ramazan Ayı, bu güzelliklerden nadide bir güzel… Ramazan Ayı’nda rahmet, bereket, mağfiretin bizi saran sonsuzluğuyla karşılaşıyoruz. Her sene daha iyi idrak edebilme düşüncesi bir yana Allah’ın yazdığı kadar nasiplenebiliyoruz.
Ramazan Ayı vesilesiyle dinimizin dünya hayatındaki önemini daha derinden duymaya imkân bulabiliyor insan. İslâm ile insan her emirde taze bir çiçek gibi açıveriyor. Emre yönelik bilgilenme süreci, beraberinde emrin niçin hayata tatbik edilmesi gerektiğini hatırlatıyor. Kur’an-ı Kerim’in inzal olduğu, insanın kendisiyle ve Rabbiyle baş başa kalabildiği bir mübarek ay. Kadir gecesinden, itikaftan, zekâttan, fitreden, oruçtan, teravihten, sahurdan iftardan dahi davulcusundan pidesinden, hurmasından bayramına dolu dolu bir ay. Hepsi istifade etmek Allah ile olmak için birer vasıta hükmünde.
Ramazan Ayı, Allah’ın insandan muradı nedir sorusunu da yeniden gündemimize taşıyor ve tefekkürle teşekkürü beraberinde getiriyor. Son on günün aynı zamanda “İstiklâl Marşı’nın Kabulü ve Mehmed Âkif Ersoy’u Anma Günleri”yle tevafuk etmesi ise başka bir bereket ve güzellik. Mehmed Âkif Ersoy’un “şu boğaz harbi” dediği gibi Ramazanda da bir harp ve cihad içinde insan kendisiyle. Bu yolda rehberimiz olan Kur’an-ı Kerim ve Peygamberimiz (s.a.v.) feragat edilecekleri, uğrunda azim ve gayret edilecekleri hamdolsun haber veriyor.
Ramazan Ayı tefekkürü, insana dini yaşayabileceği doğru zemini sağlayabiliyor. İhlasın mahiyetini, niyetin değerini, Allah’ın emirleri doğrultusunda yaşanan bir hayatın önemini ve gerekliliğini anlatıyor.
İnsan bilir ki boş yere yaratılmamıştır. Onu gönderenin, kendisinden bir şeyler beklediği aşikârdır. Kendisi için faydalı ve zararlı olan hususiyetler açıklanmıştır. Neleri yapması, nelerden sakınması gerektiğine dair ona yol gösterilmiş olmalıdır. Nitekim Adl-i İlahi’nin bir gereğidir bu.
Allah (c.c.) dini göndererek insanı yalnız bırakmamıştır.
Bakıldığında, insan bu dünyaya atılmış değildir, yalnız bırakılmış da değildir. Allah-u teala dinle buyurduğu emir ve yasakları göndererek insanı yalnız bırakmadığını, sevip kolladığını izhar etmektedir. Özellikle Ramazan Ayı’nın insan hayatına dokunuşu, bu sevgi ve irtibatın en canlı örneğidir belki de. Ramazan Ayı’na yönelik tefekkür bize bu ufku açtığı gibi beraberinde bir şükrü de lütfediyor.
Her Ramazan Ayı’nın tefekkür, teslimiyet, tevhit ve hikmetlerle bizi Allah’ın emirlerine daha da yakınlaştırması duasıyla.































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.