• İstanbul 10 °C
  • Ankara 11 °C
  • İzmir 14 °C
  • Konya 6 °C
  • Sakarya 10 °C
  • Şanlıurfa 12 °C
  • Trabzon 10 °C
  • Gaziantep 9 °C
  • Bolu 8 °C
  • Bursa 12 °C

Yapay zekânın ürettiği metinlere karşı “insan ruhunun biricikliğini” anlatan eserler teşvik edilmeli

Yapay zekânın ürettiği metinlere karşı “insan ruhunun biricikliğini” anlatan eserler teşvik edilmeli
Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan: TYB, kurulduğu günden bu yana bir “okul” vazifesi görmüştür.

Şehir tarihi yazarlarından kültür şûralarına kadar yaptığımız her faaliyetle, toplumsal hafızayı diri tutarak medeniyet inşasına bir tuğla koyuyoruz.

Konuşanlar: Mehmet Poyraz-Talip Işık

-Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) Genel Başkanısınız. Yazma yolculuğunuz ne zaman ve nasıl başladı diye önce bu sorudan başlamak istiyoruz söyleşimize.

Yazma yolculuğum, aslında okuma tutkumla eş zamanlı olarak, henüz öğrencilik yıllarımda başladı. Lise yıllarımda filizlenen bu merak, üniversite yıllarımda okuduğum eserlerden aldığım titiz notlarla güçlenerek devam etti. Aradan yıllar geçtikçe, heybemde biriken bu notları sürekli güncelleyerek ve derinleştirerek düşünce dünyamı inşa ettim.

Bu iklimi besleyen en önemli kaynaklardan biri de babamın zengin kütüphanesiydi. Seksenli yıllarda evimize düzenli olarak günlük gazeteler ve dört-beş dergi girerdi. Daha lise öğrencisi iken büyük yazar ve edebiyatçı Ahmet Mithat Efendi’nin Müşahedat romanını ve başka pek çok klasiği okuma imkânım oldu. Yine o yıllarda, bugün TYB’nin kurucu ve şeref başkanı olarak andığımız merhum D. Mehmet Doğan Üstadımızın Batılılaşma İhaneti kitabını da okudum. Bu eser hem dil ve medeniyet tasavvuruma hem de Türkiye’nin modernleşme serencamına bakışıma çok erken yaşta güçlü bir yön verdi.

Sadece romanlar ve kitaplar değil, gazetelerin köşe yazıları üzerinden de dönemin önemli yazar ve düşünce adamlarını, edebiyatçılarını tanıma fırsatım oldu. Böylece yazı, gündelik hayatın içinde, evimizin salonunda, gazete sayfalarında ve kitap raflarında bana sürekli kendini hatırlatan bir imkân hâline geldi. Lise yıllarımda kompozisyon dersleri en başarılı olduğum dersler arasındaydı; münazara yarışmalarında da çoğu zaman ön planda yer alırdım. Bir yandan günlük ve anı tarzı küçük yazılar kaleme alıyor, notlar tutuyor, kendime mahsus bir dil arayışını sezgisel olarak sürdürüyor; fakat bunu o günlerde “yazarlık” iddiasıyla değil, daha çok içsel bir ihtiyaçla yapıyordum.

Hakikat arayışı ve düşünceye olan merakım beni felsefeye yönlendirdi. Akademik kariyerim boyunca yazdığım makaleler ve kitaplar, sadece bilgi aktarımı değil, aynı zamanda bir medeniyet tasavvuru inşa etme çabasıdır. Benim için yazmak; varoluşu anlamlandırma ve bu anlamı toplumla paylaşma biçimidir. TYB gibi Türkiye’nin en köklü kültür kurumlarından birinin çatısı altında bu yolculuğu sürdürmek ise şahsi kalemimi, milletin ortak hafızasıyla birleştirme imkânı tanıdı.

Devamı: https://ankaraedebiyat.com.tr/yapay-zekanin-urettigi-metinlere-karsi-insan-ruhunun-biricikligini-anlatan-eserler-tesvik-edilmeli/

Bu haber toplam 365 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim