• İstanbul 19 °C
  • Ankara 14 °C

Celil Güngör: Bir Belge: İrşadınıza Muhtaç Rejime Sadıkım

Celil Güngör: Bir Belge: İrşadınıza Muhtaç Rejime Sadıkım
TYB Akademi 28 / Sinema ve Edebiyat / Ocak 2020

Vala Nurettin(1901-1967) 1933 yılında Galatasaray Lisesinden hocası Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Yusuf Hikmet Bayur’a bir mektup yazarak bir gurup genç arkadaşı ile çıkartacağı  gazeteyi haber verir. Haber vermekten de öte yıllar öncesinden varolan tanışıklığını da vesile ederek dönemin korku ve baskı ortamında tutunacak bir dala ihtiyacını hissettirir.

Vala’nın mektubundan, hocası Yusuf Hikmet Bayur’la Galatasaray lisesi yıllarından sonra hiç irtibatlarının olmadığı anlaşılıyor. Zira kendisini tanımasına yardımcı olabilecek talebelik yıllarına ait bazı ipuçları verse de gene tanıyamayacağını kabul ederek, bazı gazetelerdeki yazılarını tenezzül buyurmuşsa görmüş olabileceğini ifade ederek esas talebine sözü getirir. 

Rejime sadık ve irşatlarına uymaya hazır arkadaşları ile Hergün adı ile bir gazete çıkartacaklarını, rejime ve inkılaplara destek vereceklerini ve bir zararlarının olmayacağını temin eder.

Eski hocasının bir ağabeyi sıfatı ile kendilerine sahip çıkmasını ve görünür görünmez kaza ve belalara karşı kendilerini korumasını talep eder.

Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk’ün genel sekreteri olan eski hocası ise talebesine cevabında rejime ve fırkaya(CHP),altı umdeye uygun neşriyatta bulundukları müddetçe bir mesele olmayacağını yazar. 

Vala Nurettin’in ürkek ve çekingen mektubuna hocasının verdiği soğuk ve mesafeli cevabın her iki taraf açısından bir takım sebeplerinin olduğundan kuşku yoktur. Bu sebepler daha çok Vala Nurettin’in geçmişindeki Moskova ve komünist kimliği etrafında oluşmuştur.

1921’in ilk aylarında İstanbul’dan yeni dünya vapuru ile Nazım Hikmet’le beraber aralarında Yusuf Ziya, Faruk Nafiz’in de bulunduğu bir gurupla Anadolu’ya geçmek için yola çıkarlar. İnebolu’da bir müddet beklerler. Yusuf Ziya ve Faruk Nafiz Ankara tarafından ‘ seciyeleri düşük’ bulunarak kabul edilmeyip geri dönerler. Vala ve Nazım Ankara’ya geçerler.

Bir müddet sonra İnebolu’da yol arkadaşlığı yaptıkları Almanya’dan spartakislerle ilişkileri sebebiyle kovulan Türk spartakislerin tesiri ile hedeflerini Moskova’ya çevirirler. Doğu Emekçileri Komünist Üniversitesinde(KUTVA) okurlar. 1925 te Türkiye’ye dönerler.

Özellikle Vala Moskova’da komünizmin ve sosyalizmin kendilerine anlatıldığı gibi olmadığını öğrenecek ve yaşayacaktır. Türkiye’ye döndüğünde komünizm ile kemalizm arasında kalır. Kendisi gibi pek çok yoldaşı da tevbekar komünistler olarak kemalizme iltihak ederler. Vedat Nedim Tör, Ahmet Cevat Emre,Şevket Süreyya Aydemir, Sadrettin Celal Antel bunlardan bazılarıdır. Yeni rejimin dil, tarih, ekonomi, propaganda alanlarında ideolojisini oluşturmaya ve öne çıkmaya çalışırlarken içinden geldikleri TKP’yi ihbar edenler de çıkar aralarından.

Vala TKP’ye giderek parti üyelik kartını vererek ‘alın emanetinizi verin özgürlüğümü’ der. ‘Yalnız bilin ki benden size zarar gelmeyecektir. ‘ Parti ile ilişkisini kestiği gibi 15 yıl boyunca yakın arkadaşı Nazım Hikmet’le de ilişkisini keser. Nazım bu dönemlerde hapistedir. 1947 de Nazım Bursa hapishanesinde iken yeniden ilişki kurar.

Vala Nazım’ın meşhur ‘ putları kırıyoruz’ çıkışına karşı kendisinin yıpratılmaya çalışılacağını, biraz Tevfik Fikret üslubunu benimsemesini tavsiye ettiğinde Nazım ve çevresi kendisini idealistlikten ayıracak ve üslubunu soysuzlaştıracak biri olarak görürler. Meşhur ‘ ben yanmasam, sen yanmasan, biz yanmasak, Nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa’ şiirini  bu sebeple Vala için yazmıştır. 

İşte bütün bu komünizm tortularından arınma teşebbüsleri, sadık ve uyumlu olma gayretleri gene de bir gazete çıkartmak için Vala Nurettin’e yeterli görülmemekte, eski hocasından ağabeylik ve müzahirlik beklemektedir.

1930’ların Ankara’sını ve oradan ülkeye yayılan siyasi ve kültürel hegemonyanın ağır  havasını da yansıtır bu mektup. Vala gazetesini çıkartır ama aralarındaki anlaşmazlık sebebiyle mi görünür görünmez bir kaza bela sebebiyle mi bilinmez yirmi sayı kadar çıkar ve kapanır.

 

VALA NUREDDİN’İN MEKTUBU*

            Muhterem hocam,

Galatasaray lisesinde tabiiyat muallimliğiniz esnasında, ben iki sene kadar, feyzinizi almış bir talebenizim. İlk sene Kamil paşa zade Hilmi ile,ikinci sene elyevm İş Bankası Mısır şubesi müdürü 456 Sait ile yanyana otururdum. Numaram 568 di. Derslerime oldukça çalışırdım. Bir kere yaramazlıktan bana yarım izinsiz yazmıştınız; sonra affettinizdi. Zayıf, kekeme, gözlüklü bir çocuktum. Daima üniforma giyerdim. 

İhtimal beni bu surette hatırlamazsınız. Şimdi yedi seneden beri, gazetecilikle meşgulüm. Son günlere kadar “Akşam”da (Va-Nu) vesair imzalarımla yazılar yazardım. Eğer arada sırada tenezzülen okuyor idiyseniz, memleket  ve millete, rejime zararlı olmayan, belki de kısmen faydalı neşriyatta  bulunduğuma dikkat etmişsinizdir. Ecnebi dilleri bildiğim için, bir çok muhalledatı Türkçeye tercüme etmekle müftehirim.

Son günlerde “Akşam”dan ayrılıp bir kaç muharrir arkadaşımla birleşerek, “Hergün” ismile  büyük bir akşam gazetesi neşrine teşebbüs ettim. Bütün mesai arkadaşlarım rejime sadık ve irşadatınıza ittiba etmeğe amade gençlerdir. Samimi haleti ruhiyemiz olan nikbinliği ve yapıcı zihniyeti halka telkin için uğraşacağız. Bundan maada mevcut gazetelerde pek sudan, pek havai bulduğumuz muhteviyat yerine beş kuruş mukabilinde halka birazda ciddi yazı okutmayı umuyoruz. Diğer cihetten ,muhtelif sahifelerimizde yeni harfleri ilk okuyanlara bile hitap edeceğiz.

Siz hocamdan ricam: Gazetemizin ilk sayılarından itibaren hakkımızda müsbet bir fikir edinir de sonradan gene inkisara uğramazsanız,”Hergün”e manen zahır olmanız ve görünür görünmez kaza belalara karşı bizleri bir ağabey gibi himaye etmenizdir.

Bunu sizden beklediğimizi söyler ve ellerinizden öperim, muhterem hocam.

Vala Nureddin

 

*CBA 0101 9692-22

cg1.png

 

 

       YUSUF HİKMET BAYUR’UN CEVABI*

        Azizim Vala Nurettin Bey

Mektubunuza ve şahsıma göstermiş olduğunuz duygulara teşekkür ederim. Talebelik zamanlarınızı  iyi hatırlıyorum ve hayatta muvaffakıyetli bir genç olduğunuza çok memnun oldum.

Gazetenize muvaffakıyet dilerim ve bunun başlıca şartı devlete ve millete faydalı olmaktır. Kanaatimce milliyetçilik, halkçılık, inkılapçılık, devletçilik ve laiklik gibi cumhuriyetin istinat ettiği esaslı prensiplere ve daha verimli surette fırkamız programına uygun hareket ve neşriyatta bulundukça devlet ve millete faydalı olacağınıza şüphe yoktur. 

Bu ümitle size giriştiğiniz yeni işte parlak bir istikbal temenni eder ve selamlarımı yollarım. 

                                            17/7/933

*CBA 01019692-22

 


cg2.png

Bu haber toplam 531 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim