• İstanbul 20 °C
  • Ankara 11 °C

41 bin 281 sıfır!

D. Mehmet DOĞAN

Ne zaman yeni bir hükümet kurulsa, bizi bir tasadır alıyor: Ah maarif, vah irfan!

Artık sözlüklere bakılarak bilinecek bu kelimeler neden bizim dilimizden düşmüyor? Dış politika, iç siyaset, terör, enflasyon, ekonomi, siyasî sistem…Bunlar siyasetin ve memleketin âcil meseleleri. Âcillikte bunlarla eş değerde olduğu bir türlü takdir edilemeyen meseleler de var.

Çocuklarımızın, gençlerimizin geleceği var, memleketin ve milletin geleceği var!

İktidar 16. Yılında… 16 yıl kolay geçmedi. Müşkiller, sıkıntılar, iç ve dış baskılar, vesayet sistemi, darbe teşebbüsleri…

Bu 16 yılda çok şey değişti, değişmeyen iki şey var: Eğitim ve kültür!

Haksızlık etmeyelim, bu sahalarda da değişme var. Okul sayısı arttı, okul binaları daha lüks malzeme ile yapılmaya başlandı, imam hatipler hızla arttkı, her şehirde üniversite kuruldu, üniversite sayısı 2 yüze yaklaştı…

Fizikî değişme ve gelişmeden şüphe yok. Ya muhteva? Ya müfredat?

Müfredat sanmayın ki sırf Milli Eğitimi ilgilendiren bir kelime.

Eğer bu alanlarda gerçek anlamda değişme olsa idi, gelişme kaydedilse idi bugün yine “ah maarif, vah irfan” demeye devam etmezdik.

16 yılda kaç “eğitim” bakanı geldi geçti? Kaç Kültür Bakanı baktı gitti?

Her vekilde ayrı ümit, her bakanda ayrı heyecan…

İşin ehli olmadığı bilinenlerle işin ehli olduğu sanılanlar arasında bir fark olmadığı anlaşıldı. İcra ayrı bir şey. Bir de en mühimi dert sahibi olmak, ıztırap çekmek lâzım.

İlk defa eğitimin içinden gelen ve bu mevzulara kafa yormuş bir bakan görev başında. Beklenti yüksek: Çünkü maarifin hali içler acısı!

Bilmem kaç milyon öğrenci, bir milyon öğretmen…Bu lenduha yapıya heyecan vermek, yeni bir rüzgâr estirmek kolay değil.

İşte yüksek öğretime giriş imtihanı sonuçları yeniden derdimizi tazeledi. 41 bin 281 öğrenci sıfır puan almış! Ben derim ki, sıfır almak da bir başarı. İnsan istese de sıfır alamaz gibi geliyor. Çünkü bilmeden belli sayıda doğru işaret etme ihtimali, hepsini yanlış yapmak ihtimalinden yüksek olmalı!

Her neyse, sıfır çekenler bir yana, başta Türkçe olmak üzere her alanda başarı ortalaması çok düşük. Alan Yeterlilik testlerdeki ortalama doğru cevap sayıları şöyle imiş:

"Türk dili ve edebiyatı 24 soruda 4,743 ortalama, tarih-1 10 soruda 1,617 ortalama, coğrafya-1 6 soruda 2,271 ortalama, tarih-2 11 soruda 1,465 ortalama, coğrafya-2 11 soruda 2,856 ortalama, felsefe grubu testinde 12 soruda 2,017 ortalama, din kültürü ve ahlak bilgisi veya ek felsefe grubu testinde 6 soruda ortalama 2,098, matematik 40 soruda ortalama 3,923, fizik 14 soruda 0,467 ortalama, kimya 13 soruda 1,109 ortalama, biyoloji 13 soruda 1,669 ortalama."

*

Geçmiş övüngen bakanlarımızı bu sonuçlar üzerine konuşturmak lâzım. Koltukta iken bülbül kesilen bu maruf zevat, şimdi dut yemiş bülbül olmuşlardır!

Her bakan döneminde yazdık, fikrimizi açıkça ifade ettik. Baktılar, görmezden geldiler! Son bakan zamanında iddialı bir müfredat değişikliği tantanası çıkarıldı. Bu furya ile ilgili de söylenmesi gerekeni söyledik. Dil, edebiyat ve inkılap tarihi ile ilgili yazılarımızı isteyenler arayıp bulabilir. Bu yazılardan birinde şöyle bir iddia ortaya attık: “Bu müfredat değişikliği ile ilgili metinleri hiçbir bakanlık yüksek görevlisi okumamış!”

Bir Allah’ın kulu çıkıp da “hayır okuduk” demedi, diyemedi!

Başarısızlıkla ilgili birçok sebep, mazeret bulunabilir.

İşin esası “dil”dir. Türkçe yetersizliğidir.  Milli eğitim Türkçe öğretemiyor. Öğretemez de. Bu dönemde Türkçenin yerine uydurukça ve batı dillerinden aparma kelimelerle sentetik bir dil oluşturuldu. Bu dil terk edilmeden, gerçek Türkçeye dönülmeden, hiç kimse başarı ummasın!

Bu arada sabık hazret-i bakan neyle övünüyordu biliyor musunuz? “Ana okullarında İngilizce öğreteceğiz!”

Amerikan İngilizcesi öğretin bari. Belki  bu sayede Tramp’ı daha iyi anlarız!

Bu yazı toplam 34 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim