• İstanbul 28 °C
  • Ankara 24 °C

Akıllı Şehirlerin Acil Durum ve Afet Yönetiminde Dijital İkiz Teknolojisi: Potansiyeller ve Uygulamalar

Akıllı Şehirlerin Acil Durum ve Afet Yönetiminde Dijital İkiz Teknolojisi:  Potansiyeller ve Uygulamalar
Dr. Öğr. Üyesi Zehra Çubukcu, Doç. Dr. Levent Memiş, Doç. Dr.Cenay Babaoğlu

Kent yönetimlerinin öncelikli başlıklarından biri afetlerle mücadele politikalarıdır. Günün şartlarına uygun politikalar hayata geçirilmediğinde afetler can ve mal kaybına yol açmaktadır. Dünya nüfusunun kentsel alandaki yoğunluğu dikkate alındığında, afetlerin büyük oranda kentsel alanda karşılık bulduğu görülmektedir. Bu nedenle kentlerde, olağan üstü dönemlere yönelik hazırlıklar gerekmektedir. Özellikle deprem ve selin öne çıktığı doğal afetler, kentlerde öncelikli başlıklardandır. Uluslararası bir veri tabanına göre 2022 yılında dünya genelinde, tespit edilen kriterleri karşılayan 387 doğal afet meydana gelmiştir. Afetlerin yaşandığı kıtalar dikkate alındığında ilk sırada Asya (137), ikinci sırada Amerika ve üçüncü sırada Afrika (79) gelmektedir. 2002-2021 aralığında yıllık ortalama 370 afetin meydana geldiği tespit edilmiştir. Bu afetler dolayısıyla 30.704 kişinin yaşamını kaybettiği, 185 milyon insanın afetlerden etkilendiği belirtilmektedir. Ayrıca bu afetler nedeniyle 223,8 milyar dolarlık ekonomik kaybın oluştuğu hesaplanmaktadır. Gerçekleşen afetlerin türlerine bakıldığında ilk sırayı sel (176), ikinci sırayı fırtına (108), üçüncü sırayı da depremler (31) almaktadır. 2002-2021 ortalaması da benzer bir eğilimi göstermektedir (EM-DAT, 2022).

Doğal afetler Türkiye açısından ele alındığında, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nın (AFAD) yayınladığı verilere göre, 1950-2018 yılları arasında en fazla heyelan/kaya düşmesi, ikinci sırada sel/su baskını, üçüncü sırada çığ, dördüncü sırada ise deprem yer almaktadır (AFAD, 2021). Heyelan/kaya düşmesi daha çok kırsal alanda gerçekleşen bir doğa durumu olduğundan dolayı, dışarıda bırakıldığında kentsel alanda sel/su baskınları öne çıkmaktadır (AA, 2019). Son yıllarda Karadeniz Bölgesi’nde gerçekleşen seller (Bozkurt/Kastamonu, Dereli/Giresun, Beşikdüzü/Trabzon, Merkez/Giresun, Merkez/Rize vb.) incelendiğinde, büyük oranda kentsel alanda bu tarz afetlerin etkisini gösterdiği anlaşılmaktadır (Düzgün, 2020). Yine 2023 yılında gerçekleşen Kahramanmaraş Depremleri, kentsel alandaki hazırlıkların önemini tekraren göstermiştir. Bu afetlerle mücadele için kentlerin dayanıklılığını artıracak politikalara ihtiyaç duyulmaktadır. Söz konusu politikalar açısından teknolojik araçlar, afet yönetim sürecinde yeni fırsatlar sunmaktadır (bkz. Memiş ve Babaoğlu, 2020; Memiş ve Babaoğlu, 2023; Babaoğlu ve Memiş, 2023).

Gelişen teknoloji bağlamında kentsel alan dikkate alındığında, afet yönetimini kapsayacak şekilde akıllı şehir kavramı gündeme gelmektedir. Akıllı şehir yaklaşımı, sensörler, nesnelerin interneti, 5G, yapay zekâ gibi gelişen çeşitli teknolojiler aracılığıyla üretilen kent verisiyle, kentleri daha rasyonel bir yönetime ve günlük hayat deneyimine kavuşturabilmektedir. Son yıllarda farklı teknolojileri bünyesinde barındıran bir platform olarak öne çıkan dijital ikiz teknolojisi, genel olarak akıllı şehirlere yeni fırsatlar sunduğu gibi akıllı şehirlerdeki acil durum ve bütünleşik afet yönetiminde de yeni fırsatlar sunmaktadır. Bu bağlamda gerçek ile sanal arasında dinamik veri transferiyle oluşturulan dijital ikiz, kentin geçmişi, bugünü ve geleceği hakkında bağlantılar kurulmasına imkân vermektedir (Shahat, Hyun ve Yeom, 2021). Hatta dijital ikizin afet yönetiminde karşılık bulması, teknolojik alanda yaşanan gelişmeler arasında yeni bir paradigma olarak da nitelendirilmektedir (Dhar, Tarafdar ve Bose, 2022).

Dijital ikiz teknolojisinin kentsel alana yansımasıyla ortaya çıkan yeni durumlar farklı kavramlarla somutlaştırılmaya çalışılmıştır. Bu bağlamda kentsel dijital ikizler, [urban dijital twins (UDTs)/ city digital twin (Shahat, Hyun ve Yeom, 2021; Masoumi vd., 2023)], insan odaklı kentsel dijital ikizler [human-centered urban digital twins (Ye vd., 2023)], vatandaş odaklı dijital ikiz/vatandaş dijital ikizi [citizen-centric digital twin (Abdeen, Shirowzhan ve Sepasgozar, 2023)/citizen digital twin (Kopponen vd., 2022)], dijital ikiz kenti [digital twin city (Deng, Zhang ve Shen, 2021)], dijital ikizli akıllı şehir [smart city digital twin (SCDT) (Ford ve Wolf, 2020)] gibi kavramlar gündeme gelmektedir. Diğer taraftan benzer şekilde afet odaklı ele alındığında da afet kentlerinde dijital ikiz [(disaster city digital twin) (Fan vd., 2021)], dijital ikiz odaklı akıllı afet önleme ve azaltım (digital twin‑driven intelligence disaster prevention and mitigation for infrastructure) (Yu ve He, 2022) gibi kavramların geliştirildiği bilinmektedir. Kavramsal açıdan bakıldığında da akıllı şehir bağlamında dijital ikiz teknolojisinin bütünleşik afet yönetimi açısından önemi ortaya çıkmaktadır.

Bu çerçevede, çalışma kapsamında dijital ikiz teknolojisi merkeze alınarak akıllı şehirlerdeki potansiyel kullanım alanları ele alınmıştır. Özelde ise akıllı şehirlerdeki acil durum ve afet yönetiminde dijital ikiz teknolojisinin katkıları ve riskleri üzerine odaklanılmaktadır. Araştırma, ilgili yazın üzerinden kavramsal düzeyde ele alınmakta, uygulama örnekleri ve karşılaştırmalı araştırmalar üzerinden potansiyel faydalara ve risklere yer verilmiştir.

Dijital İkiz Teknolojisi ve Uygulama Alanları

Teknolojik gelişmeler, getirdiği yeniliklerle alışagelmiş yapı ve işleyişleri değiştirmekte, yaşam alanlarında yeni kavramlar gündeme gelmektedir. Nesnelerin interneti, sensörler, yapay zekâ, makine öğrenmesi, robotik araçlar, dijital ikiz gibi son teknolojiler dijitalleşmeyi tetikleyen ve farklı alanlarda dönüşüme yol açan yeniliklerdendir (Attaran vd., 2023: 10; Parmar, 2020: 10). Bu minvalde dijital ikiz teknolojisi, sahip olduğu uyarlanabilir niteliğiyle son yıllarda farklı sektörlerde ve konularda ön plana çıkmaya başlamıştır. Dijital ikiz, temelde fiziksel olarak var olan bir varlığın, mekânın, yerleşim yerinin, sürecin, sistemin, yazılım, donanım ve nesnelerin interneti teknolojileri aracılığıyla tüm detaylarıyla dijital olarak karşılığının oluşturulmasıdır (Deng, Zhang ve Shen, 2021: 126; Rajamurugu ve Karthik, 2023: 38-39). Diğer bir ifadeyle dijital ikiz, fiziksel alanı tanımlamak, teşhis etmek, karar vermek ve ardından fiziksel alan ile dijital alanın etkileşimli haritalamasını gerçekleştirmek için algılama, hesaplama, modelleme ve diğer bilgi teknolojilerinin kapsamlı bir kullanımıdır (Lv, Shang ve Guizani, 2022).

Gerçek dünya ile dijital dünyayı birbirine bağlayan dijital ikizler (Schrotter ve Hürzeler, 2020: 100), bugünkü durumu anlaşılır kılarak ve geleceği öngörerek kararların verilmesini sağlayan veri odaklı bir yönetsel araçtır (Ford ve Wolf, 2020). Bu süreçte, fiziksel olanla etkileşim statik olmayıp, fiziksel durum ile dijital yapı arasında dinamik ve etkileşimli bir ilişki vardır (Chong, Hou ve Xu, 2023). Dolayısıyla kendi kendine işleyen sürekli bir güncelleme söz konusu olmakta, uygulamalardan, insan deneyimlerinden, tarihi verilerden ve tüm kaynaklardan bilgi akışı gerçekleştirilmektedir (White vd., 2021). Sahip olduğu niteliklerle dijital ikizler gerçek nesne, ürün veya süreçteki sorunların önlenmesine yardımcı olabilmekte, kaynakların doğru kullanımına katkı sağlamakta, gerçek nesne, ürün veya sürecin kontrollü işlemesini ve verimliliğini sağlamakta, ortalama maliyetlerin düşmesini sağlamaktadır (Vohra, 2023a: 11-13). Bu kazanımlar, dijital ikizlerin simülasyon, kontrol, değerlendirme, izleme, tahmin/öngörü ve optimizasyon fonksiyonları ve hizmetleriyle elde edilmektedir (Qi, Tao ve Nee, 2022: 16).

Gerçek ile sanal arasındaki etkileşimin düzeyi, dijital ikizin farklı aşamalarını da ortaya koymaktadır. Şekil 1’de görüldüğü gibi gerçekle sanal arasında veri akışına bağlı olarak dijital ikizi kademelendirmek mümkündür. En fazla öne çıkan dijital modelde, gerçeklik ile sanal ortam arasında doğrudan etkileşimli bir bağlantı bulunmamaktadır. Buna örnek olarak bilgi sistemleri verilebilir. İkinci aşama sayılabilecek dijital gölgede, gerçeklik ile sanal ortam arasında tek yönlü bağlantı bulunmaktadır. Dijital ikiz kademesinde ise, gerçeklik ile sanal ortam arasında çift yönlü bir bağlantı bulunmakta, karşılıklı bir veri akışı oluşmaktadır (Attaran, Attaran ve Çelik, 2023: 10-11; Riaz, McAfee ve Gharbia, 2023). Bu çerçevede dijital ikizin dört bileşeninden söz etmek mümkündür. Bunlardan birincisi fiziksel bir sistem/yapı, ikincisi söz konusu fiziksel yapının sanal ortamda temsili yani verilerin sağlandığı ve çeşitli modellerin geliştirilerek test edildiği teknik alan, üçüncüsü fiziksel yapı ile dijital ortam arasında veri transferini sağlayan teknolojik araçlar ve dördüncüsü ise teknik alandan üretilen sonuçların vatandaşa yansıtıldığı sosyal alandır. Bu bölümler etkileşim içinde hareket ederek, sistemlerin iyileşmesine katkı sunması beklenmektedir (Dhar, Tarafdar ve Bose, 2022; White vd., 2021).

Şekil 1. Dijital ikizi içeren modeller

1-132.jpg

Kaynak: Attaran, Attaran ve Çelik, 2023: 10-11; Riaz, McAfee ve Gharbia, 2023.

Uygulamadaki karşılığı ele alındığında dijital ikiz teknolojisinin ağırlıklı olarak üretim sektöründe kullanıldığı bilinmektedir. Fakat yer verildiği özellikleriyle dijital ikiz teknolojisi üretim, otomotiv, inşaat, tarım, sağlık, taşımacılık, madencilik gibi farklı sektörlerde; yapı, süreç ve sistem tasarımı gibi alanlarda potansiyeller barındırmaktadır[1]. (Attaran ve Çelik, 2023; Damar ve Özdağoğlu, 2022: 4; Semeraro vd., 2021: 34). Dijital ikizlerin kullanım alanlarıyla ilgili bir araştırmada, dijital ikizle ilgili en fazla vurgulanan hususun endüstriyel alanlarda gerçek zamanlı veriye bağlı simülasyonlarla süreç değerlendirmesinin yapılması olduğu tespit edilmiştir.  Bunun yanında ikinci olarak ulaşım ve sağlık alanındaki dijital ikizler vurgulanmakta, üçüncü olarak ise akıllı enerji ve akıllı şehir planlamasında dijital ikize yer verildiği tespit edilmektedir (Dhar, Tarafdar ve Bose, 2022). Bu doğrultuda, çalışmayla bağlantılı olarak dijital ikizlerin akıllı şehirler bağlamında kullanımı ayrıntılı olarak alt başlıkta ele alınmıştır.

Akıllı Şehirlerde Dijital İkiz Teknolojisi ve Afet Yönetimi

Akıllı şehirler, yeni teknolojileri sistem içerisine entegre eden ve yeni teknolojiler eliyle kentsel sorunlara çözüm bulmaya çalışan bir yaklaşıma tekabül etmektedir. Dolayısıyla dijital ikizlerin en önemli kullanım alanlarından birini akıllı şehirler bağlamında kentsel alanlardaki uygulamalardır. Bu noktada dijital ikiz kent (digital twin city) kavramı öne çıkmaktadır. Kentsel alanı kapsayan dijital ikiz, kentin gerçekliğinden hareketle sanal gerçeğini üretmekte ve bu iki evren birbiriyle etkileşim halinde olmaktadır (Deren vd., 2021: 1). Dolayısıyla akıllı şehirlerde dijital ikiz teknolojisinin kullanımı veri yönetimi açısından önem kazanmaktadır (Wang vd., 2023: 4).

Kentsel odaklı ele alındığında dijital ikiz teknolojisi, kentlerin lojistiğine, enerji tüketimine, iletişimine, kent planlamasına, trafik yönetimine, yapılaşmaya, drenaj sistemine, sağlık hizmetlerine, afetlerin yönetimine, inşaatın ve ulaşımın verimliliğine ve sürdürülebilirliğine katkı sağlayabilmektedir (Deng, Zhang ve Shen, 2021: 127; Vohra, 2023b). Bu bağlamda bir dijital ikiz şehirlerin kendi başına algılama, karar verme, organize etme, uygulama geliştirme ve uyum sağlama yeteneklerinden söz edilebilir (Deng, Zhang ve Shen, 2021: 131). Kent düzeyinde dijital ikiz teknolojisinin, veri yönetimi (veri işleme, birlikte çalışabilirlik, açık kaynaklı yazılım ve yazılım birleştirme), görselleştirme (navigasyon, 3D, çoklu zamansal ve mekânsal ölçekler, davranış modelleme, ağ oluşturma, kişiselleştirilmiş bilgi sistemleri ve birleşik platformalar), durumsal farkındalık (izleme, takip, yerelleştirme, yüz tanıma ve analizler), planlama ve tahmin (politika değerlendirme, simülasyon ve senaryolar), entegrasyon ve iş birliğini (çoklu alan entegrasyonu, paydaşların katılımı, vatandaşların katılımı ve açık platformalar) kapsayan konularda potansiyelleri olduğunun altı çizilmektedir (Shahat, Hyun ve Yeam, 2021: 8; 13). Özellikle güvenlik açısından önemli olan kritik durumlarda dijital ikizin önemi vurgulanmaktadır (White vd., 2021). Görüldüğü üzere şehirlerde farklı konularında dijital ikiz teknolojisi karşılık bulmaktadır. Bunlardan bir diğeri de akıllı şehirler ve afet yönetimidir.

Afet yönetiminde, afete özgü durumun ve afete maruz kalan toplumun kendine özgü koşullarının hızlıca anlaşılması ve buna göre harekete geçilmesi önemli bulunmaktadır. Diğer taraftan afet sonrası süreçte de toplumun gelişiminin yönünü öngörerek hareket etmek önem arz etmektedir (Ford ve Wolf, 2020). Afetler, kompleks olması ve hızlı hareket edilmesi gibi nitelikleriyle akıllı şehirlerin özel bir konu alanına karşılık gelmektedir. Bu noktada dijital ikiz teknolojisi önem kazanmaktadır. Dijital ikiz, BİT ve YZ’yı içerecek şekilde, afet bölgelerinin uzay-zamansal dinamiklerini (spatiotemporal dynamics) ve insan eylemlerinin çeşitli kaynaklardan elde edilen verilerle bir analiz platformuna entegre edilmesi şeklinde ifade edilmektedir (Fan vd., 2021). Dijital ikiz; karşılaşılan afet durumlarının değerlendirilmesi, karar verilmesi, koordine edilmesi ve kaynak tahsis edilmesinde katkı sunmaktadır (Fan vd., 2021). Diğer taraftan sadece afet anı ve sonrasında değil, afet öncesi süreçte de katkı sağlamaktadır. Bu noktada sahip olunan veriler üzerinden riskler görülmekte ve müdahale edilerek iyileştirilebilmekte veya olabilecek durumlar öncesinden daha doğru şekilde öngörülerek optimize edilebilmektedir. Örneğin bir yerleşim yerinde sel yaşandığında hasarın durumu ne olacağını dijital ikizde geliştirilecek modeller üzerinden öngörmek mümkün olabilmektedir (Riaz, McAfee ve Gharbia, 2023; Ford ve Wolf, 2020). Dolayısıyla dijital ikiz, kentsel alandaki afet yönetimi açısından afet şehri ve dijital ikiz şeklinde yeni bir paradigma doğurduğu vurgulanmaktadır (Fan vd., 2021). Bu bağlamda WOS üzerinden gerçekleştirilen bir yazın araştırmasında, 2018 sonrası dönemde konuyla ilgili yayınlarda dikkat çeken bir artış görülmektedir. Bu noktada 2013 yılında 8, 2018 yılında 18, 2022 yılında ise makale sayısı 27’ye yükselmektedir. Yayınların yazarlarının ülkelerine göre yapılan analizde de Çin’in öne çıktığı anlaşılmaktadır (Chong, Hou ve Xu, 2023). Konuyla ilgili gerçekleştirilen diğer yazın araştırmalarında da hem yayınlardaki niceliksel artış hem de öne çıkan ülke bağlamında benzer bir durum görülmektedir (bkz. Damar ve Özdağoğlu, 2022; Masoumi vd., 2023). Aynı şekilde Ford ve Wolf (2020) de, kentsel alandaki afet yönetiminde dijital ikizin potansiyellerini vurgulayarak, afet yönetiminde dijital ikizi kullanımını iki önemli gerekçeye bağlamaktadır. Öncelikle farklı kaynaklardan veri oluşturması ve elde edilen verilerle afet yönetimi sürecinde katkı sağlayacak uygulamaların geliştirilmesi bu açıdan zikredilen iki temel husustur.

Bu açıklamalardan hareketle dijital ikizi kapsayan kentsel alandaki afet yönetimi birbirini tamamlayan dört parça üzerinden ele alınmaktadır. Parçalarından birini kitle kaynak, uzaktan algılama ve sosyal algılama (sosyal medya) araçları üzerinden elde edilen veriler oluşturmaktadır. Bu veriler gerçek zamanlı olarak afetleri veya krizleri takip etmeyi sağlamaktadır. Bütünleşik afet yönetiminin hazırlık, müdahale ve iyileştirme süreçlerine katkı sunmaktadır. İkinci parçayı, veri entegrasyonu ve analizleri oluşturmaktadır. Farklı kaynaklarından ortaya çıkan heterojen verilerin YZ aracılığıyla entegrasyonu sağlanmakta, bu sayede öngörüler elde ederek kullanıcılara çıktılar elde edilmektedir. Bütünleşik afet yönetiminin azaltım, müdahale ve iyileştirme aşamalarında katkı sağlamaktadır. Üçüncü parçayı, çok aktörlü karar verme oluşturmaktadır. Dijital ikiz, çok aktörlü karar almayı ve farklı taraflarla koordinasyonu sağlamak amacıyla oyun temelli öğrenme ortamı sunmaktadır. Senaryolar üzerinden afetlere yönelik eğitimler gerçekleştirilebilmektedir. Bütünleşik afet yönetiminin azaltım ve müdahale aşamalarında katkı sağlamaktadır. Dördüncü parçasını dinamik ağ analizleri oluşturmaktadır. Aktörler, kaynaklar, altyapı, bilgi vb. unsurları kapsayan farklı etkileşimleri anlamak amacıyla dinamik ağ analizleri gerçekleşebilmektedir. Söz konusu bu dinamik analizler afet yönetiminin ve insan eylemelerinin performansının ölçülmesine de katkısı bulunmaktadır. Söz konusu bütünleşik afet yönetiminin hazırlık, azaltım ve iyileştirme aşamalarına olumlu etkilemektedir (Fan vd., 2021).

Görüldüğü gibi dijital ikizler, akıllı şehirlerde toplum odaklı afet yönetiminin farklı aşamalarında katkı sunma potansiyeli taşımaktadır. Bu bağlamda dijital ikizler afet yönetiminin risk değerlendirme aşamasında alternatif politikaların belirlenmesinde; hazırlık aşamasında proaktif hareket etmek için toplum ve afet şartları hakkında eldeki veriler üzerinden gerçeğe yakın analizlerin yapılmasında; müdahale aşamasında hasar ve tehditlerin bildirmesi ve bu sayede ilk müdahale ekiplerinin konumlanmasının optimize edilmesinde; iyileştirme aşamasında ise kullanılacak araçların etkin ve verimli şekilde belirlenmesinde ve kaynakların doğru tahsis edilmesinde katkı sunmaktadır (Ford ve Wolf, 2020).  Akıllı şehirlerde afet odağa alındığında, erken uyarı sistemlerinden gelen veriler ve gerçek zamanlı sensörlerden sağlanan verilerle oluşturulan 3D kent modelleriyle dijital ikizler etkili olabilmektedir (Riaz, McAfee ve Gharbia, 2023). Bu noktada kent odaklı altyapı, yeşil alan, nüfus yoğunluğu, sel gibi durumlara yönelik 3D modeli içeren simülasyonlar geliştirmek mümkündür (White vd., 2021).

Diğer taraftan sensörlerin kentlerin kompleks yapısı içinde yeterli olmayacağı, bu noktada oluşan veri açığının kapanması için kitle kaynak, akıllı telefon uygulamaları, sosyal algılama, sosyal medya mesajları gibi araçların katkı sağlayabileceği vurgulanmaktadır. Bu noktada dijital ikiz ve afet konusunu birlikte ele alan araştırmalarda, özellikle sel ve heyelanlarda sözü edilen farklı teknolojilerin kullanıldığı anlaşılmaktadır (White vd., 2021). İfade edilenler çerçevesinde Ford ve Wolf (2020) afet yönetiminin farklı aşamalarını dikkate alarak dijital ikizleri kapsayan akıllı şehirlerde toplum odaklı gerçekleşecek afet yönetimini bir model olarak Şekil 5’teki gibi sunmaktadırlar. Söz konusu bu modelin bir uygulamasının sel uyarı sistemine dayanarak Teksas’ta yürütüldüğü bilinmektedir.

Şekil 2: Dijital ikizi kapsayan akıllı şehirlerde toplum odaklı afet yönetim modeli

2-158.jpg

Kaynak: Yu ve He, 2022.

Acil durum ve afet yönetimini kapsayan dijital ikizin yapısını anlaşılır kılmaya çalışan modeller gündeme getirilmekte ve farklı biçimlerde düzeylere ayrılmaktadır (Lv, Shang ve Guizani, 2022; Yu ve He, 2022; Zheng, Yang ve Cheng, 2019). Geliştirilen modellerden birinin detaylarına Şekil 3’teki gibi yer verilmektedir. Şekil incelendiğinde beş katman öne çıkarılmaktadır. İlk katman, verinin kaynağını oluşturan fiziksel ve fiziksel olmayan unsurları kapsamaktadır. İkinci katman, verilerden oluşmaktadır. Üçüncü katman, bilgi sistemlerini kapsayan dijital modelleme katmanıdır. Yapının dördüncü katmanını, verilerin entegre edildiği, işlendiği ve görselleştirildiği veri/model entegrasyonu oluşturmaktadır. Son katmanı ise kullanıcıyla etkileşim oluşturmaktadır (Chong, Hou ve Xu, 2023).

Şekil 3: Altyapı odaklı afet yönetiminde dijital ikiz platform yapısının katmanları

3-135.jpg

Kaynak: Cheng, Hou ve Xu, 2023

Yer verilen modeller aracılığıyla hayata geçirilen uygulamalarla acil durum ve afet yönetiminde kazanımlar elde edilebilmektedir. Bu noktada dijital ikizin altyapıya bağlı acil durum yönetimindeki kazanımları şu şekilde sıralanabilmektedir (Cheng, Hou ve Xu, 2023):

  • Dijital ikiz, farklı kaynaklardan (uzaktan algılama, sensörler, sosyal medya gibi) ortaya çıkan verilerin, yapay zekâ, simülasyon ve diğer teknolojiler aracılığıyla entegrasyonunu ve görselleştirmesini gerçekleştirebilir,
  • Dijital ikiz, farklı taraflar arasında bilgili paylaşımından kaynaklanan sorunları azaltarak, gerçek zamanlı veri paylaşım özelliğiyle taraflar arasında iş birliğine ve birlikte çalışabilirliğe katkı sağlayabilir,
  • Dijital ikiz, sensör ağları, sosyal algılayıcılar ve diğer veri toplama yöntemleri aracılığıyla jeoloji, meteoroloji ve insan faaliyetlerine ilişkin gerçek zamanlı veriler elde edebilir ve felaketleri tahmin etmek için yapay zekâyı kullanılabilir,
  • Büyük veri, nesnelerin interneti ve akıllı bilgi işlem yapıları gibi unsurlar, dijital ikize zaman avantajı sağlayarak acil durum yönetiminin gerçekleşmesine katkı sağlayabilir,
  • Dijital ikiz, tehlike barındıran altyapıdaki değişikliklerin anlık takibinin yapılmasını sağlayarak ilgili personelin kararını kolaylaştırabilir. Sanal gerçeklik araçlarıyla kullanıcılara yönelik eğitimlerin verilmesiyle, karmaşık niteliği barındıran acil durumlarda müdahale yeteneklerinin gelişmesine katkı sağlayabilir.
  • Dijital ikiz, altyapının tüm yaşam döngüsünün durumunu gerçek zamanlı olarak yansıtmak için algılama, hesaplama ve modelleme gibi bilgi teknolojilerini kapsamlı bir şekilde kullanabilir ve acil durum yönetiminin tüm aşamalarında katkı sunabilir.

Sel afeti örneğinde ele alındığında dijital ikizin merkezi düzeyde gerçekleşen veri yönetim yapısıyla yoğun yağışların izlenmesi ve tahmin edilmesi, erken uyarı sisteminin hayata geçirilmesi, afet bilgilerinin değerlendirilmesi mümkün olmaktadır. Diğer taraftan kentin özgün taraflarını ve koşullarını dikkate alarak afetlerin simüle edilmesiyle de öncesinde yer verilen kazanımlara katkı sağlanmaktadır. Ayrıca karmaşık verileri basit ve erişilebilir bir şekilde görselleştirerek yönetim kararlarının hızını ve kalitesini artırarak müdahaleyi ve lojistiği daha etkin koordine etmek mümkün olabilecektir (Josipovic ve Viergutz, 2023: 959). Almanya kentleri üzerinden gerçekleştirilen bir incelemede, sel afetlerinin etkin yönetilmesinde sel yönetim bilgi sisteminin (Saxony), büyük verinin (Dresden), erken uyarı sisteminin (Lenzkirch), sensörler ve nesnelerin internetiyle verilerin elde edilmesinin (Passau), dijital ikizin (Hamburg), simülasyonun, uzaktan algılama araçlarının (Jena, Norden) (Josipovic ve Viergutz, 2023: 957) kullanıldığına yer verilmektedir.

Diğer bir araştırmada da dijital ikiz, kentsel alandaki depremler üzerinden ele alınmaktadır. Bu noktada dijital ikiz bünyesinde yer alan 3D modeller, insansız hava araçları, LİDAR, yer ölçümleri ve fotoğrafıyla oluşturulmaktadır. Sahip olunan verilerle, kent yerleşimlerinin optimum gerçekleştirilmesine yönelik modeller geliştirmek mümkün olabilmektedir. Bir kentin bütüncül olarak dijital ikizinin oluşturulmasıyla, gerçek ile sanal arasında dinamik bir etkileşim kurarak (gerçek zamanlı olarak deprem felaketindeki değişimi sensörler aracılığıyla izleme) öngörüler geliştirmek, gerçekleşen depremin boyutlarını değerlendirmek (sismik yoğunluk değerlendirmesi, 3D modellerle) ve kurtarma için doğru adımlar atmak mümkün olabilmektedir. Diğer taraftan deprem sonrası dönemdeki iyileştirme çalışmalarında kentin dijital ikizi önemli bir işlev görebilmektedir (Yu vd., 2023). Hatta karşılaşılan afet durumlarında mimari mirasın korunması konusunda bütünleşik afet yönetimin aşamaları dikkate alınarak dijital ikiz teknolojisinin potansiyellerine dikkat çekilmektedir (Liv vd., 2023). Dolayısıyla dijital ikiz afet yönetim süreçlerini iyileştiren ve bütünleşik afet yönetiminin süreç basamakları açısından olanaklar sağlayan bir hüviyet ortaya koymaktadır.

Sonuç ve Değerlendirme

Endüstri 4.0 ile yapay zekâ, büyük veri, nesnelerin interneti, bulut bilişim ve diğer yeni nesil teknolojiler, gündelik hayatın her alanında karşımıza çıkmaktadır. Bununla birlikte son yıllarda teknoloji trendleri arasında dijital ikiz teknolojisinin önemli bir yer edindiği görülmektedir. Şüphesiz bunda dijital ikiz teknolojisinin, büyük veri, yapay zekâ, nesnelerin interneti, metaverse gibi birçok teknolojiyi kapsamasının etkisi bulunmaktadır. Dijital ikiz teknolojisinin henüz tam olarak uygulandığını söylemek mümkün olmamakla birlikte, önemli potansiyeller barındırdığı bilinmektedir. Dijital ikiz teknolojileri üretim, inşaat, sağlık, havacılık, eğitim gibi pek çok alanda uygulanmaktadır. Bununla birlikte dijital ikiz teknolojisinin, özellikle üretim, ulaşım, sağlık ve akıllı şehirlerde önemli bir oranda uygulama olanağı bulduğu bilinmektedir. Dijital ikiz teknolojisinin kullanımı ile önem kazanımlar sağlama potansiyeli olan bir diğer alan ise afet yönetimidir. Geçmişten günümüze kentlerin önemli konularından birisini de afetler oluşturmaktadır. Akıllı şehirlerde afet yönetimi sürecinde BİT ve diğer teknolojik araçların kullanılması akıllı afet yönetimi sürecini meydana getirmektedir. Afet öncesi, afet anı ve afet sonrası süreci kapsayan bütünleşik afet yönetiminde teknolojik araçların önemli etkisi bulunmaktadır. Bu kapsamda dijital ikiz teknolojileri, afet yönetiminin hazırlık, müdahale, iyileştirme ve zararların azaltılması aşamalarının hepsinde etkin rol oynama potansiyeline sahiptir. Afet yönetiminin her aşamasında kararların hızlı alınması önemlidir. Bu anlamda dijital ikiz teknolojisi, verilerin analiz edilmesi aşamalarında önemli imkânlar sağlamaktadır.

Türkiye geçmişten itibaren afetlerle karşı karşıya kalan bir ülkedir. Bununla birlikte son yıllarda iklim değişiklikleri ve diğer etkenlerin de etkisi ile birlikte yaşanan afet olaylarının sayısı ve etkisi artmıştır. Bu doğrultuda Türkiye de yaşanan deprem, sel, heyelan vb. afetlerle mücadelesinde etkinliğini artırmak zorundadır. Bu kapsamda Türkiye Cumhuriyeti Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Coğrafi Bilgi Sistemleri Müdürlüğü tarafından oluşturulan, çalışmalarına 2019 yılında başlanmakla birlikte 2022 yılı itibariyle tüm ülkeyi kapsayacak şekilde genişletilen “Kentsel Yerleşim ve Gelişme Alanlarında 3 Boyutlu Topoğrafya ve Bina Modeli Oluşturma” projesi ile 81 il merkezinin dijital ikizleri oluşturulması önemlidir. Eylül 2022 itibari ile İHAlar ile 3 boyutlu haritalar ve dijital ikizleri güncelleme çalışmalarının, ilk olarak Karaman ilinde başladığı ve 22 ilde tamamlandığı belirtilmektedir (cbs.gov.tr). Yapılan çalışma ile harita ve planlama çalışmalarında maliyet tasarrufu sağlandığı ve mükerrer veri üretiminin önüne geçileceği öngörülmüştür. 3 boyutlu olarak üretilen verilerin, mekânsal adres kayıt sistemleri, kadastro parselleri ile entegre edilerek belediye kent bilgi sistemlerinde, planlama süreçlerinde ve afet öncesi risk belirleme sürecinde kullanılabileceği öngörülmektedir (www.karaman.gov.tr).

Diğer taraftan afet yönetimi kapsamında teknolojik gelişmeleri içeren TUBİTAK’ın çabaları dikkat çekmektedir. Bu noktada TÜBİTAK tarafından 2016 yılında hazırlanan “Yeni Sanayi Devrimi: Akıllı Üretim Sistemleri Teknoloji Yol Haritası” raporuna göre, Türkiye’nin dünya seviyesini yakalaması için önemli teknolojik hedefler belirlenmiştir (TÜBİTAK, 2016). Bunlar arasında; Servis Bulut Platformu, Güvenlik ve Mahremiyet, Büyük Veri Analitiği, Siber Güvenlik Çözümleri, Modelleme ve Simülasyon Çözümleri, Endüstriyel Nesnelerin İnterneti Platformu, M2x Yazılım ve Donanımları ve Yenilikçi Sensörler ile ilgili hedefler yer almaktadır. Yer verilen hedefler doğrultusunda TÜBİTAK-BİLGEM bulut bilişim ve büyük veri araştırma laboratuvarı, robotik ve otonom sistemler laboratuvarı ile birlikte Ford Otosan, SEDAŞ, Mutlu Akü ve TÜPRAŞ ile birlikte büyük veri teknolojilerinden yararlanarak bulut üzerinde çalışma yapacak ve dijital ikiz ile uç düzeyde iletişim kuracak yapay zekâ modelleri geliştirilmektedir (Halepmollası, 2022).

Ayrıca çeşitli aktörler arasında gerçekleştirilen iş birliklerinin de söz konusu dijital ikiz teknolojisinin yaygın kullanımında önemi anlaşılmaktadır. Bu noktada Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ’nin (TAI), Siemens PLM Software ile üretim tesisinde bütünsel bir dijital ikiz uygulaması için iş birliği yapması, Türkiye’de dijital ikiz uygulamalarına yönelik örneklerden biri olarak verilebilir. Türkiye'nin teknoloji merkezi işlevi gören Türk Havacılık ve Uzay Sanayi, dijital ikiz uygulaması ile karmaşık programların daha hızlı uygulanması, fiziksel prototip süreçlerinin azaltılması, ürünlerin pazara sunulma süresinin azalması konularında kazanım elde etmesi hedeflenmiştir (Yeşilyurt, 2018). 

Söz konusu kazanımlarla birlikte dijital ikiz teknolojisinin uygulanmasında birtakım engeller bulunabilmektedir. Bahsedildiği üzere, dijital ikiz teknolojisinin kilit unsurunu veri oluşturmaktadır. Verinin elde edilmesi sürecinde yaşanacak aksaklıklar, dijital ikiz teknolojilerinin gerçekleşmesini engelleyici niteliktedir. Bununla birlikte özellikle akıllı afet yönetimi sürecinde dijital ikiz teknolojilerinin kullanılabilirliğinin sağlanması için belirli teknik altyapı yatırımları yapılması önem arz etmektedir. Teknik altyapı ise belirli bir maliyet gerektirmektedir. Maliyetin karşılanmasında yaşanabilecek zorluklar dijital ikiz teknolojilerinin yaygınlaşmasında bir engel olarak ortaya çıkmaktadır. Bununla birlikte verinin açık ve erişilebilir olması, belirli bir hızda sunulması önemlidir. Bu doğrultuda, verilerin gizliliği ve güvenliğine ilişkin endişeler, dijital ikiz teknolojilerinin amacı dışında kullanılması tehdidi diğer engeller olarak sayılabilir (Mathupriya vd., 2020: 3).

Dijital ikiz teknolojisinin akıllı şehirlerde afet yönetimi sürecinde kullanımı, özellikle geleceğe yönelik öngörü sağlanması için simülasyonlar aracılığı ile farklı senaryoların denenmesi açısından önem arz etmektedir. Böylece afet öncesi süreçte ihtiyaçların tespit edilerek gerekli önlemlerin alınmasında, müdahale aşamasında hızlı ve doğru karar verilmesinde, iyileştirme ve zararların azaltılması aşamalarında afet bilgilerinin analiz edilerek altyapı geliştirme çalışmalarının yapılmasında kullanılabilir. Sel, deprem gibi afetler üzerinden dijital ikiz teknolojileri kullanılarak 3D, İHA’lar, büyük veri, nesnelerin interneti teknolojileri kullanılarak sensörler aracılığıyla veriler elde edilmekte, görselleştirmeler ve simülasyon teknikleri kullanılmaktadır. Böylece simülasyon tekniğinden yararlanılarak önceden afet riskleri öngörülebilmekte, gerçekleşen afetin derecesi saptanabilmekte ve sonrasındaki iyileştirme aşamalarında önemli kazanımlar elde edilebilmektedir.

Geçmişten itibaren afetlerle karşı karşıya kalan ve iklim değişiklikleri nedeni ile daha büyük risk altında olan Türkiye, afet yönetimi sürecinin etkinliğini artırmak zorundadır. Bu kapsamda Türkiye Cumhuriyeti Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Coğrafi Bilgi Sistemleri Müdürlüğü tarafından 2019 yılında başlatılan, 81 il merkezinin dijital ikizlerinin oluşturulmasına yönelik proje önemlidir. Projenin afet yönetimi sürecinde de önemli katkılar sağlayacağı öngörülmektedir. Bu kapsamda teknolojik gelişmelerden yararlanması önem arz etmektedir. Afet yönetimi politikalarının bu doğrultuda belirtilen eksende şekillendirildiği görülmektedir. Yakın zamanda yayınlanan On İkinci Kalkınma Planı, afet yönetimine ilişkin önemli hedefler barındırmaktadır. Belirlenen bu hedefler çerçevesinde dijital ikiz teknolojisini de kapsayacak şekilde çalışmaların yürütülmeye başlandığı anlaşılmaktadır. Bu alandaki potansiyel avantajlar ve riskler göz önünde bulundurularak atılacak adımlarla afet yönetimi bağlamında kentsel alanların daha iyi korunabileceği göz ardı edilmemelidir.

Kaynakça

Abdeen, F. N., Shirowzhan, S. ve Sepasgozar, S. M. E. (2023). Citizen-Centric Digital Twin Development With Machine Learning and Interfaces For Maintaining Urban Infrastructure. Telematics and Informatics, 84, 102032, https://doi.org/10.1016/j.tele.2023.102032

AFAD (2021). 2020 yılı doğa kaynaklı olay istatistikleri, https://www.afad.gov.tr/kurumlar/afad.gov.tr/e_Kutuphane/Istatistikler/2020yilidogakaynakliolayistatistikleri.pdf [13.12.2023].

Attaran, M. ve Çelik, B. G. (2023). Digital Twin: Benefits, Use Cases, Challenges, and Opportunities. Decision Analytics Journal, 6, 100165

Attaran, M., Attaran, S. ve Çelik, B. G. (2023). The Impact of Digital Twins on The Evolution of Intelligent Manufacturing and Industry 4.0. Advances in Computational Intelligence, 3, 11, https://doi.org/10.1007/s43674-023-00058-y

Babaoglu, C. & Memiş, L. (2023). “Bütünleşik Afet Yönetimi ve Dijital İkiz Teknolojisi” (Özet), KAYFOR-19, Uluslararası Kamu Yönetimi Forumu, 05-07, Temmuz 2023, Bişkek-Kırgizistan.

Can, O. ve Türkmen, A. (2023). Digital Twin and Manufacturing, Digital Twin Driven Intelligent Systems and Emerging Metaverse (175-195), Singapur: Springer.

Caprari, G., Castelli, G., Montuori, M., Camardelli, M. ve Malvezzi, R. (2022). Digital Twin for Urban Planning in the Green Deal Era: A State of the Art and Future Perspectives. Sustainability, 14, 6263. https://doi.org/10.3390/ su14106263

Cheng, R. Hou, L. ve Xu, S. (2023). A Review of Digital Twin Applications in Civil and Infrastructure Emergency Management. Buildings, 13, 1143. https://doi.org/ 10.3390/buildings13051143

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (2022). Şehirlerin dijital ikizlerini güncelliyoruz, https://cbs.csb.gov.tr/sehirlerin-dijital-ikizlerini-guncelliyoruz-haber-278818, [05.12.2023].

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (2019). Şehirlerin “dijital ikizi” ile afetlere önlem alınacak, https://www.csb.gov.tr/sehirlerin-dijital-ikizi-ile-afetlere-onlem-alinacak-bakanlik-faaliyetleri-29645, [05.12.2023].

Damar, M. ve Özdağoğlu, G. (2023). The Digital Twin Case in the Technological Transformation Process: Research Articles, Academic Collaborations, and Topics. Digital Twin Driven Intelligent Systems and Emerging Metaverse (3-39), Singapur: Springer.

Deng, T., Zhang, K., ve Shen, Z. J. M. (2021). A Systematic Review of A Digital Twin City: A New Pattern of Urban Governance Toward Smart Cities. Journal of Management Science and Engineering, 6 (2), 125-134.

Deren, L., Wenbo, Y., ve Zhenfeng, S. (2021). Smart City Based on Digital Twins. Computational Urban Science, 1 (1), 1-11.

Dhar, S., Tarafdar, P ve Bose, I. (2022). Understanding the Evolution of An Emerging Technological Paradigm and Its Impact: The Case of Digital Twin, Technological Forecasting & Social Change, 185, 122098, https://doi.org/10.1016/j.techfore.2022.122098

Düzgün, S. (2020). İklim Değişikliği ve Kentsel Alanda Seller: Rize İl Merkezi Örneğinde Bir İnceleme, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, SBE, Giresun Üniversitesi.

EM-DAT (2022). Disaster in numbers, https://www.emdat.be/publications/ [14. 12. 2023]

Fan, C., Zhang, C., Yahja, A. ve Mostafavi, A. (2021). Disaster City Digital Twin: A Vision For Integrating Artificial and Human Intelligence For Disaster Management, International Journal of Information Management, 56, 102049, https://doi.org/10.1016/j.ijinfomgt.2019.102049

Ford, D. N. ve Wolf, C. M. (2020). Smart Cities with Digital Twin Systems for Disaster Management. Journal of Management in Engineering, 36 (4), 04020027, DOI: 10.1061/(ASCE)ME.1943-5479.0000779.

Gemici, O.O. (2019). Türkiye 117 yılda 210 büyük deprem yaşadı. Anadolu Ajansı:        https://www.aa.com.tr/tr/turkiye/turkiye-117-yilda-210-buyuk-deprem yasadi/1458151#:~:text=T%C3%BCrkiye'de%201900%2D2017%20y%C4%B1llar%C4%B1nda%20b%C3%BCy%C3%BCkl%C3%BC%C4%9F%C3%BC%20en%20az%206%2C,865%20konut%20a%C4%9F%C4%B1r%20hasar%20g%C3%B6rd%C3%BC. [15.12.2023].

Halepmollası, R. (2022). Enerjide Büyük Veri ve Yapay Zeka Uygulamaları, TÜBA Enerjide Yapay Zekanın Rolü Çalıştayı ve Paneli. https://tuba.gov.tr/files/yayinlar/raporlar/TUBA-978-625-8352-19-1.pdf [ 14.12.2023].

Josipovic, N., ve Viergutz, K. (2023). Smart Solutions for Municipal Flood Management: Overview of Literature, Trends, and Applications in German Cities. Smart Cities6(2), 944-964.

Karaman Valiliği (2022), Karaman Drone ile Kent İzleme Çalışması Hayata Geçiriliyor, http://www.karaman.gov.tr/karaman-drone-ile-kent-izleme-calismasi-hayata-geciriliyor, [06.12.2023].

Kopponen, A., Hahto, A., Kettunen, P., Mikkonen, T., Makitalo, N., Nurmi, J. ve Rossi, M. (2022). Empowering Citizens with Digital Twins: A Blueprint, IEEE Internet Computing, 26 (5), 7-16, DOİ: 10.1109/MIC.2022.3159683

Lv, Z., Shang, W.-L. ve Guizani, M. (2022). Impact of Digital Twins and Metaverse on Cities: History, Current Situation, and Application Perspectives. Appl. Sci., 12, 12820. https://doi.org/10.3390/app122412820

Masoumi, H., Shirowzhan, S., Eskandarpour, P. ve Pettit, C. J. (2023). City Digital Twins: Their Maturity Level and Differentiation From 3D City Models, Big Earth Data, 7, 1, 1-36, DOI: 10.1080/20964471.2022.2160156

Mathupriya, S., Banu, S. S., Sridhar, S., & Arthi, B. (2020). Digital twin technology on IoT, industries & other smart environments: A survey. Materials Today: Proceedings, https://doi.org/10.1016/j.matpr.2020.11.358.

Memiş, L. ve Babaoğlu, C. (2020). Acil Durum ve Afet Yönetiminde Süreç Yaklaşımı ve Teknoloji, Ömer Halisdemir Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, 13(4), 776-791.

Memiş, L. ve Babaoğlu, C. (2023). Yeni Teknolojiler, Büyük Veri ve Etkin Afet Yönetimi, Türkiye’de Mevzuat Bağlamında Afet ve Acil Durum Yönetimi (277-299). Ankara: Türk İdari Araştırmalar Vakfı.

Rajamurugu, N. ve Karthik, M. K. (2023). Introduction, History, and Concept of Digital Twin. Digital Twin Technology Fundamentals and Applications (19-33). Hoboken, USA: Wiley Global Headquarters.

Riaz, K., McAfee, M. ve Gharbia, S.S. (2023). Management of Climate Resilience: Exploring the Potential of Digital Twin Technology, 3D City Modelling, and Early Warning Systems. Sensors, 23, 2659. https://doi.org/10.3390/s23052659

Schrotter, G., ve Hürzeler, C. (2020). The Digital Twin of The City of Zurich For Urban Planning. PFG–Journal of Photogrammetry, Remote Sensing and Geoinformation Science88 (1), 99-112.

Semeraro, C., Lezoche, M., Panetto, H. ve Dassisti, M. (2021). Digital Twin Paradigm: A Systematic Literature Review. Computers in Industry, 130, 103469.

Shahat, E., Hyun, C. T., ve Yeom, C. (2021). City Digital Twin Potentials: A Review and Research Agenda. Sustainability13(6), 338

TÜBİTAK (2016). Yeni Sanayi Devrimi Akıllı Üretim Sistemleri Teknoloji Yol Haritası. https://www.tubitak.gov.tr/sites/default/files/akilli_uretim_sistemleri_tyh_v27aralik2016.pdf [12.12.2023].

Vohra, M. (2023a). Overview of Dijital Twin, Digital Twin Technology Fundamentals and Applications (1-18). USA: Wiley Global Headquarters.

Vohra, M. (2023b). Digital Twin in Smart Cities: Application and Benefits, Digital Twin Technology Fundamentals and Applications (159-173). Hoboken, USA: Wiley Global Headquarters.

Qi, Q., Tao, F. ve Nee, A. Y. C. (2022). From Service to Digital Twin Service, Digital Twin Driven Service (1-33). London Wall: Elsevier.

Ye, X., Du, J., Han, Y., Newman, G., Retchless, D., Zou, L., Ham, Y. ve Cai, Z. (2023). Developing Human-Centered Urban Digital Twins For Community Infrastructure Resilience: A Research Agenda, Journal of planning literatüre, 38 (2), 187-199.

Yeşilyurt, E.F. (2018). TAI Dijital Dönüşümde Siemens’i Tercih Etti. Anadolu Ajansı: https://www.aa.com.tr/tr/sirkethaberleri/bilisim/tai-dijital-donusumde-siemens-i-tercih-etti/645365, [01.12.2023].

Yu, D. ve He, Z. (2022). Digital Twin‑Driven Intelligence Disaster Prevention and Mitigation For Infrastructure: Advances, Challenges, and Opportunities, Natural Hazards, 112, 1–36 https://doi.org/10.1007/s11069-021-05190-x

Wan, L., Nochta, T. ve Schooling, J. M. (2019). Developing A City-Level Digital Twin – Propositions and A Case Study, International Conference on Smart Infrastructure and Construction (ICSIC), https://www.icevirtuallibrary.com/doi/epdf/10.1680/icsic.64669.187 [10.12.2023].

Wang, H., Chen, X., Jia, F. ve Cheng, X. (2023). Digital Twin-Supported Smart City: Status, Challenges and Future Research Directions, Expert Systems With Applications, 217, 119531

White, G., Zink, A., Codeca, L. ve Clarke, S. (2021). A Digital Twin Smart City For Citizen Feedback, Cities, 110, 103064.

 


[1] Sıklıkla şu alanlarda gündeme geldiği belirtilmektedir: akıllı üretim, otomasyon, kalite kontrol, üretim kontrolü, belirsizlik ve analiz, risk değerlendirmesi, tedarik zincirleri, işletme ve bakım, gerçek zamanlı izleme, gerçek zamanlı simülasyon, ürün yaşam döngüsü, kontrol sistemleri, üretim süreci, arıza tespiti, siber- fiziksel sistem, ürün tasarımı, takım tezgahları, bakım, üretim sistemi, imalat endüstrileri, katmanlı imalat, üretim süreci, süreç kontrolü, bilgisayar destekli tasarım ve optimizasyon (Damar ve Özdağoğlu, 2022: 4); sağlık, denizcilik ve nakliye, üretim, kent yönetimi, havacılık (Semeraro vd., 2021: 34).

TYB Akademi 40, Ocak 2024

Bu haber toplam 283 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim