• İstanbul 13 °C
  • Ankara 14 °C

TDK’nin Yolu - 1

C.Yakup ŞİMŞEK

(TDK'den Bir Düzine Hata - 29)

Hayat Yolu


“Hayat yolu” yerine yalnızca “hayat” desek de olurdu; “hayat” dediğimiz şey zaten bir "yol" idi. “Yaşamak” da – Veysel’in tasviriyle “uzun ince bir yolda gece gündüz gitmek” demekti:
Uzun ince bir yoldayım
Gidiyorum gündüz gece
Bilmiyorum ne haldayım
Gidiyorum gündüz gece

Dünyaya geldiğim anda
Yürüdüm aynı zamanda
İki kapılı bir handa
Gidiyorum gündüz gece

“Hayat” veya “ömür” denince aklına “yol” gelen elbette sadece Veysel değildi. Yolun başında, ortasında veya sonunda olduğunu düşünen diğer insanlar da “Yaş otuz beş, yolun yarısı eder…” diyen Cahit Sıtkı da hayatı bir yol olarak görüyordu.

Her âdemoğlu “uzun ince bir yolda… gâh ağlayı gâhi güle… yetişmek için menzile” gece gündüz yol alıyordu.

Hayat ana rahminden kabre kadar uzanan bir yol ve yolculuk demek… Emekleye emekleye, sürüne sürüne, yürüye yürüye, koşa koşa… Ana karnında ve kucağında, baba omzunda, binek üstünde, at sırtında, çocuk arabasında, gemi kamarasında, tren kompartımanında, otobüs veya tayyare koltuğunda durmadan yol gideriz.

Karada, denizde, havada sayısız yollar var.

Bir toprak yolda çamura ve toza bata çıka yol almaya çalışanlarımız da olur, taşlı ve dikenli bir dağ yolunda çıplak ayakları kan revan içinde kalmış olanlar da… Çakıllı bir köy yolunda, güneşin alnında, astarlı lastik ayakkabısıyla kan ter içinde topuk çalarak bir teker peyniri kasabanın pazarına yetiştirmek için seğirten de var; ayna gibi bir otobanda süper lüks otomobiliyle tatil beldelerinin yolunu tutan da…

Bazen yol görünür, biz de Yolcu yolunda gerek…” deyip yola çıkarız.

Cebimizde yolluk (yol parası veya yol harçlığı), yol azığı bazen olur bazen olmaz. Yanımızda kimi zaman bir yoldaş, bir yol evladı bulunur, kimi vakit hiçbiri bulunmaz.

Yolda belde karşımıza neler çıkar neler: yollular, yolsuzlar, yola düşenler, yollara düzülenler, yol alanlar, yoldan kalanlar, yol arayanlar, yol bulanlar, yol gösterenler, yol kesenler, yol erkân bilmeyenler, yola gelmeyenler, yoldan çıkanlar, yolunu şaşıranlar, yol yorgunları…
Bunları düşünürüz ve yolcuları yolcu ederken onlara “Güle güle! Yolun açık olsun!..” deriz.
Bazen yol yordam bilemez, düz ovada yolumuzu şaşırırız. Sonra Yol sormakla bulunur…” sözünü hatırlar, yol iz bilen birine yol sorarız. Bir yerin yol tarifini alırız ve oraya yollanırız.

Yolculuğa çıkmak, bir misafirimizi yollamak veya karşılamak üzere yolcu salonlarında bekleriz.

Yolgeçen hanına dönmüş evlerimiz ve iş yerlerimiz vardır…

Bir devletin, bir şehrin, bir mahallenin, bir apartmanın, bir evin  idaresinde yolunda gitmeyen birtakım işler olur. Bu bozuk işleri ve kötü gidişleri hâle yola koymak için çabalarız. O yolda uğraşırken ve işler tam yoluna girecekken bir yol kazasına uğrar, arabamız yoldan çıkar, karanlıkta yolumuzu kaybederiz. Yollar bağlanır, çaresiz kalırız...

İki elimiz böğrümüzde bekleşirken bir kılavuz çıkagelir, yolumuzu aydınlatır, bizi yeni bir yol ağzına kadar getirir. “Yoldan giden yorulmaz…” deyip biz de tekrar yollara düşeriz.

Gelgelelim yolumuzu bu sefer de yolsuzluk keser.
Yol yol kırışmış alnımıza ümitsizliğin gölgesi düşer.

Hayat yolu kâh yokuştur, kâh iniş…
Sonra bir gün ecel yeter, dünyadaki vade biter…
Bütün yollar tükenmiştir, uzun yürüyüş sona ermiştir.
Artık bu hayatın yol ayrımına gelmişizdir, dönüşü olmayan bir yola girmişizdir.
Ufukta bir başka yolculuk vardır: Bu, son yolculuktur…
Bir hasta yatağından bir hastane morguna; oradan gasilhane teneşirine, bir caminin musalla taşına ve mezarlık yoluna uzanan…

Bu yazı toplam 1554 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim