Hasan Ali Polat: Millî Mücadele’yi Başlamadan Engellemeye Yönelik Bir Teşebbüs: İtilaf Devletleri’nin Mütareke Hükümleri Uygulamasını Tetkik İçin Anadolu’ya Gönderdikleri Subaylar

Hasan Ali Polat: Millî Mücadele’yi Başlamadan Engellemeye Yönelik Bir Teşebbüs: İtilaf Devletleri’nin Mütareke Hükümleri Uygulamasını Tetkik İçin Anadolu’ya Gönderdikleri Subaylar
TYB Akademi 27, Millî Mücadele Eylül 2019

Bilindiği üzere Osmanlı Devleti, İtilaf Devletleri ile giriştiği Cihan Harbi’ni kaybedince 30 Ekim 1918’de Mondros Ateşkes Antlaşması’nı imzalamış ve böylelikle dört yıl süren harp sona ermiştir. Ancak Mondros Mütarekesi’nin şartlarının fevkalade ağır olması ve deyim yerindeyse Osmanlı’yı fiilen sona erdirmesi, Türk Milleti’nde direniş düşüncesini güçlendirmiş, Millî Mücadele’nin de başlangıcına vesile olmuştur. Zira Mütareke şartları fevkalade ağırdı: Osmanlı ordusu silah bırakacak ve terhis edilecek, ulaşım ve haberleşme imkânları İtilaf Devletleri’nin kontrolüne bırakılacak ve Osmanlı maliyesi İtilaf Devletleri’nin kontrolünde olacak gibi hükümler ihtiva etmekteydi. Mütareke ahkâmı içerisinde, sonrasında Anadolu coğrafyasında gerçekleştirilerek işgallere “hukukî zemin oluşturma” gayreti olarak telakki edilebilecek “herhangi bir stratejik noktada bir karışıklık çıkması durumunda İtilaf Devletleri’nin oraları işgal edebileceği” yönünde bir madde de mevcuttu[1]. Nitekim ateşkes antlaşmasının hükümleri, bu coğrafyada Türk Milleti’ne hayat hakkı “tanınmadığı ve tanınmayacağı”nın göstergesidir. Mütarekeden kısa bir süre sonra 13 Kasım 1918’de İstanbul’un gayri resmî de olsa işgali bir önceki ifadeyi teyit eder bir uygulamadır[2] ve işgaller İstanbul’la sınırlı kalmamış, devlet merkezini kontrol altına alan İtilaf Devletleri pek çok yeri işgal etmişlerdir. Bu işgaller öncesinde ve devamı sürecinde de Mütareke ahkâmının ne derece uygulanıp uygulanmadığını tetkik için Anadolu’ya subaylar göndermişlerdir. Buradaki mühim bir amaç, Mütarekeyi tamamen uygulayarak Türk Milleti’nin direnişe girişebilme ihtimalini dahî ortadan kaldırmaktır. Hızlı işgaller ve teftiş subaylarının Anadolu’ya gönderilmesi; İtilaf Devletleri’nin Türk Milleti’nin direnişe geçebileceğini düşündüklerini de göstermektedir. Bu yüzden Anadolu’da hâsıl olabilecek kıpırdanmaların önüne geçmek için Mütareke hükümlerinin kâmilen uygulanmasını ziyadesiyle önemsemişlerdir.

İtilaf Devletleri’nin Mütareke Hükûmetlerinin Uygulanması Yönündeki Çalışmaları

İtilaf Devletleri, Mondros Mütarekesi’nin imzasıyla eli-kolu bağlanmış olan Osmanlı Devleti’ni, kalıcı barış niyetiyle öne sürecekleri Sevr’e hazırlamak bağlamında işgallerle sindirmeye çalışmışlardır. İşgallerin önünün açılması hususunda da Osmanlı coğrafyasında Mütareke ahkâmının tam manasıyla uygulanması için büyük gayret sarf etmişlerdir. Hatta Mütareke hükümlerinin de ötesine geçmek suretiyle zorlamalarda bulunmuşlardır. Mütareke ahkâmının bihakkın uygulanıp uygulanmadığını ciddiyetle takip etmişler, bunun için Anadolu’nun dört bir bucağına Mütareke ahkâmının tatbikini tetkik maksadıyla subaylar göndermişlerdir. Bu subaylar, Mütareke hükümleri gereğince hükûmet haberleşmesi haricindeki bütün telsiz ve telgraf kabloları ve demiryolu hatlarını kontrol altına almakla sorumlu tutulmuşlardır. Ayrıca Osmanlı ordusunun terhisi işlemlerini de takip ve tetkik etmişlerdir[3].

Mütareke ahkâmının ne derece uygulanıp uygulanmadığı hususu İtilaf Devletleri askerlerince ciddiyetle takip edilmiştir. Fransız Amirali Amet tarafından Samsun ve havalisi ile ilgili bir şikâyet, Mütareke ahkâmının uygulanmasına ne derece önem verdiklerini göstermektedir. Amiral Amet, Mütarekenin 4., 5., 19. ve 24. maddeleri hakkında herhangi bir adım atılmadığını Fransız Dışişlerine rapor etmektedir. Buna göre harp mahkûmlarının çoğu bölgededir; Müslümanlar hâlâ silahlıdır ve silahsızlanma tamamen bir hayaldir. Yabancılar ve Almanların tahliyesine yönelik 29 Kasım 1918’de alınan kararın gereğine dönük herhangi bir adım atılmadığı, sınırlar arası alınan önlemlere/adımlara dönük bir rapor verilmediği belirtilmektedir[4]. Amiral’in bu mektubu Fransız Dışişlerine göndermesi üzerine, Hariciye Nazırı namına Sadaret’e gönderilen 2 Aralık 1918 tarihli bir yazıda, Samsun’da mütareke hükümlerinden bazılarının tatbik edilmediğinin Fransız Amirali tarafından şikâyet edildiği belirtilmekte ve bu hususta icap edenin yapılması için Dâhiliye ve Harbiye nezaretlerine mektubun bir suretinin gönderildiği belirtilmektedir[5]. Sadaret de Harbiye ve Dâhiliye nezaretlerine yazı yazarak gerekenin yapılmasını istemiştir[6]. Harbiye Nazırı bu yazıya; Fransız Amirali Amet’in Hariciye Nezareti’ne gönderdiği mektup üzerine tahkikat yapıldığı ve tahkikat sonucunun Hariciye’ye bildirildiği cevabını vererek Hariciye Nezareti’ne verilen cevabın ekte olduğunu bildirmiştir[7]. Hariciye Nezareti’ne sunulan tezkerede şöyle denilmektedir:

Hariciye Nezâret-i Celîlesine Yazılan 8 Kânûnievvel 334 tarihli tezkere sûretidir.

2/12/34 tarih ve 2717/12438 numaralı tezkere-i nezâret-penâhîleri cevâbıdır.

“1. Samsun mıntıkasındaki üserâ ile terhîsi keyfiyeti nezaretçe ehemmiyetle ta‘kîb edilmektedir. Neticesi ayrıca arz edilecektir.

Ancak terhîsin sürat-i icrâsı, nakliyâtın teminine mütevakkıf olup elde bulunan sefâin ile tek hatlı şimendiferler müstebdel [değiştirilmiş] efradın, muhâcirînin, Alman ve Avusturyalıların süratle nakline müsait kâbiliyette bulunmadıktan başka mahrûkât fıkdânı da [yakıt yokluğu] bu kâbiliyetleri büsbütün taklîl etmiş [azaltmış] olduğundan bittabi bu nakliyât arzu edildiği gibi süratle yapılamamaktadır. Bu esbâba vâkıf olamamak yüzünden İtilafiyyun’un ikide birde Mütareke ahkâmının betâetle [yavaşlıkla] tatbikinden iştikâ [şikâyet] etmeleri muhtemel olduğundan, tensîb buyurulduğu takdirde bu şikâyâtın önüne geçmek için siyâsî mümessillere izâhât itâsına müsâadeleri ricâ olunur.

2. Ahâli-i İslâmiyenin teslîhi hususunda Nezâret-i âcizide hiçbir malumât mevcût değildir. Dâhiliye Nezâret-i Celîlesinden isti’lâm-ı keyfiyet buyurulması.

3. Amiral Amet’in tebligatındaki madde numaralarıyla metinlerinden bazıları Mütareke mevâdına tetâbuk ediyorsa da 24. Maddede müş’ir metn-i Mütareke’deki 24. Madde metnine tetâbuk edememektedir. Bu madde de muharrer esnâ-yı muhâsamâttaki tedâbirden maksat anlaşılamamış olduğundan bu hususta Nezâret-i âciziye taalluk eden aksâm var ise lütfen iş’ârına müsâadeleri ricâ olunur ol bâbta[8].”

Fransız Amirali Amet’in mektubu Dâhiliye Nezareti’ne de gönderilmiş ve gereği talebinde bulunulmuştu. Dâhiliye Nezareti durumdan Canik Mutasarrıflığını haberdar etmiş, mutasarrıflık da derhal tahkikat yaparak Nezaret’e cevabî bir yazı göndermiştir. Mutasarrıflığın Dâhiliye’ye gönderdiği, Dâhiliye’den de Sadaret’e takdim edilen bu cevapta, Samsun dâhilinde bir tek harp esiri bile mevcut olmadığı, 1282’den 1300 tevellütlülere kadar olan efradın terhis edildiği ve müstahfız [koruma] taburlarının lağvedildiği belirtilmiştir. Sadece asayiş için lüzum duyulacak derecede efradın da Osmanlı ve İtilaf hükümetlerince takarrür ettirileceğinin İtilaf Sefain Kumandanına anlatıldığı ifade edilmiş, Rumları katletmek amacıyla Müslüman ahalinin silahlandırıldığı haberinin, kat’iyyen asılsız ve esassız olduğu vurgulanmıştır. Rumların katlinin söz konusu olmadığı belirtildikten sonra da bilakis Rum eşkıyasının, devamlı surette bölgede tecavüzlerde bulunduğu bilgisi iletilmiştir. Alman ve Avusturyalıların 29 Kasım 1918’e kadar bölgeden çıkarılamamasının sebebinin ise vapur bulunamaması olduğu, ilk vapurla bunların hemen gönderilmelerinin tabii olduğu ifade edilmiştir. Düvel-i muhâsama tebaası hakkında harp esnasındaki uygulamaları ref‘ edildiği de belirtilmiştir. Sadaret de bu tahkik raporlarını Hariciye’ye göndererek Nezareti bilgilendirmiştir[9].

Usera [Esirler] hakkındaki Mütareke ahkâmının tatbik edilip edilmediğini teftiş çerçevesinde tetkikat yapmak üzere İzmit’e gönderilen İngiliz Fevkalade Komiserliği maiyetinde İngiliz zabiti Mösyö C. E. P. Palmer, Vahan çetesinin gerçekleştirdiği cinayetlerle alakadar olmaları sebebiyle mevkuf olan Ermenilerin Mütareke ahkâmının dördüncü maddesine göre ilk vasıta ile İstanbul’a gönderilmelerini yazılı bir şekilde talep etmiştir. Bunun üzerine Mutasarrıf İbrahim Bey, bu mevkufların İstanbul’a gönderilip gönderilmeyeceğinin süratle bildirilmesini Dâhiliye Nezareti’nden istemiştir[10]. Dâhiliye Nezareti durumu Adliye Nezareti’ne bildirmiş[11], Adliye’nin cevabı, Vahan ve arkadaşlarına ait evrakın “İzmit Müddei-i Umumiliğinden tayîn-i merci‘ talebiyle Mahkeme-i Temyîz’e tevdî‘ olunarak Mahkeme-i müşârunileyhâca taleb-i vâki‘in reddedilmesiyle bir cürm-i siyasîyi ihtivâ eden evrâk-ı merkûme Dersaadet Muhafızlığı’na tevdî‘ edildiği” ve bu suretle mevkuf Ermenilerin, Mütareke ahkâmına tevfikan derhal tahliyelerinin Dersaadet İstinaf Müddei-i Umumiliğinden 22 Aralık 1918 tarihli bir telgrafla zikredilen liva Müddei-i Umumiliğine bildirildiği belirtilmiştir[12]. İngiliz zabiti Mösyö Palmer’in talebi böylelikle gerçekleşmiştir. Ayrıca C. E. P. Palmer, Mütareke ahkâmının uygulanıp uygulanmadığı hususunda bir rapor tanzim etmek üzere Anadolu’ya seyahatle vazifelendirilmiştir. Bu yüzdendir ki Palmer’e, seyahati boyunca kolaylık sağlanması Osmanlı idarecilerinden talep edilmiş ve bu vaki talep, münasip görülmüştür. Aslında Mütareke hükümleri arasında Mütarekenin ne derece uygulanıp uygulanmadığı hususunda teftişler yapılmasına dönük bir madde yoktur. Buna rağmen Osmanlı idaresi, İtilaf Devletleri’nin teftişlerine müsaade etmiştir. Hariciye Nezareti’nin Dâhiliye Nezareti’ne Palmer hakkında yazdığı bir yazıda bu hususta şöyle denilmiştir: “…Mütarekede her ne kadar bu gibi teftîşât icrâya memûr bir heyet i‘zâmı hakkında bir gûnâ kayıt yoksa da Mütareke ahkâmının Hükûmet-i Seniyyece hüsn-i niyetle tatbîk ve icrâ edilmekte olduğu hakkında i‘timâd husûlüne medâr olacak olan işbu teklîfin kabûlünde bir mahzûr görülmemekte”dir. Ayrıca yazıda bu çerçevede lazım gelen seyahat vesikalarıyla sair evrakın bir an evvel Hariciye Nezareti’ne gönderilmesi ve Palmer için talep edilen kolaylığın sağlanması hususunda gereğinin yapılması istenmiştir[13]. Palmer’in yanında İzmit’teki Mütareke ahkâmının ne derece uygulandığını raporlamakla görevlendirilen bir diğer isim, Mülazım H. C. Salter’dir[14]. Hatta Salter, daha sonra Samsun’da vazife almış ve burada başına buyruk hareketler içerisinde olmuş ve kendi mercilerinden emir aldığını iddia ederek, 13 Nisan 1919’da Mösyö Hurst ile birlikte Mülkiye Hapishanesinde ve Divan-ı Harp tevkifhanesinde 25’i Müslüman ve 3’ü Rum, toplamda 28 kişiyi tahliye etmiştir[15]. Buna benzer olumsuz hadiseler vuku bulunca Adliye Nezareti’nden Sadaret’e gönderilen 20 Nisan 1919 tarihli bir yazıda; Ermeniler arasından mahpus ve tevkif edilenlerin durumlarıyla ilgili olan Mütarekenin dördüncü maddesinin infaz edilmediğinin, vuku bulan müracaatla anlaşıldığı belirtilmiş ve dördüncü maddenin derhâl tatbiki talebinde bulunulmuştur. Ayrıca şimdiye kadar “tecil-i mücazât kararnâmesi” mucibince tahliye edilmiş olan Ermenilerin miktarının belirtilmesi istenmiştir[16].

İngiliz Fevkalade Komiserliği tarafından Osmanlı coğrafyasında Mütareke ahkâmının uygulanması sürecini tetkik etmek amacıyla pek çok subay görevlendirilmiştir. Komiserlik, subaylar görevlendirirken Osmanlı idaresi de olumsuz bir durumun ortaya çıkmasına meydan vermemek için vilayet ve mutasarrıflıkları, İtilaf kontrol subayları hususunda uyarmıştır. Dâhiliye Nezareti’nin Urfa’ya gönderdiği 5 Ocak 1919 tarihli bir şifrede, “İngiliz zâbitleri Mütareke şerâitinin ifâ edilip edilmediğine kesb-i ıttılâ‘ için dolaşmakta olduklarından oraya da gelmelerine mümânaat imkân haricindedir. Mümkün olduğu kadar kendileriyle münâsebât-ı hasene tesîs ve idâmesine ihtimâm olunması”ndan bahsedilmektedir[17]. Bu telgraf, Mütarekenin nazik döneminde Osmanlı’nın sorun çıkarmama eğiliminde olduğunu göstermektedir. Nezaret, kontrol subayları ile iyi ilişkiler içerisinde olunmasını istese de bu subayların uzaktan takibini de talep etmiştir. Nitekim Konya Vilayetine gönderilen 22 Ocak 1919 tarihli bir şifrede, Konya’ya gelen İngiliz zabitinin kat’iyyen rahatsız edilmemesi ancak hareketlerinin uzaktan takibi ve neticesinin Nezaret’e bildirilmesi istenmiştir[18].

Osmanlı idaresi idare-i maslahat yönünde hareket etmeye çalışırken İngiliz Fevkalade Komiserliği, İngiliz Bahriye Kaymakamı Mösyö A. Smith’i İzmir ve Ayvalık’ta, Yüzbaşı John Stoli’yi de İzmir’de Mütareke ahkâmının tatbikini tetkik ile vazifelendirmiştir. Dâhiliye Nezareti’nden Aydın Valisi Nurettin Paşa’ya çekilen telgraf ile A. Smith’e gerekli kolaylığın sağlanması da istenmiştir[19]. Aydın Vilayetine gönderilen diğer iki müfettiş ise Yüzbaşı C. L. Gout ve Mülazım K. W. Grant’tır[20].

Dâhiliye Nezareti’nden Konya Vilayetine yazılan 3 Şubat 1919 tarihli bir yazıda, iki İngiliz mülazımının Mütareke ahkâmını murakabe etmek için Eğirdir’e hareket edeceği bildirilmiş ve kendilerine gerekli kolaylığın sağlanması vilâyetten talep edilmiştir[21]. Mülazım H. W. Monroe ve Mülazım-ı Sani F. J. Wyenne’den oluşan Mütareke ahkâmı teftiş memurları[22] 16 Mart 1919 itibariyle Eğirdir’e gelmişlerdir. Nitekim Isparta Mutasarrıflığı, Mütareke hükümlerinin murakabesine memur iki İngiliz zabitinin Eğirdir’e geldiğini Konya Valiliğine bildirmiş, Vali Vekili Burhaneddin Bey de 16 Mart 1919 tarihinde bir telgraf çekmek suretiyle Emniyet-i Umumiye Müdüriyetini durumdan haberdar etmiştir[23].

Mütareke ahkâmının tatbikini tetkik için İngiliz Mülazım Coke Harvey’in Bandırma’ya gönderilmesi kararlaştırılmış ve Harvey’in bölgede istediği müessese, bina ve şahısları ziyaret etmesi ve kendisine yapılacak ziyaretler hususunda yardımcı olunması, ayrıca yolculuğu esnasında güvenliğinin sağlanması gibi hususlarda mülkî ve askerî memurlar uyarılmışlardır[24]. Yine İngiliz Fevkalade Komiserliği tarafından Yüzbaşı L. Lafontaine ve Yüzbaşı Ritch’in de Mütarekenin uygulanıp uygulanmadığını tetkik için Bandırma’ya gönderilmesini kararlaştırmış, Emniyet-i Umumiye Müdüriyetinden seyahat için gerekli olan vesikanın verilmesi talebinde bulunulmuştur. Yüzbaşı Hoiland ve L. Lafontaine de İstanbul ve civarında Mütareke ahkâmının uygulanıp uygulanmadığını tetkikle vazifelendirilmiştir[25]. Yüzbaşı Levine ve Mülazım Thomson Bursa ve havalisinde, Yüzbaşı Vedeve ve Mülazım Stoli Eskişehir’de, A. Whitall Hygham ise Balıkesir’de görevlendirilmiştir[26]. Ayrıca Kaymakam Robinson ve Ferel Erzurum’a ve Mülazım Poplwel ve Yüzbaşı F. G. Lerien Samsun’a gönderilmiştir[27]. Mister Crawford ve Yüzbaşı Eleteher da Trabzon’da Mütareke ahkâmının tatbikini tetkik ile görevlendirilmiştir[28]. Diyarbakır, Harput ve Muş havalisinde Mütareke ahkâmının uygulanıp uygulanmadığını tetkik için görevlendirilen şahıs ise Albay Noel olmuştur[29].

Mütareke ahkâmının uygulanıp uygulanmadığını tetkik etmek maksadıyla Anadolu’ya gönderilen İtilaf Devletleri zabitlerinin ikamet ettikleri hane masraflarıyla, yakacak ve sair masraflarının tesviye edilmesi gibi istekleri de olmuştur. Örneğin Mudanya’da bulunan İngiliz zabitleri, askerlere yemek masaları, ikametgâhlarında yeni helalar inşa edilmesi, bir fayton arabasının emirlerine verilmesi, askerlerinin temizlik ihtiyaçlarının karşılanması için her hafta Cuma günleri hamamın boş bulundurularak kendilerine tahsis edilmesi gibi isteklerde bulunmuşlardır[30]. 26 Mart 1919 tarihli bir tezkereden anlaşılmaktadır ki bir zabit kumandasında Zonguldak’a gelmiş olan yirmi Fransız jandarması da yerel idareden, hane tahsisi ve yakacak talebinde bulunmuştur. İngiliz zabiti Solez(j) de Samsun’a çıkan İngiliz askerlerinin eşya ve mühimmatlarının taşınması için kayık, araba ve hamal ücretleri ile Bafra ve sair mahallere gitmek için araba tedariki işlerinin hükûmetçe yürütülmesini istemiştir[31]. Konya’ya gönderilen Yüzbaşı Hedninis ve arkadaşları da ikametleri için kendilerine tahsis edilen hane ve arabaların masraflarını hükûmetten talep etmişlerdir[32]. Dâhiliye Nezareti bu gibi hadiseler vuku bulunca ne yapılması gerektiğini Hariciye Nezareti’ne sormuştur; sonrasında mevzu 17 Nisan 1919’da Meclis-i Vükela’nın da konusu olmuş ve Mütarekenin tatbikini teftiş etmek üzere Osmanlı memleketlerine gelecek olan İtilaf Devletleri temsilcilerine elden geldiğince muavenette bulunulmasını, ancak gelen İtilaf temsilcilerinin ikametgâhlarının kiraları, mefruşat ve nakliye masraflarının hükûmetçe tesviyesinin büyük masraflar doğuracağının İtilaf temsilcilerine lisan-ı münasip ile anlatılması uygun görülmüştür[33].

Osmanlı Devleti idarecileri, İtilaf Devletleri’nin temsilcilerine dönemin şartlarında elden geldiğince muavenette bulunurlarken İtilaf temsilcileri, kendilerine gösterilen muamelelerden memnun olmamışlar, ayrıca Mütareke ahkâmının uygulanması hususunda Osmanlı’nın ağırdan davrandığını iddia etmişlerdir. Aslında Osmanlı idarecileri de İtilaf Devletleri’nin, Mütareke ahkâmının tatbikini teftiş adı altında yürüttükleri faaliyetlerden ciddî manada rahatsız olmuşlardır. Nitekim taşrada pek çok şikâyet vaki olmuş, Osmanlı devlet idarecileri, Cihan Harbi sonrası konjonktürünü değerlendirerek problemlerin suhuletle çözümü için gayret göstermişlerdir. Osmanlı’nın taşra idarecilerine öğüdü, İtilaf temsilcilerine “lisan-ı münasiple” davranılmasıdır. Tabii olarak bu durum İtilaf temsilcilerinin daha pervasız olmalarına sebep olmuştur[34].

Osmanlı Devleti, Mütareke ahkâmının uygulanıp uygulanmaması noktasında köşeye sıkıştırılırken; Osmanlı tebaasından bazı isimler, İtilaf Devletleri’nin Mütareke ahkâmı dolayısıyla gerçekleştirdikleri uygulamaları eleştirmişlerdir. Makriköy hadisesinin hemen akabinde 25 Kasım 1918 tarihinde Karesi Mebusu Hüseyin Kadri Bey’in bu minval üzere Meclis-i Mebusan’a sunduğu bir takriri şöyledir:

“Meclis-i Mebusan Riyâseti Celîlesine

Osmanlı Milletleri bilâ-tefrîk-i cins ve mezhep mazlûmdurlar, mağdûrdurlar, asla zalim değildirler. Bu bâpta propagandacıların yaygaralarına değil, fakat selâmet-i vicdana müstenit tahkîkâta itibâr edilmelidir.

Hristiyanlık için olduğu gibi Müslümanlık için de hürriyet-i vicdan ve hakk-ı bekâ vardır. İnkâr edilemez. Anâsır-ı İslâmiye birer millet olarak mevcûtturlar. İmhâ edilemezler.

İstiklalimiz galipler tarafından selb edilebilir fakat dünyayı sulh ve müsâlemetle yaşatmak isteyen prensipler, bizim hakk-ı mevcûdiyetimiz inkâr edildiği günden itibâren dûçârı halel olmaya mahkûmdurlar.

Biz namûslarına itimat ettiğimiz galip milletlere silahlarımızı namuslu millet olarak teslim ettik. Fakat teslim şerâitimizin bilâ-sebep, galiplerin kuvvetleriyle ihlâl ve mevcudiyetimizin tehlikeye ilkâ edildiğini kemâl-i teessürle görüyoruz. Binaenaleyh hakkımızdaki hükmü medenî milletlerin vicdanî tahkîkâtın neticesine ta‘lîk ederek mütâreke şerâitine mugâyir vâki‘ olan işgali askerinin bütün cihânı medeniyyet mecâlis-i milliyeleri nezdinde protesto edilmesine Makamı Riyasetin mezun kılınmasını talep ederim. 25 Teşrinisâni 1334, Karesi Mebusu Hüseyin Kadri[35].”

Karesi Mebusu Hüseyin Kadri Bey’in bu takriri, Sadaret tarafından Hariciye Nezareti’ne gönderilmiş, Hariciye Nezareti de 7 Aralık’ta, Meclis-i Mebusan’da bu takrire cevap verileceğini bildirmiştir[36]. 7 Aralık 1918’de takrire cevap veren Hariciye Nazırı Reşit Paşa [1858-1924]; İstanbul, Ayastefanos ve Makriköyü’ne çıkarılan askerlerin birkaç bölükten ibaret olduğunu ve İtilaf Devletleri temsilcilerinin, bu asker çıkarma işleminin kat’iyyen işgal mahiyetinde bir girişim olmadığı hususunda teminat verdiklerini beyan etmiştir[37]. Hariciye Nazırı Reşit Paşa böyle dese de Dâhiliye Nezareti Emniyet-i Umumiye Müdüriyeti de İtilaf zabitlerinin tavırlarından rahatsız olduğunu beyan etmiş ve Hariciye Nezareti’ne gönderdiği iki kıt’a yazıda İtilaf zabitlerinin dâhili işleri, asayiş ve intizamı bozacak şekilde davranışlarını ifade etmiştir[38].

İtilaf Devletleri Millî Mücadele başladıktan sonra da Anadolu’yu kontrol altında tutmak, Mütareke ahkâmının uygulanmasını sağlamak için büyük gayret sarf ettiler. Bu çerçevede Mütareke ahkâmının tatbik derecesini teftiş için İngilizler, General P. Hambery, General W. H. Beach, Binbaşı T. W. Bryen ve Yüzbaşı E. C. La Patorrell’i görevlendirmişler ve ilgili şahıslara, teftiş için serbestçe dolaşabilmeleri ve her hususta yardımcı olunmasını sağlamak üzere bir buyruldu-i âlî talebinde bulunmuşlardır. Dâhiliye Nezareti de bu hususta 4 Ağustos 1919 tarihli bir “tavsiye-nâme” hazırlamış ve bu “tavsiye-nâme”de ilgili müfettişlerin; seyahatlerinde güvenliklerinin sağlanması, istirahatlerinin temini, talep edecekleri vasıtaların tedariki, telgraf merkezlerinden telgraf çekebilmelerine izin verilmesi ve ziyaret etmek istedikleri müessese ve görüşmek istedikleri şahıslar hususunda kendilerine muavenette bulunulmasını bütün mülkî ve askerî memurlardan talep etmiştir[39].

Osmanlı ordusunun terhisinin icrasını tetkik etmek üzere İngiliz Fevkalade Komiserliği tarafından Karahisar Sancağına Mister Lorimer tayin edilmiştir[40]. Karahisar-ı Sahib Mutasarrıfının bölgeye gelen teftiş zabitleri hakkındaki 23 Ocak 1919 tarihli bir değerlendirmesi şu şekildedir:

Dâhiliye Nezaret-i Celîlesi Cânib-i Sâmîsine

Devletli Efendim Hazretleri

Yüzbaşı (Nilor) ve mülazım (Vitoli) isimlerinde iki İngiliz zâbiti maiyetlerinde altı nefer olduğu ve dört atları bulunduğu hâlde Karahisar’a geldiler. Neferât-ı merkûmeden birisinin Ermeni olduğu dahî cümle-i müstahberâttandır. Mütareke mevâddının sûret-i tatbîki hakkında tedkîkâtta bulunacaklarından talep edecekleri eşhâsın celbi ve husûsât-ı sâirede teshîlât irâesini ve istirâhât ve emniyetlerinin te’mînini âmir olarak nezâret-i celîle-i âsifânelerinden birer vesîka dahî ibrâz etmelerine mebni haklarında evâmir-i aliyye-i nezâret-penâhîleri veçhile hüsn-i muâmele ifâ ve mahall-i ikâmet tahsîs ve istirâhâtleri esbâbı istikmâl edilmekte bulunmuştur. evvelce İzmir’de livaya vürûd ettiği 194 numara 15 Kânûnievvel 34 tarihli şifre telgrâfnâme-i makâm-ı âcizi ile arz edilen (Mister Lorimer) ile birleşmişlerdir. Karahisar Anadolu istasyonunda dahî kendilerine sevk memûrîni[ne] mahsûs olan odanın tahsîsini istemişler ve bu cihet dahî cihet-i askeriyece temîn edildiği anlaşılmıştır. Âhiren gelenler hadisü’s-sinn [yaşı genç olan] ve pek az Türkçe ve Fransızca bilir oldukları ki henüz bu gibi vezâif-i siyâsiye ile ülfet peydâ eylemedikleri akvâl [lakırdıları] ve etvârlarından [tavırlarından] anlaşılmakta olduğu ilâveten arz olunur. Ol bâpta emr ü fermân hazret-i menlehü’l-emrindir. 23 Kânûnisani 1335, Karahisar-ı Sahib Mutasarrıfı[41].”

Mütareke ahkâmının bihakkın uygulanmasını isteyen İtilaf Devletleri, Osmanlı coğrafyası içerisindeki hadiselere de müdahale etmişler, Mütareke ahkâmı çerçevesinde buralarda tetkikler yapmaya çalışmışlardır. Örneğin Yeniköy Hadisesi[42] münasebetiyle Mütareke ahkâmını tatbike memur kontrol memuru İngiliz Yüzbaşı Shelley, tercümanı ile Şile’ye gelmiştir. İstanbul Valisi Yusuf Ziya Bey’in [1872-1935] Dâhiliye Nezareti’ne yazısından anlaşılmaktadır ki Shelley’in elinde Emniyet-i Umumiye Müdüriyeti tezkeresi bulunmaktadır[43].

İtilaf Devletleri’nin bir parçası olan Fransızlar da Mütarekenin uygulanmasında ısrarcı olmuşlar, üzerlerinde silah tespit edilen şahısların muhakemelerinin kendileri tarafından yapılacağını Polis Müdüriyetine şifahen söylemişler, Beyoğlu cihetindeki İtilaf askerleri de bu karara uygun olarak üzerinde silah tespit edilenlerin tevkifi ve Fransızlara teslimine başlamışlardır. Tabii olarak bu durum Osmanlı idarecileri tarafından tepki ile karşılanmış, bu durumun Mütareke ahkâmına uygun olmadığı dile getirilmiştir[44].

Mütareke ahkâmının tetkikine yönelik Anadolu’ya kontrol subayı görevlendirilmesi, Millî Mücadele başladıktan sonra da devam etmiştir. İngiliz Fevkalade Komiserliği tarafından Alvin Hadkinson, Mütareke ahkâmı ile Rum ve Ermenilere ait muameleleri tetkik ve ıslah için Tekfurdağı’nda vazifelendirilmiştir[45]. Bursa’ya Mister Baker, Çanakkale’ye de B. P. Reay 1920’nin ilk aylarında gönderilmişlerdir[46]. İtilaf Devletleri’nin Mütareke ahkâmının ne derece uygulanıp uygulanmadığını tetkik etmek amacıyla Anadolu’ya gönderdiği subaylara yönelik Osmanlı Arşivi belgelerinin taranması neticesinde bir liste oluşturulmuştur:

Mütareke Ahkâmının Tatbikini Teftişe Memur Olarak Osmanlı Memleketlerine Gönderilen İngiliz Subaylarını Gösterir Bir Liste

Adı

Tabiiyeti

Nereye Gönderildiği

Yüzbaşı Hoyland/Hoiland

İngiliz

İstanbul civarı

Lafontaine

İngiliz

İstanbul ve civarı

Mösyö Holen(?)

Heathcote Smith

 

Silivri, Malkara, Gelibolu, Tekfurdağı, Çanakkale

Mehaz: BOA., DH. EUM. ECB., 23/68A, 17 Nisan 1335;

BOA., DH. EUM. ECB., 37/5, 18 Mart 1335.

Alvin Hadkinson

İngiliz

Tekfurdağı

Mehaz: BOA., DH. ŞFR., 102/209, 1 Ağustos 1335.

General P. Hambery

İngiliz

Anadolu’ya

General W. H. Beach

İngiliz

Binbaşı T. W. Bryen

İngiliz

Yüzbaşı E. C. La Patorrell

İngiliz

Mehaz: BOA., DH. EUM. SSM., 37/88, 4 Ağustos 1335.

İngiliz zabiti Mösyö Palmer

İngiliz

İzmit

Mülazım H. C. Salter

İngiliz

İzmit

Yüzbaşı Schladeneck(?)

 

İzmit, İznik, Adapazarı, Mudanya

Mehaz: BOA., DH. EUM. 6. ŞB., 47/33, 22 Kânûnievvel 1334;

BOA., DH. EUM. AYŞ., 65/38, 2 February 1919;

BOA., DH. EUM. ECB., 37/5, 18 Mart 1335. 

Mülazım H. W. Monroe

 

Eğirdir

Mülazım-ı Sani F. J. Wyenne

 

Eğirdir

Mehaz: BOA., DH. EUM. AYŞ., 65/38, 2 February 1919;

BOA., DH. EUM. 5. ŞB., 78/43, 16 Mart 1335.

Yüzbaşı A. Whitall Hygham

İngiliz

Balıkesir

Mehaz: BOA., DH. EUM. ECB., 37/5, 20 Şubat 1335.

Mülazım Coke Harvey

İngiliz

Bandırma

Yüzbaşı L. Lafontaine

İngiliz

Bandırma

Yüzbaşı Ritch

İngiliz

Bandırma

Mülazım H. V. Vittal

İngiliz

Bandırma

Mülazım K. V. Grand

İngiliz

Bandırma

Yüzbaşı A. Vital

İngiliz

Bandırma

Mülazım H. S. Alfiels

İngiliz

Bandırma

Mülazım F. D. Haëm

İngiliz

Bandırma

Mülazım V. Vital

İngiliz

Bandırma

Mehaz: BOA., DH. EUM. AYŞ., 65/38, 23 Nisan 1335;

BOA., DH. EUM. ECB., 23/50A, 12 Nisan 1335;

BOA., DH. EUM. ECB., 37/5, tarihsiz belge.  

Bahriye Kaymakamı A. Smith

İngiliz

İzmir-Ayvalık

Mülazım Gordon

İngiliz

İzmir

Mülazım C. Barker

İngiliz

İzmir

Yüzbaşı John Stoli

İngiliz

İzmir

Mehaz: BOA., DH. EUM. AYŞ., 65/38, 6 Şubat 1335; 4 Kânûnisani 1919;

BOA., DH. EUM. SSM., 36/87, 5 Nisan 1335. 

Yüzbaşı C. L. Gout

İngiliz

Aydın

Mülazım K. W. Grant

İngiliz

Aydın

Mehaz: BOA., DH. EUM. AYŞ., 65/38, 2 February 1919.

Yüzbaşı N. Vitoly

İngiliz

Ankara

Mülazım H. V. Vitoly

İngiliz

Ankara

Mehaz: BOA., DH. EUM. AYŞ., 65/38, 4 Kânûnisani 1919.

Yüzbaşı Nilor

İngiliz

Afyonkarahisar

Mülazım Vitoly

İngiliz

Afyonkarahisar

Mister Lorimer

İngiliz

Afyonkarahisar

Mehaz: BOA., DH. EUM. AYŞ., 65/38, 4 Kânûnisani 1919;

BOA., DH. EUM. ECB., 23/50A, 12 Nisan 1335. 

Yüzbaşı C. Hadkinson

İngiliz

Konya

Mülazım E. C. Filen/Filet

İngiliz

Konya

Yüzbaşı Hedninis

İngiliz

Konya

Mehaz: BOA., DH. EUM. AYŞ., 65/38, 4 Kânûnisani 1919; BOA., DH. ŞFR., 611/74, 22 Kânûnisani 1335.

Kaymakam Robinson

İngiliz

Erzurum

Yüzbaşı Ferel

İngiliz

Erzurum

Mehaz: BOA., DH. EUM. ECB., 23/79, 7 Nisan 1335.

Mülazım Poplwel

İngiliz

Samsun

Yüzbaşı Salter

İngiliz

Samsun

Yüzbaşı F. G. Lerien

İngiliz

Samsun

Mülazım Lihi

İngiliz

---

Mehaz: BOA., DH. EUM. ECB., 23/79, 7 Nisan 1335;

BOA., DH. EUM. ECB., 37/5, 20 Şubat 1335;

BOA., DH. EUM. SSM., 37/3, 8 Mayıs 1335. 

B. P. Reay

İngiliz

Çanakkale

Mehaz: BOA., DH. EUM. ECB., 35/52, 31 Mart 1336.

Mister Baker

İngiliz

Bursa

Yüzbaşı Levine

İngiliz

Bursa

Mülazım Thomson

İngiliz

Bursa

Mehaz: BOA., DH. EUM. ECB., 37/5, 20 Şubat 1335;

BOA., DH. EUM. ECB., 35/52, 6.1.1336.

Mister Crawford

İngiliz

Trabzon

Yüzbaşı A. Eleteher

İngiliz

Trabzon

Mehaz: BOA., DH. EUM. ECB., 37/5, 1 Mart 1335;

BOA., DH. EUM. SSM., 37/3, 8 Mayıs 1335. 

Mülazım Vedeve

İngiliz

Eskişehir

Mülazım Stoli

İngiliz

Eskişehir

Mehaz: BOA., DH. EUM. ECB., 37/5, 20 Şubat 1335;

BOA., DH. EUM. SSM., 36/87, 5 Nisan 1335. 

Colonel (Albay) Noel

İngiliz

Diyarbakır, Bitlis, Van, Harput, Muş

Mehaz: BOA., DH. EUM. ECB., 37/5, 20 Şubat 1335, 5 Temmuz 1335.

Hodginson

İngiliz

Giresun

Mehaz: BOA., DH. KMS., 50-1/26, 9 Mart 1335.

 

Elbette bu liste, Mütareke ahkâmının tatbikini tetkik maksadıyla Anadolu’ya gönderilen bütün subayları içermemektedir. Osmanlı Arşivi’nden tespit edilenler ışığında oluşturulmuş bir numunedir. Burada da görülmektedir ki, Anadolu’nun pek çok yerine Mütarekenin tatbikini tetkik için memurlar görevlendirilmiştir. Bu vilayet ve sancakların yanında diğer vilayet ve sancaklara da mutlak surette Mütareke ahkâmının tatbiki için tetkik memurları gönderilmiştir.

 

Sonuç

Mondros Mütarekesi’nin imzası sonrasında Osmanlı coğrafyası, işgallere açık hâle getirilmiştir. İtilaf Devletleri, Osmanlı coğrafyasını paylaşmak için evvelâ Mütareke ahkâmının bihakkın uygulanması üzerinde durmuşlardır. Bu sebepledir ki Osmanlı şehirlerine Mütareke ahkâmının tatbikini tetkik memurları/subayları göndermişlerdir. Bu subaylar; kalıcı barış antlaşması denilerek Osmanlı’nın önüne çıkarılacak olan Sevr’e değin Mütareke ahkâmının uygulanmasını sağlayacaklar, Osmanlı idarecilerine kendileri ve üstleri baskılar yapacaklar ve böylelikle barış antlaşmasında Osmanlı Devleti arzu edildiği şekilde paylaşılacaktır. Nitekim Mütareke ahkâmının bihakkın uygulanıp uygulanmadığını tetkik için Anadolu’ya gönderilen subaylar, görev mahallerinde Mütarekenin uygulanması yönünde telkinlerde bulunmuşlar, gördükleri olumsuzlukları Fransız Amirali Amet örneğinde olduğu gibi İtilaf Devletleri yetkili makamlarına bildirmişlerdir. İtilaf Devletleri, Mütareke hükümlerinin tam manasıyla uygulanmasını sağlayarak Millî Mücadele hareketini, daha başlamadan boğmayı amaçlamışlardır. Ancak Cihan Harbi’nden büyük yara alarak çıkmış olan millet, bütün engellemelere rağmen Millî Mücadele hareketini başlatmış ve Anadolu’ya gönderilen “Mütareke tatbikini tetkik memurları”nın nihai amaçlarını da boşa çıkarmıştır.

KAYNAKÇA

Arşiv Belgeleri

T.C. Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı Osmanlı Arşivi Belgeleri (BOA):

Bâbıâli Evrak Odası Belgeleri (BEO.), 4545/340805; 4545/340814; 4547/340967; 4567/342480; 4621/346512.

Dâhiliye Nezâreti Emniyet-i Umûmiye Müdüriyeti Altıncı Şube Belgeleri (DH. EUM. 6. ŞB.), 47/33.

Dâhiliye Nezâreti Emniyet-i Umûmiye Müdüriyeti Beşinci Şube Belgeleri (DH. EUM. 5. ŞB.), 77/14; 77/43; 78/43; 82/41.

Dâhiliye Nezâreti Şifre Kalemi Belgeleri (DH. ŞFR.) 94/139; 94/169; 95/30; 95/202; 102/209; 611/74; 621/7.

Dâhiliye Nezâreti Emniyet-i Umûmiye Müdüriyeti Asayiş Kalemi Belgeleri (DH. EUM. AYŞ.) 65/38.

Dâhiliye Nezâreti Emniyet-i Umûmiye Müdüriyeti Seyrüsefer Kalemi Belgeleri (DH. EUM. SSM.) 36/87; 37/3; 37/88.

Dâhiliye Nezâreti Kalem-i Mahsûs Müdüriyeti Belgeleri (DH. KMS.) 50-1/26; 50-1/80; 53-1/45.

Dâhiliye Nezâreti Emniyet-i Umûmiye Müdüriyeti Ecânib Kalemi Belgeleri (DH. EUM. ECB.) 23/50A;  23/68A; 23/79; 35/52; 37/5.

Hariciye Nezareti Siyasi Kısım Evrakı (HR. SYS.), 2305/23.

Meclis-i Vükelâ Mazbataları (MV.), 213/18; 215/66.

 

Resmî Yayınlar

Meclisi Mebusan Zabıt Ceridesi (MM ZC), D. 3, C. 1, İçt. 5, TBMM Basımevi, Ankara 1992.

 

Kitap ve Makaleler

Türk İstiklal Harbi I Mondros Mütarekesi ve Tatbikatı, 3. bs., Genelkurmay Yay., Ankara 1999.

Gotthard Jaeschke, Türk Kurtuluş Savaşı Kronolojisi Mondros’tan Mudanya’ya Kadar (30 Ekim 1918–11 Ekim 1922), Türk Tarih Kurumu Yay., Ankara 1989.

Mustafa Budak, “Mütareke Döneminde İtilaf Devletlerinin Müdahaleleri (30 Ekim 1918-15 Mayıs 1919)”, İlmî Araştırmalar, S. 5, İstanbul 1997, (ss. 81-105).

EKLER

Ek-1: Fransız Amirali Amet tarafından Mütarekenin 4., 5., 19. ve 24. maddeleri hakkında herhangi bir adım atılmadığını Fransız Dışişlerine sunduğu rapor.

1-058.jpg

Ek-2: Fransız Amirali Amet tarafından sunulan rapor üzerine Hariciye Nezâret-i Celilesine yazılan 8 Aralık 1918 tarihli tezkere sureti.

2-045.jpg

Ek-3: Mütareke ahkâmının tatbikini tetkik için İzmit, Aydın ve Eğirdir’e gönderilen teftiş subaylarını gösterir bir belge.

3-052.jpg

Ek-4: Karahisar-ı Sahib Mutasarrıfının bölgeye gelen teftiş zabitleri hakkındaki 23 Ocak 1919 tarihli bir değerlendirmesi.

4-037.jpg

[1] Türk İstiklal Harbi I Mondros Mütarekesi ve Tatbikatı, 3. bs., Genelkurmay Yay., Ankara 1999, s. 47-49.

[2] İtilaf donanmalarının İstanbul’a avdetinden iki gün öncesinde İngiliz diplomatı D. G. Hogart şöyle demişti: “Bundan sonraki Osmanlı Devleti, Bursa Hükümet merkezi olmak üzere bütün Anadolu’yu içine almalıdır. Belki yabancı topraklarda kalan küçük bir kısımla beraber İzmir ve Avrupalıların himayesine girmesi uygun olan altı vilayet bu hududun haricinde kalır.” Bkz. Gotthard Jaeschke, Türk Kurtuluş Savaşı Kronolojisi Mondros’tan Mudanya’ya Kadar (30 Ekim 1918–11 Ekim 1922), Türk Tarih Kurumu Yay., Ankara 1989, s. 3; İstanbul’un işgalinden iki gün önceki bu beyanat, Osmanlı’ya hayat hakkı tanınmayacağına işaret etmektedir.

[3] Mustafa Budak, “Mütareke Döneminde İtilaf Devletlerinin Müdahaleleri (30 Ekim 1918-15 Mayıs 1919)”, İlmî Araştırmalar, S. 5, İstanbul 1997, s. 89. (ss. 81-105).

[4] BOA., BEO., 4545/340814, 1 Décembre 1918. (Ek-1). Bu Fransızca belgenin çevrilmesinde yardımcı olan öğrencimiz Merve Elmas’a teşekkür ederim.

[5] BOA., BEO., 4545/340814, 2 Kanun-ı Evvel 1334.

[6] BOA., BEO., 4545/340814, 5 Kanun-ı Evvel 1334.

[7] BOA., BEO., 4547/340967, 10 Kânûnievvel 1324.

[8] BOA., BEO., 4547/340967, 8 Kânûnievvel 1334. (Ek-2); İtilaf Devletleri Mütareke ahkâmının derhal bihakkın uygulanması talebinde bulunmaktadırlar. Nitekim İngiliz Fevkalade Komiseri Amiral Arthur Calthorpe da İngiliz esirlere kötü muamele yapıldığı iddiasında bulunarak Mütareke hükümlerinin süratle ve tamamen uygulanmasını istemiştir. Bkz. BOA., HR. SYS., 2305/23, 14 Kânûnisani 1335.

[9] BOA., BEO., 4547/340967, 9 Kânûnievvel 1334.

[10] BOA., DH. EUM. 6. ŞB., 47/33, 19 Kânûnievvel 1334.

[11] BOA., DH. EUM. 6. ŞB., 47/33, 22 Kânûnievvel 1334.

[12] BOA., DH. EUM. 6. ŞB., 47/33, 25 Kânûnievvel 1334.

[13] BOA., DH. EUM. 5. ŞB., 82/41, 14 Kânûnievvel 1334; Konu ile ilgili bir başka belge için bkz. BOA., DH. ŞFR., 94-139, 16 Kânûnievvel 1334; BOA., DH. ŞFR., 94/169, 18 Kânûnievvel 1334.

[14] BOA., DH. EUM. AYŞ., 65/38, 2 February 1919.

[15] BOA., DH. KMS., 50-1/80, 13 Nisan 1335, 24 Nisan 1335.

[16] BOA., BEO., 4621/346512, 20 Nisan 1335.

[17] BOA., DH. ŞFR., 95/30, 5 Kânûnisani 1335.

[18] BOA., DH. ŞFR., 95/202, 22 Kânûnisani 1335.

[19] BOA., DH. EUM. AYŞ., 65/38, 6 Şubat 1335; BOA., DH. EUM. SSM., 36/87, 5 Nisan 1335.

[20] BOA., DH. EUM. AYŞ., 65/38, 2 February 1919.

[21] BOA., DH. EUM. AYŞ., 65/38, 3 Şubat 1335.

[22] BOA., DH. EUM. AYŞ., 65/38, 2 February 1919. (Ek-3).

[23] BOA., DH. EUM. 5. ŞB., 78/43, 16 Mart 1335; BOA., DH. ŞFR., 621/7, 16 Mart 1335.

[24] BOA., DH. EUM., AYŞ., 65/38, 23 Nisan 1335.

[25] BOA., DH. EUM. ECB., 23/50A, 12 Nisan 1335; BOA., DH. EUM. ECB., 23/68A, 17 Nisan 1335.

[26] BOA., DH. EUM. ECB., 37/5, 20 Şubat 1335; BOA., DH. EUM. SSM., 36/87, 5 Nisan 1335.

[27] BOA., DH. EUM. ECB., 23/79, 7 Nisan 1335; BOA., DH. EUM. SSM., 37/3, 8 Mayıs 1335.

[28] BOA., DH. EUM. ECB., 37/5, 1 Mart 1335; BOA., DH. EUM. SSM., 37/3, 8 Mayıs 1335.

[29] BOA., DH. EUM. ECB., 37/5, tarihsiz belge.

[30] BOA., BEO., 4567/342480, 16 Mart 1335.

[31] BOA., BEO., 4567/342480, 26 Mart 1335.

[32] BOA., DH. ŞFR., 611/74, 22 Kânûnisani 1335.

[33] BOA., BEO., 4567/342480, 17 Nisan 1335; İlgili Meclis-i Vükela kararı için bkz. BOA., MV., 215/66, 17 Nisan 1335.

[34] Budak, “İtilaf Devletlerinin Müdahaleleri”, s. 101-102; Örneğin daha Mütarekenin imzasından üç hafta sonra 20 Kasım 1918’de Meclis-i Vükelâ, İstanbul’a gelen askerlerin Mütareke ahkâmı haricinde tavır içerisinde olduklarını müzakere etmiş ve meselelerin suhuletle halli için Daire-i Hariciye’de bir komisyon tertip edilmesini ve komisyon marifetiyle problemlerin çözümü için adım atılmasını istemiştir. Bkz. BOA., MV., 213/18, 20 Teşrinisâni 1334.

[35] MM ZC, D. 3, C. 1, İçt. 5, 18. inikad, [25 Teşrinisâni 1334(1918)], s. 194-195.

[36] BOA., BEO., 4545/340805, 3 Kânûnievvel 1334, 4 Kânûnievvel 1334.

[37] MM ZC, D. 3, C. 1, İçt. 5, 22. inikad, [7 Kânunuevvel 1334(1918)], s. 242-244.

[38] BOA., DH. EUM. 5. ŞB., 77/43, 18 Şubat 1335.

[39] BOA., DH. EUM. SSM., 37/88, 4 Ağustos 1335.

[40] BOA., DH. EUM. 5. ŞB., 77/14, 15 Kânûnievvel 1334, 6 Şubat 1335.

[41] BOA., DH. EUM. 5. ŞB., 77/14, 23 Kânûnisani 1335. (Ek-4).

[42] 1919 yılı boyunca Yeniköy Rumları adeta isyan halindedirler ve Yeniköy Rumları ile Binbaşı Remzi Bey komutasındaki Üsküdar Jandarma Taburu mücadele etmeye çalışmıştır. Buradaki hadiseler sebebiyle İngiliz Yüzbaşı Shelley 25 Mart 1919’da Şile’ye gitmiştir.

[43] BOA., DH. EUM. 5. ŞB., 79/6, 25 Mart 1335.

[44] BOA., DH. KMS., 53-1/45, 4 Haziran 1335, 9 Haziran 1335.

[45] BOA., DH. ŞFR., 102/209, 1 Ağustos 1335.

[46] BOA., DH. EUM. ECB., 35/52, 6.1.1336, 31 Mart 1336.

Bu haber toplam 426 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim