Türk dünyasına yönelik akademik ve kültürel çalışmalarda aktif rol alan Türkiye Yazarlar Birliği Genel Başkanı ve Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi öğretim üyesi Musa Kazım Arıcan ile; Türk dünyasının stratejik önemini, kültürel, ticari ve siyasi birlikteliklerin ülkemize katkılarını konuştuk.
Türk Dünyası’nın küresel ölçekteki stratejik önemi nedir?
Türk Dünyası, bugün yalnızca jeopolitik bir güç merkezi değil; aynı zamanda tarihi bir medeniyet havzası ve geleceğe dair büyük bir imkân alanıdır. Türk devletleri, Asya ile Avrupa arasında enerji yollarının, ticaret koridorlarının ve kültür köprülerin üzerinde konumlanmaktadır. Bu nedenle Türk Dünyası, yalnız coğrafi olarak değil, kültürel ve stratejik açıdan da dünyanın kalbinde yer almaktadır.
Kanaatimce, Türk Dünyası’nın en büyük stratejik değeri, sahip olduğu ortak hafıza, ortak dil ve ortak kültür zeminidir. Bu, diğer siyasi birliklerden farklı olarak bizim tarihi köklerimizden gelen güçlü bir manevi sermayeye sahip olduğumuzu gösterir. Türk Dünyası’nı yalnızca enerji hatları veya ekonomik fırsatlarla açıklamak eksik olur; biz aynı zamanda insanlığa yeni bir medeniyet tasavvuru sunabilecek potansiyele sahibiz.
ÖNCELİK EĞİTİM VE KÜLTÜRDE OLMALI
Türk Dünyasıyla iş birliğinin öncelikli alanları neler olmalı?
Türk devletleri arasında kurumsal ilişkiler hızla gelişiyor. Ancak bu ilişkilerin kalıcı ve güçlü bir yapıya kavuşması için öncelikli alan eğitim ve kültür olmalıdır. Çünkü ekonomik iş birliği elbette önemli ama kültür ve eğitim temeline dayanmayan bir birliktelik uzun ömürlü olmaz.
Devamı: https://www.milatgazetesi.com/turk-birligi-oncelikle-gonullerde-kurulmalidir
































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.