• İstanbul 19 °C
  • Ankara 19 °C
  • İzmir 25 °C
  • Konya 25 °C
  • Sakarya 17 °C
  • Şanlıurfa 29 °C
  • Trabzon 21 °C
  • Gaziantep 27 °C
  • Bolu 14 °C
  • Bursa 17 °C

TYB ve Yazarlık Üzerine Mehmet Kurtoğlu ile Söyleşi

TYB ve Yazarlık Üzerine Mehmet Kurtoğlu ile Söyleşi
Söyleşi: Abdülşükür Qumtur,
 
TYB Genel Başkan yardımcısı, şair-yazar Mehmet Kurtoğlu
 
-Türkiye Yazarlar Birliği Türkiye’de hangi rolü üstleniyor?
 
-Türkiye Yazarlar Birliği kurulduğu 1978 yılından bu yana Türkiye’deki sanat edebiyat ortamında belirleyici önemli bir rolü yeri olan bir sivil toplum örgütü. Yapmış olduğu şiir şölenleri, paneller, sempozyumlar, çalıştaylar, anma ve kutlama günleri, yayınlarıyla kültür ve edebiyat hayatını canlı tutmaktadır. Ayrıca her yıl kültür, sanat ve edebiyat dünyasında dikkate değer eserlere ödüller vererek yazar ve sanatçıları taltif etmekte, eserlere dikkat çekmektedir. Kültür ve sanat alanında vermiş olduğu bu ödüllerin kültür, edebiyat ve sanat hayatında büyük bir ağırlığı var. Ayrıca 1978 yılından beri Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’u doğum, ölüm yıldönümlerinde ve İstiklal Marşı’mızın kabulü olan 12 Mart tarihlerinde anmaktadır.
 
-Kaç üyeniz var?
 
-Türkiye’nin on altı ilde şubemiz ve on yedi ilde de temsilciliklerimiz bulunmaktadır. Üye sayımız yeni
katılanlar ile vefat edenler dolayısıyla değişmektedir. Yaklaşık iki bin üyemiz bulunmaktadır. Tabi bu
sayı artıp eksilebilmektedir.
 
- Üyelerinizi nasıl seçiyorsunuz?
- Birliğimizin tüzüğüne göre yayınlanmış en az bir kitabı yahut en az üç yıl bir dergi veya gazete yazıyor olmak gerekiyor. Ayrıca birçok öğretim üyesi, üyemiz bulunmaktadır.
 
-Birliğinize üye olmak için ne gerekiyor?
-Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı, eser sahibi olmak. Ayrıca TYB’nin tüzüğünde yer alan şartları taşımak gerekir.
 
- Türkiye'de ifade özgürlüğü durumu nasıl?
 
-Türkiye demokratik bir cumhuriyet. Düşünceyi özgürlüğü bağlamında herhangi bir yasak yoktur. Her fikir ve düşünce konuşulup tartışılmaktadır. Kanunlarımız Avrupa İnsan hakları, Avrupa Birliği ile uyum
içindedir. Bugün yazar ve fikir adamları rahat bir şekilde düşüncelerini ifade etmektedirler. Her türlü yayın yapılmaktadır.
 
-Muhalif seslerin büyük bir kısmı, Türkiye’de hapis tehdidi nedeniyle yurtdışında sürgünde yaşıyor.  Bunun nedeni nedir?
 
-Yurt dışında özellikle de İsveç’te yaşayanlar, düşünce suçundan yahut muhalif oldukları için değil, terör örgütleriyle bağlantılı gazeteci yazarlar oldukları için oradalar. Bunların büyük çoğunluğu PKK ve
FETÖ bağlantılı kimselerdir. Darbe girişiminde bulunanlar. Bunlar kendilerini daha çok fikir suçlusu gibi gösterip mağduriyet oluşturmaktalar. Bunların büyük çoğunluğu FETÖ ile ilişkili gazeteci yazarlar.
Türk devletine darbe yapmaya kalkışmış başarısız olunca kaçmışlar…
 
-Hükümette iktidar değiştiğinde Yazarlar Birliğiniz parti politikasından etkileniyor mu?
 
-Türkiye Yazarlar Birliği’nin siyasi bir partiyle ilişkisi yoktur. Tamamen sivil bir dernektir. Yazar, şair ilim adamı ve sanatçıların oluşturduğu bir birliktir. 1978 yılından bu yana sivil duruşuyla varlığını devam ettirmiş, bugünlere gelmiştir. TYB’nin politikası Türk kültür ve sanat hayatına hizmet etmek, yazar ve şairlerin, ilim ve fikir adamlarının haklarını korumak, bir araya gelmelerini sağlamak…
 
-Türkiye’de yazar olarak yaşamak nasıl bir şey? Zorluklar nelerdir? Fırsatlar nelerdir?
 
-Türkiye’de yazar ve şairler bunu ikinci bir iş, daha doğrusu sanat etkinliği, hobi olarak yaparlar. Birçok yazar ve şair devlet memuru yahut başka işler yaparak geçimlerini sağlamaktadır. Türkiye’de telifle geçinen gazeteciler dışında yazar şair bir elin parmaklarını geçmez. Yazar ve şairliğin bir saygınlığı bir
ağırlığı elbette var. Ancak telifle geçinen pek azdır. Bence Türkiye’de yazarlığın zor yönü, bunu sanat etkinliği, hobi olarak, daha doğrusu ikinci bir iş olarak yapıyor almalarıdır. Oysa yazar veya şairler sporcu ve müzisyenlerde olduğu gibi teliften büyük kazançlar elde etmiş olsalar, daha büyük eserler yaratırlar diye düşünüyorum. Çünkü sanatçı zengin ve müreffeh bir toplumda büyük sanat eserleri yaratabilir ancak.
 
-Şu anda ne yazıyorsunuz? Gelecekteki yazma projeniz nedir?
 
- Şu anda Türk halk müziğinin usta ismi Mehmet Avni Özbek’in biyografisini yazmaya çalışıyorum. Aynı zamanda tasarladığım ancak henüz kaleme almadığım birkaç roman kafamda dönüp duruyor. Geniş bir zamanda bu romanları yazıp bitirmek istiyorum. Daha önce yayınlanmış kitaplarımın genişletilmiş ikinci baskılarını hazırlıyorum. Ayrıca bildiğiniz gibi Edebiyat Ortamı Dergisi’nin genel yayın yönetmeniyim. Dergi çok vaktimi alıyor. Ama her sayının büyük ilgi görmesi beni sevindiriyor.
 
-Türkiye ile diğer ülkeler arasındaki edebi ilişkiler nasıl işliyor?
 
-Türkiye son on beş yirmi yılda yurt dışı edebiyatla sağlam ilişkiler kurmaya başladı. Özellikle Balkanlar ve Türkistan (Orta Asya) coğrafyasıyla kültür ve edebiyat üzerinden güçlü bağlar oluşturdu. Bu coğrafyalardan Türkçeye, Türkiye’den bu coğrafyalara çeviri/aktarmalar yapıldı. Ayrıca Kültür Bakanlığı eliyle Türk klasikleri yabancı dillere çevrildi. Birçok klasik yazarlarımız yurt dışında tanınmaya, okunmaya başlandı. Bildiğiniz gibi daha önce Türk yazar denilince Nazım Hikmet, Aziz Nesin ve Yaşar Kemal’den başka kimse bilinmiyordu. Oysa bugün Mehmet Akif’ten Necip Fazıl’a, Ahmet Hamdi Tanpınar’dan Orhan Pamuk’a birçok yazar ve şairlerimiz artık yurt dışında okunuyor. Burada bir noktanın altını çizmek istiyorum. Orhan Pamuk Nobel ödülü alırken “benim ustam Ahmet Hamdi Tanpınar’dı” dedi. Bunun üzerine Tanpınar merak edildi. Ve ardından Tanpınar çevirileri yapıldı. Orhan Pamuk’un Nobel alması dikkatlerin Türk edebiyatına çevrilmesine neden olmuştur. Türk edebiyatı artık dünyaya açılmıştır.
 
-Yazar olmaya nasıl ve ne zaman karar verdiniz?
 
-Ben şiiri Necip Fazıl’ın çilesini okuduğumda sevdim. Onun mistik, metafizik ürpertiyle yazdığı şiirler, varoluş sancısı çeken herkesi cezbeder. Onun şiirlerinin hayatıma girmesi, bana şiiri sevdirdi. Herkes gibi ben de şiirle başladım yazmaya. Ancak şiir yazmama vesile olan benden yaşça büyük bir şairin tutmuş olduğu şiir defteriydi. Onu görünce ben de şiir yazabilir miyim, benim de şiirlerimi yazacağım böyle bir defterim olur mu diye düşündüm. Şiir yazmaya başladım. Zaten okumaya düşkün biriydim. Okumalarım ve yazmalarım beni şiire ve yazamaya sürükledi. İlk şiirimi 1979 yılında yazdım. İlk şiirimi, ilk deneme ve öykümü 1986 yılında ulusal bir gazetede yayınladım.
 
-Türkiye’de çeviri sektörü nasıl işliyor?
 
-Türkiye’de yayınlanan telif kitaplardan daha çok çeviri kitaplar yayınlamaktadır. Bildiğim kadarıyla Almanya’da telif kitap yüzde 83, tercüme kitap yüzde 17. Türkiye’de ise yabancı dilden çeviri kitap oranı yüzde otuz, kırk civarındadır. Çeviri için bence bu çok büyük bir rakam. Çünkü çeviri neredeyse telif esere yaklaşmakta… Bu bağlamda Türkiye’de çeviri kitap yayını önemli bir yere sahip. Bu çeviri kitapların bir kısmı akademik, ilmidir. Büyük bir kısmı ise bildiğim kadarıyla batı klasiklerinden yapılan çeviriler. Ancak Türk yazarlarının yabancı dillere çevirisi ise oldukça zayıf. Son yıllarda yabancı dillere Türkçeden çeviri ağırlık kazanmıştır. Bunun daha genişlemesi ve çoğalması gerekir diye düşünüyorum.
 
-Okuma ve yazmayı nasıl teşvik ediyorsunuz?
 
-Türkçe ve edebiyat derslerinde Türk ve Batı klasiklerinden seçmeler okutulmaktadır. Ayrıca öğretmenler ders dışında öğrencileri bu klasikleri okumaya yönlendirmektedir. Hatta ödevler vererek öğrencilerin kitap okuma alışkanlığı kazanmalarını sağlamaktadırlar. TYB kurucu ve şeref başkanımız rahmetli D. Mehmet Doğan yıllar önce Türkiye Yazarlar Birliği’nde “Yazar Okulu” adıyla dersler başlatmıştı. Onun başlatmış olduğu yazar okulları bugün oldukça yaygınlaştı, birçok ilimizde TYB ve diğer sivil toplum örgütleri yazarlık eğitimi vermekteler. Türkiye Yazarlar Birliği Ankara’da Yazar okulunda onlarca öğrenciye yazarlık dersi vermektedir. Hatta Ankara valiliğimiz ile birlikte orta öğrenimdeki öğrencilere yazar dersi vermekteyiz. Bu dersleri öğretmenler ile yazarlar birlikte yürütmektedir. Burada yetişen birçok genç yazar bulunmaktadır. Ayrıca Kültür Bakanlığımız ilk kitaplar projesi çerçevesinde genç yazarların kitaplarını yayınlamasını desteklemektedir.
 
- Türkiye’de Kütüphane ve kitap sektörü ne kadar büyük?
 
-Ülkemizde çok zengin kütüphaneler mevcuttur. Özellikle Cumhurbaşkanlığı külliyesinde yeni kurulan Millet Kütüphanesi oldukça zengin bir kitaplığa sahip. Türkiye’de yayınlanan kitapların derlendiği Millî Kütüphane ve İstanbul’da çok kıymetli yazma eserlerin bulunduğu kütüphaneler araştırmacılara açık. Türkiye’nin bütün illerinde, ilçelerinde kültür bakanlığına bağlı kütüphaneler mevcuttur. Kültür Bakanlığı kitaplar satın alarak yayıncıları desteklemektedir. Aldığı bu kitaplar kütüphanelere dağıtılmaktadır. Türkiye’de ciddi bir kitap ve yayıncılık sektörü var. Ancak kitap okuma istatistiklerine baktığımızda maalesef bunun istenilen seviyede olmadığını görüyoruz. Ancak ileride kitap okuma oranının yükseleceğini düşünüyorum.
 
-Türkiye’de yeni nesil yazarlar için durum nasıl?
 
-Dijital mecranın gelişmesiyle kitap yayınlamak artık kolaylaştı. Eskiden edebiyat ve kültür dünyasını özellikle İstanbul başta olmak üzere Ankara, İzmir gibi büyük şehirler belirliyordu. Taşradaki bir yazarın merkezde kendini göstermesi kolay değildi. Bugün kitle iletişim araçlarının yaygınlaşması, sosyal medyanın gelişmesiyle artık herkes yazdıkların yayınlama imkânı bulmaktadır. Hatta sosyal medya aracılığıyla isim yapmaktadır. Yılda bine yakın genç yazarların roman ve hikâyeleri yayınlanmaktadır. Bu kadar çok yayınlanmasının nedeni basım işinin kolay olmasıdır. Tabi bunların çoğu ilk romanlar ve daha çok genç yazarların eserleri. Zaman içerisinde bu yazarlar içinden sivrilenler olacaktır.
 
- Türkiye Yazarlar Birliği ile başka devlet Yazarlar Birliği arasında ilişkiler var mı?
 
-Türkiye Yazarlar Birliği yurt içinde veya dışında kültürel etkinliklerini proje ve paydaş kuruluşlarla yapmaktadır. Özellikle yurt dışında yapmış olduğu “Türkçenin Uluslararası Şiir şölenleri”ni hangi ülke ile yapıyorsa, o ülkeden paydaş kurum ve kuruluşlar buluyor. Türk dünyasındaki yazar kuruluşları devlet kuruluşları gibi. Türkiye Yazarlar Birliği sivil bir kurum. Yalnızca Bakanlar kurulu kararıyla “Kamuya yararlı dernek” statüsünde bir birliktir. Aynı zamanda TÜRKSOY’la iş birliği içinde Türk Dünyasında etkinlikler yapıyor. TYB Şeref Başkanımız Prof. Dr. Musa Arıcan da TÜRKSOY Başkan Vekilidir.
 
-Türkiye’de hangi edebiyat ödülleri var?
 
-Türkiye’de birçok edebiyat ödülü bulunmaktadır. Bunlar resmi ve sivil olarak ikiye ayırabiliriz. Resmi ödüller; Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri, Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülleri. Kültür ve edebiyat alanında sivil toplum kuruluşları ile ünlü yazarlar adına verilen ödüller bulunmaktadır. Star Gazetesi ve Kültür ve Turizm Bakanlığının vermiş olduğu Necip Fazıl Ödülleri, yine Nazım Hikmet Şiir Ödülü, Cemal Süreya Şiir ödülü gibi birçok ünlü şair ve yazar adına verilen ödüller bulunmaktadır.
 
-Eklemek istediğiniz başka şeyler var mı?
-Hayır, teşekkür ederim.
Bu haber toplam 618 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim