• İstanbul 18 °C
  • Ankara 10 °C

TDK ve 'İçtenliksizlik'

C.Yakup ŞİMŞEK
Sözde Türkçecilik yapıyor...
Peki, "samîmiyetsizlik" ne, Arapça mı?
Hattâ "samîmiyet" Arapça mı?
Arapça olan,"samîm" kelimesidir.
"Samîmiyet, samîmîlik, samîmiyetsiz, samîmiyetsizlik" Türkçedir.
Çünkü bu kelimeleri Araplar değil, Türkler yaptı.
Türklerin yapması da şart değil, benimseyip sevmesi yeter.
Dilin sâhibi ne etimologlardır ne dilciler.
(Ziya Gökalp'ın -Gökalp'in değil- isâbetli sözünü hatırlamak lâzım şimdi: "Türk halkının bildiği ve kullandığı her kelime Türkçedir, halk için mûnis olan ve sun’î olmayan her kelime millîdir.")
***
Peki, TDK'nın kendisi, "yabancı asıllı" kelimelere Türkçe ekler getirerek kelime yapmadı mı?
Hem de yüzlerce: ruhsal, cinsel, târihsel vs.
Üstelik bunları da "öz Türkçe" pâyesine yükseltti.
E, o hâlde bu ne perhiz ne lahana turşusu?
TDK'dan önce milletin yaptığı, herkesin bilip anladığı ve sevdiği "samîmiyetsizlik" kelimesinin ne kusûru vardı o zaman?
"İsteyen onu kullansın, isteyen bunu... Zorlayan mı var?" diyenlere ben de soruyorum:
Devletin resmî lügatinde "samîmiyetsizlik" kelimesinin öz Türkçesi olarak "içtenliksizlik" yer alıyorsa bunu gören Türkçe kafatasçıları nasıl davranırlar?
"Öz Türkçesi varken neden Arapçasını kullanıyorsun! Vatandaş, Türkçe konuş! Diline sâhip çıkmayan, zart zurt..."
Kelimeler bizi birbirimizden ayırıyorsa vay hâlimize!..
***
Bunları da bir yana koyalım.
Şimdi TDK'ya soruyorum:
"Samîmiyetsizlik" yerine öz Türkçe (?) bir kelime yapıyorsan Arapça köklere -sal / -sel yapıştırıp yaptığın "ruhsal, cinsel, târihsel" gibi kelimelere de yeniden ve daha öz Türkçe sözler yapman lâzım.
Bunu yapmıyorsan "içtenliksizlik" gibi kelimeleri de terk etmen lâzım.
Aksi hâlde tezatlar içinde yalpalarız.
"Dilde birlik" hedefine böyle varılmaz.
***
"Samîmî" gibi ve onunla kardeş olarak "içten" kelimesi Türkçede zâten vardı. Başımızın tâcı.
Fakat sen "samîmî" ile berâber "samîmiyet"i de yabancı îlân ettin ve "samîmiyet" yerine 1935'te "içtenlik" diye bir kelime îmâl ettin.
Hadi, şimdiki nesiller "içtenlik" ile yetiştiği için onu yadırgamıyorlar, diyelim.
Ama "içtenlik" ile yetinmedin; sonuna ek üstüne ek getirip "içtenlikli, içtenliksiz" sözlerini de yaptın.
Şimdi de "içtenliksizlik" karşısındayız.
Allah aşkına, şimdi kimse çıkıp da bana "Yav kardeşim, Türkçe sondan eklemeli bir dildir; -lik de gelir, -siz de gelir, tekrar -lik gelir, ne var bunda, niye rahatsız oluyorsun!" demesin.
Ah, bu lüzumsuz dil bilgisi var ya, çoğu zaman bizi dilin özünden uzaklaştırıp yoldan çıkarıyor.
Faydasız bilgi ancak bu işlere yarar...
Otobanda milyonlarca arabanın yanlış yollara sapması, "dil ve düşünce sapması"nın yanında bir hiçtir.
***
Hepsini unutun şimdi.
Sizde hiç mi kulak zevki yok?
"Samîmiyetsizlik" kelimesinin kulağa mûsikî gibi gelen ve "mefâilün / fa'lün" âhengini veren sesini duyamıyor musunuz?
O hâlde "içtenliksizlik" gibi bir takırtıdan da hiç rahatsız olmazsınız.
Hepsi kapalı tam beş tâne hece...
Nefesiniz kesiliyor söylerken.
Bırakın aruzu, şarkıyı; hece şiirine bile ağır gelen bir gürültü.
Damperli bir kamyon taş döküyor...
***
Dediklerimi kabul etmiyorsanız son teklifimi kabul edin bâri.
Sizin "içtenliksizlik"inize ben de bir ek getireyim ve sözü bitireyim:
"İçtenliksizliksel..."
Beton gibi, mâşallah!
Mânâsı da hazır: "İçtenliksizlikle ilgili..."
Alın, Türkçemiz biraz daha zenginleşsin.
Bu yazdıklarıma tek cevap vardır:
"Kem küm..."
Bu yazı toplam 69 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim