• İstanbul 16 °C
  • Ankara 17 °C

Kadir Üstün: ABD İsrail’in nükleer güç olduğunu kabul eder mi?

Kadir Üstün: ABD İsrail’in nükleer güç olduğunu kabul eder mi?
Washington Post’ta yayınlanan bir görüş yazısında, ABD’nin İsrail’in nükleer kapasitesi hakkında artık gerçekleri konuşması gerektiği çağrısı yapıldı.

Nükleer silahların yayınlaşması meselesinde uzman isimlerin imzasıyla yayınlanan yazıda, Amerikan devleti yetkililerinin 60 yıldır yürürlükte olan gizli bir başkanlık emri dolayısıyla İsrail’in nükleer silahlarının varlığını inkâr eden bir politika takip ettiği not ediliyor. Uzmanlar, bu politikanın İsrailli siyasetçilerin Gazze’de nükleer silah kullanma tehditleri savurduğu bir dönemde iyice anlamsız hale geldiğini ve Amerika’nın bölgesel çatışma senaryolarını sağlıklı bir şekilde çalışamadığını savunuyor. Bu tür bir çağrı ilk kez yapılmıyor olsa da, bu tür tartışmaların Amerikan kamuoyunda İsrail algısının değişmekte olduğunu ve Amerika’nın İsrail politikasının sorgulandığını gösterdiği söylenebilir.

‘NE DOĞRULA, NE YALANLA’

İsrail’in nükleer silaha sahip olduğunu bilmeyen yok ve İsrailli siyasetçiler de sıklıkla bu kapasitelerini gururla öne çıkaran imalarda bulunmaktan çekinmiyorlar. Aşırı sağ siyasetçilerin Gazze’ye nükleer bomba atma gibi çağrıları dahi var. İsrail nükleer silaha sahip olmasına rağmen nükleer silahların yaygınlaşmasını engelleyen uluslararası anlaşmalara taraf olmasını gerektirecek bir pozisyona gelmek istemiyor. Bu konuda ‘ne doğrulayıp ne yalanlayan’ pozisyonunu resmi olarak koruyarak nükleer kapasitesine getirilebilecek sınırlamalarla muhatap olmaktan kaçınıyor. Aynı zamanda nükleer silah sahibi olduğunun bilinmesi sayesinde de gayri resmi olarak nükleer caydırıcılıktan faydalanmış oluyor. Nükleer silah sahibi olmanın yükümlülüklerini yerine getirmeksizin faydalarından yararlanan ayrıcalıklı bir konumu var İsrail’in. ABD ise Ortadoğu’da nükleer silahlanmayı engellemek adına İsrail’in bu ikircikli konumunu korumayı tercih ediyor.

Bu politika 1969 yılında Amerikan Başkanı Nixon’la İsrail Başbakanı Golda Meir’in gizli anlaşmasına dayanıyor. İsrail’in Soğuk Savaş’ta ABD’nin yanında yer alması karşılığında nükleer silahlarının gizliliği sağlanarak Arap devletlerinin Ruslardan bu kapasiteyi almaya çalışmasının önü alınmış oluyordu. Buna karşılık İran 1968’de imzalayıp 1970’de onayladığı Nükleer Silahların Yaygınlaşmasını Önleme Anlaşması’nın (NPT) sağladığı haklardan yararlanırken getirdiği sınırlamalara da uyması gerekiyor. 

Devamı: https://www.yenisafak.com/yazarlar/kadir-ustun/abd-israilin-nukleer-guc-oldugunu-kabul-eder-mi-4603084

Bu haber toplam 108 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim