• İstanbul 17 °C
  • Ankara 12 °C

Koronavirüs Sürecinin Türkiye Ekonomisine Etkisi: Koronavirüs Vaka Sayısı ve Elektrik Tüketimi İlişkisi

Koronavirüs Sürecinin Türkiye Ekonomisine Etkisi: Koronavirüs Vaka Sayısı ve Elektrik Tüketimi İlişkisi
İlkay Güler, Yunus Emre Aydınbaş. TYB Akademi 30 - Eylül 2020

Pandemilerin tarihi okunduğunda, insanlık tarihinde büyük kırılmalara sebep olduğu görülmektedir. Tarihte bilinen ilk salgın 2. yüzyılda yaşanan Antonine Salgını olarak bilinen Çiçek/Kızamık salgınıdır. Justinian Vebası olarak anılan salgın 6. yüzyılda Hindistan ve Çin’de ortaya çıkmış Mısır, Akdeniz havzası ve Avrupa Kıtasına yayılarak can kaybına sebep olmuştur. 18. yüzyıl dışında insanoğlu için, tarihin neredeyse her dönemi büyük salgınların pençesinde geçmiştir. Mezkûr salgınların yaşandığı dönemdeki temel üretim faaliyetinin tarım olduğu düşünülürse, salgına bağlı orta çıkan nüfus kayıplarının ekonomik etkinlikleri azalttığı iddia edilebilir. 20. yüzyılın başları ile Birinci Dünya Savaşının sonlarında dünyayı etkisi altına alan İspanyol Gribi ile 20. yüzyılın ikinci yarısında ortaya çıkarak belirli aralıklarla kendisini tekrarlayan Asya Gribi, pandemi tarihinde yerini almış salgınlardır. Kolera, Tifüs, Ebola, Çiçek, SARS, HIV, MERS bu kapsamda hatırlanması gereken diğer salgınlar arasında sayılabilir.

Koronavirüsün (Covid-19), sosyal, ekonomik, siyasi alanlarda sebep olabileceği değişimler ve dönüşümler yerel ve küresel boyutlarda tartışılmaktadır. Küresel Koronavirüs salgını kendisine özgü birçok dinamiği ile insanlık tarihinin karşılaştığı krizlerin birçoğundan ayrışmaktadır. Koronavirüs’ün kısa zamanda tüm dünyada yayılarak küresel bir salgına dönüşmesi; ticaretten eğitime, sosyal hayatın işleyişinden hizmet sektörüne, hayatın birçok alanında değişimlere neden olmuştur. Krizin kaynağı ne olursa olsun her krizin farklı şiddette ve çeşitli yönleriyle ekonomi üzerinde etkisinden bahsetmek mümkündür.  Koronavirüs her ne kadar küresel bir sağlık krizi olarak ortaya çıkmış olsa da sonuçları itibariyle küresel ekonominin hızla ve hissedilir şekilde yavaşladığı bir ekonomik kriz hüviyetine kavuşmuştur. Koronavirüs krizinin üretimden tüketime, ulusal ekonomi politikalarından uluslararası ticaretin dinamiklerine kadar ekonominin birçok alanına etkisinden söz edilebilir. Bu doğrultuda, krizin etkilerini anlamaya ve gelecek projeksiyonu oluşturmaya yardımcı olacak çalışmalar, iktisat yazınında hızla yer işgal etmeye başlamıştır.

Koronavirüsün Türkiye ekonomisi üzerindeki etkisini anlama gayretinde olan bu çalışma yapısal olarak birbirini tamamlayan iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde çalışmanın odağına nispetle literatür belirginleştirilmeye çalışılmıştır. Sonrasında koronavirüsün ekonomik etkilerini en aza indirmek için pandeminin ilk dört ayında yürürlüğe konulan ekonomik tedbirler; maliye politikası, ticarî hayatın regülâsyonu ve para politikası şeklinde üçlü bir tasnifle incelenmiştir. Her tasnifin kapsamına giren tedbirler kronolojik sırayla verilmeye gayret edilmiştir. İlgili ekonomik tedbirlerin konu olduğu yasal düzenlemelere atıf dipnotta yapılabilirdi fakat okur dostu bir çözümle tedbiri barındıran yasal düzenlemeye ait tarih ve sayının metin içinde vermesi tercih edilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde, koronavirüs günlük vaka sayıları ile ekonomik performansın bir göstergesi olan saatlik elektrik tüketim verileri “Hendry Genelden Özele” modeli ile analiz edilmiştir. Normalleşme süreci için açıklanan takvim göz önüne alınarak, Koronavirüs vaka sayısında görülen değişikliklerin elektrik tüketimini ne yönde ve ne kadar sürede etkilediği ortaya konulmuştur.  

Literatür

Literatürde, koronavirüs salgınının ekonomik değişkenlerin ilişkisi ile ilgili gerek Türkiye’de gerekse Dünya’daki çeşitli ülkeler üzerine çalışmalar yapılmıştır. Ancak, Dünya Sağlık Örgütü’nün pandemi ilan ettiği tarih olan 11 Mart 2020, çok yakın bir geçmişte yaşandığı için yayın sayısı kısıtlıdır. 

Atkeson (2020), çalışmanın gerçekleştirildiği Mart 2020 tarihinden itibaren 12-18 aylık süreçte ABD’de koronavirüsün seyri hakkında bir öngörü oluşturmayı hedeflemiştir. Bu hedef doğrultusunda SIR modelini kullanarak üç ayrı model geliştirilmiştir. Uygulanan model, sosyal mesafe yoluyla hastalığın artışının azaltılması ve popülasyondaki hastalığın ilerlemesi arasındaki ödünleşmeyi nicel olarak göstermektedir. Uygulanan simülasyonlar ile aktif enfeksiyon fraksiyonunun %1 ve %10’u aşması durumundaki durumlar incelenmiş ve 18 aylık bir dönemde hastalığın kümülatif yükü bir öngörü olarak ön plana çıkarılmıştır[1]

Baker, Bloom, Davis, Kost, Sammon, ve Viratyosin (2020) koronavirüsün ABD borsasına etkisini, 24 Şubat 2020'den Nisan 2020 sonuna kadar geçen süreci, 1918-1919, 1957-1958 ve 1968 yıllarında yaşanan pandemi süreçleriyle karşılaştırarak anlamaya çalışmaktadır. Çalışmada ABD borsasının koronavirüse daha önceki pandemilere göre çok daha güçlü tepki vermesinin ana nedenleri; hizmet odaklı bir ekonomide güçlü etkilerle çalışılması, ticari faaliyetler üzerindeki devlet kısıtlmaları ve gönüllü sosyal mesafe uygulaması olarak gösterilmiştir. [2]

Baker, Bloom, Davis, ve Terry (2020) ABD’de koronavirüs kaynaklı ekonomik belirsizlik incelenmiştir. Bu amaçla üç gösterge kullanılmıştır; borsa oynaklığı, gazetelerden elde edilen ekonomik belirsizlik haberleri ve iş beklentisi anketlerindeki öznel belirsizliklerdir. ABD’nin GSYİH’sında 2020’nin dördüncü çeyreğinde yaklaşık %11 ile %20 aralığında daralma olacağını öngörmektedirler. Çıktı daralmasının yaklaşık yarısının koronavirüs kaynaklı belirsizlikten kaynaklanacağı sonucuna ulaşılmıştır.[3]

Fernandes, N. (2020) koronavirüsün etkilerini, farklı senaryolar çerçevesinde 30 ülke için incelemiştir. Ilımlı bir senaryoda, GSYİH büyümesi ülke şartlarına bağlı olarak %3 ila %6 arasında bir oranda negatif etkilenirken, diğer senaryolarda; bazı ülkelerin GSYİH’nın %10’dan fazla, ekonomisi hizmet odaklı olan, özellikle Yunanistan, Portekiz ve İspanya gibi ekonomisi turizme bağlı ülkelerde ise %15'den fazla küçüleceğini ön gören çalışma, 30 ülke genelinde ise % -2,8’lik bir medyan düşüş yaşanabileceği sonucuna ulaşmıştır. Elde edilen sonuçlar çerçevesinde hizmet odaklı ekonomilerin yanında dış ticareti yüksek oranda ithalata bağımlı olan ülkelerin de süreçten olumsuz etkileneceği ileri sürülmüştür.[4]

Gürsoy, Tunçel, ve Sayar (2020), Koronavirüs salgınıyla finansal göstergeler arasındaki nedensellik ilişkisi araştırılmıştır. Bağımlı değişken olarak Çin`in gösterge pay piyasası olan SSEC endeksi kullanılırken, bağımsız değişken olarak altın, Brent petrol, Bitcoin ve VIX endeksi günlük verileri kullanılmıştır. Toda-Yamamoto nedensellik testi ile analiz edilmiştir. Sonuçta, SSEC endeksi ve altın fiyatları arasındaki ilişki anlamlı iken, SSEC endeksinin altın fiyatları üzerinde etkisinin arttığı sonucu ulaşılmıştır[5].

Khanthavit (2020), Koronavirüs ve borsa reaksiyonlarını test etmek için, Fransa, Almanya, İtalya, İspanya, İngiltere, ABD, Çin, Filipin ve Tayland hisse senetleri ve vaka sayıları “the mean-adjusted” modeli kullanılarak analiz edilmiştir. Hisse senetlerinin, koronavirüs’a olumsuz reaksiyon verdiği tespit edilmiştir[6].

Kılıç (2020), Koronavirüs salgınının, Borsa İstanbul sektör getirileri üzerindeki etkisi incelenmiştir. BIST sektör endekslerine ait fiyat serileri kullanılarak olay etüdü uygulanmıştır. Sonuçta, en yüksek pozitif getirinin ticaret sektöründe, en yüksek negatif getirilerin ise tekstil ve turizm sektörlerinde, olduğu görülmüştür. Dolayısı ile kriz dönemlerinde yatırımcıların sektörleri doğru analiz etmesi, krizden etkilenmeyeceği öngörülen sektörlere, altın ve dövize yatırım yapılması önerilmiştir[7].

Ozili ve Arun (2020) koronavirüsün pandemisnin küresel ekonomi üzerindeki etkisini analiz edilmiştir. Kuzey Amerika, Afrika, Asya ve Avrupa kıtalarında, 23 Mart 2020 - 23 Nisan 2020 tarihleri arasında aylık borsa verileri (FTSE 500, Nikkei 225, SA Top 40 endeksleri) kullanılarak panel veri analizi yapılmıştır. Sokağa çıkma yasaklarının uygulandığı gün sayısının artması, para politikası kararları ve uluslararası seyahat kısıtlamalarının, borsa endekslerini ciddi şekilde olumsuz etkilediği sonucuna ulaşılmış, kısa vadede makro ekonomik istikrarı olumsuz etkileyecek enflasyonist baskıların artabileceği öngörülmüştür [8].

Şenol ve Zeren (2020), Koronavirüs salgınının, küresel pazarlar arasındaki etkilerini, hisse senetleri üzerinden araştırmışlardır. Dünya, Avrupa, gelişen piyasalar ve G7 ülkeleri için MSCI endeksleri kullanılmıştır. Koronavirüs ve borsalar arasındaki ilişki Fourier eşbütünleşme testi ile incelenmiştir. Sonuçta, kısa dönemde borsada düşüşlerin olduğunu, hisse senedi fiyatlarının düştüğünü, şirketlerin değer yitirdiğini, uzun dönemde ise koronavirüs ile hisse senetleri arasında uzun dönemli bir ilişki bulunduğunu tespit etmişlerdir[9].

Şit ve Telek, (2020), Koronavirüs salgınının altın ons fiyatları ve dolar endeksi üzerindeki etkisini analiz etmişlerdir. Veri olarak günlük vaka ve ölüm sayıları, altın ons fiyatları ve dolar endeksi kullanılmıştır. Narayan ve Pop birim kök testi ile değişkenler arasındaki eşbütünleşme ilişkisini tespit etmek için Hatemi-J Eşbütünleşme testi uygulanmıştır. Koronavirüs kaynaklı vaka ve vefat sayısındaki pozitif şokların dolar endeksi ve altın ons fiyatı üzerinde şoklara neden olduğu sonucuna erişmişlerdir[10].   

TEPAV (2020), Koronavirüs’un Türkiye ve seçili Avrupa Birliği ülkelerinde ekonomiye etkisini belirlemek için haftalık-günlük elektrik tüketimi ve aktif vaka sayılarını tablo ile açıklamışlardır. Bir önceki yılın aynı dönemi ile kıyaslandığında, elektrik tüketiminin azaldığını belirtmişlerdir[11]

Zhang, Hu ve Ji, (2020), ABD, İtalya, Çin, İspanya, Almanya, Fransa, Birleşik Krallık, İsviçre, Güney Kore, Hollanda, Japonya, Singapur’un kendi ülkelerine özgü riskleri, koronavirüs ve borsa reaksiyonları verileri kullanılarak korelasyon analizi ile incelenmiştir. Sonuçta, küresel piyasa risklerinin, koronavirüs salgını ile birlikte büyük ölçüde arttığı, finansal piyasaların, sıra dışı hareket gösterdiği, ekonomik kayıpların piyasalardaki oynaklığı artırdığı ve piyasaların öngörülemez bir hale geldiği ortaya konulmuştur[12].

Zeren ve Hızarcı (2020), Koronavirüs salgınının hisse senedi piyasalarına etkilerini Maki eşbütünleşme testi ile analiz edilmiştir. Çin, Güney Kore, İtalya, Fransa, Almanya ve İspanya’nın günlük verileri kullanılmıştır. Sonuçta, altın piyasalarının uzun vadede, borsaya göre daha güvenli olduğu, bunun yanında sanal para birimlerine, türev piyasalara ve Koronavirüs’ün az görüldüğü ülkelerin hisse senedi piyasalarına, yatırımcıların yönelmeleri önerilmiştir[13].

Literatür taramasında, koronavirüsün ekonomiye etkisini, elektrik tüketimi ile incelemeye yönelik ekonometrik bir analize rastlanmamıştır. Bu nedenle, gerçekleştirilen bu çalışmanın literatüre özgün katkı sağlayacak ilk çalışmalar arasında yer alacağı öngörülmektedir.  

Koronavirüs Krizinin Ekonomi Üzerindeki Etkileri ve Alınan Tedbirler

8 Aralık 2019’da Çin’in Wuhan şehrinde görüldüğü deklare edilen Koronavirüs kısa sürede yaklaşık 190 ülkeye yayıldı. Ölümcül komplikasyonlara sebep olması ve kolay bulaşması sebebiyle 11 Mart 2020 tarihinde Dünya Sağlık Örgütü tarafından yaygın salgın hastalık kategorisinde değerlendirilerek pandemi olarak ilan edildi. Ülkeler salgının hızını yavaşlatmak ve hasta sayısını sürdürülebilir sağlık sistemi sınırlarında tutabilmek için süratle tedbirler aldı. Alınan tedbirlerin etkileri sosyal ilişkiler ve eğitimin yanı sıra ekonomik hayatta hızla hissedildi.

Küresel mal ve insan trafiğinin yavaşlaması öncelikle tedarik zincirlerinin kırılmasına ve çok uluslu üretim süreçlerinin aksamasına neden oldu, bu durum ekonomilerin hem arz hem de talep cephelerinde hızlı bir yavaşlamaya neden oldu. Küresel ve ulusal ekonomik faaliyetlerde yaşanan yavaşlama salgının büyümesiyle ortaya çıkan belirsizlik ortamı ile derinleşti. Esas itibariyle bir sağlık krizi olan Koronavirüs ile mücadelenin, hem Türkiye’de hem de Dünya’nın birçok ülkesinde, hem sağlık hem de ekonomi alanlarında eşanlı yürütülmesi zorunlu bir hal aldı. Sağlık alanında yapılan mücadelede virüse yakalananların tespiti ve tedavisi, diğer yandan enfekte olmamış bireylerin virüse yakalanmasının önlenmesi şeklinde iki boyutlu olarak yürütüldüğü gözlemlendi. Sağlık alanında yapılan mücadelenin ikinci boyutunun ulusal ekonomiye doğrudan etkisi olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Zira bu kapsamda alınan tedbirlerin odak noktasında sosyal mesafe kuralı bulunmaktaydı. Kamuya açık ve kapalı birçok alanda üretim ve ticari faaliyetler yaklaşık üç aya yakın bir süreyle yavaşlatıldı ya da tamamen durduruldu, üretim ve hizmet sektöründe birçok ekonomik birim, iş modellerinde değişikliğe gitmek zorunda kaldı.

Ekonomik alandaki mücadelenin de iki boyutu olduğu söylenebilir. Birinci boyut yavaşlayan üretim faaliyetleri neticesinde oluşacak iş kayıplarını önlemek amacıyla istihdamın desteklenmesi şeklinde idi. Bu kapsamda işsizlik ödeneği, kısmî zamanlı çalışma ödeneği gibi otomatik stabilizatörlerle, talep yönündeki yavaşlama kontrol altına alınmaya çalışıldı. Ekonomik tedbirlerin ikinci boyutunda ekonominin arz tarafında yaşanan aksaklıkları en aza indirebilmek için “Ekonomik İstikrar Kalkanı” adıyla bir dizi tedbir ve destek paketi devreye alınmış, olası iflasların önlenerek işletmelerin devamlılığı amaçlanmıştır. Böylece hem istihdam seviyesinin korunabilmesi hem de ulusal tedarik ve üretim zincirlerindeki olası kırılmalara karşı arz güvenliğinin sürdürülebilirliği sağlanmıştır.

Koronavirüs krizi ekonomilerin hem üretim hem de tüketim süreçlerinde kısa vadede telafisi oldukça güç görünen aksamalara sebep olduğu gözlemlenmektedir. Bununla birlikte finansal piyasalarda yaşanan dalgalanmalarda Koronavirüs salgınının tetiklediği belirsizliğin büyük payı olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Salgın bir yandan ülkelerin sağlık sistemlerini test ederken diğer taraftan da arz ve talep cephesinin her ikisini de kapsayacak şekilde tedarik zincirlerinin güvenilirliğini de gözler önüne sermektedir.

Maliye Politikası Araçları Kullanılarak Alınan Tedbirler

Maliye politikası kapsamında alınan tedbirler 4 grupta özetlenebilir; vergi oranlarında yapılan değişiklikler, bildirim/beyanname/rapor verme sürelerinin tehir edilmesi, kamu alacaklarına dair vadelerin tehir edilmesi ve vergi mükelleflerinin mücbir sebep hükümlerinden istifade etmelerinin önünün açılması. Bu tedbirlerin özellikle sosyal mesafe/izolasyon uygulamalarından olumsuz etkilenen esnaf ve küçük işletmelerin ekonomik faaliyetlerinin sürdürülebilirliğinin sağlanması, buna bağlı olarak ekonomik büyüme ve istihdam seviyesinin muhafaza edilmesi için gerekliliği savunulabilir. Bu tedbirlerin arkasındaki temel gaye, vadesi gelen kamu alacaklarının tahsilini erteleyerek, özellikle esnaf ve küçük işletmelerden kamuya aktarılacak kaynakların bir süre daha bu işletmelerde kalmasını sağlamaktır. Bu kapsamda yapılan düzenlemeler kronolojik olarak aşağıda sıralanmıştır.

  • 17 Mart 2020 tarihli Vergi Usul Kanunu Sirküleri/125 ile 2019 takvim yılı Yıllık Gelir Vergisi beyanname verme süresi ile bu beyannameler üzerinden tahakkuk edecek vergilerin ödeme süreleri 31 Mart 2020 tarihinden 30 Nisan 2020 tarihine kadar uzatıldı.

 

  • 22 Mart 2020 tarih ve 2278 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile hava yolu yolcu taşıma hizmetlerinde Katma Değer Vergisi oranı 1 Nisan 2020 ila 30 Haziran 2020 tarihleri arasında geçici süreyle %1’e indirilmiştir.

 

  • 23 Mart 2020 tarihli Vergi Usul Kanunu Sirküleri/126 ile Katma Değer Vergisi beyanname verme ve tahakkuk eden vergiyi ödeme süresi 26 Mart 2020 tarihinden 24 Nisan 2020 tarihine kadar uzatılmıştır.

 

  • 24 Mart 2020 tarih 31078 sayılı mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan 518 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile Ticari, zirai ve meslek kazancı yönünden gelir vergisi mükellefiyeti bulunanlar, Koronavirüs salgınından doğrudan etkilenenler, salgınla mücadele tedbirleri sebebiyle İçişleri Bakanlığı kararlarıyla faaliyetlerine ara vermek zorunda kalan mükellefler ile sokağa çıkma yasağı kapsamına giren mükelleflerin, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu mücbir sebep hükümlerinden yararlandırılmasına ve vergi ödevlerinin ertelenmesine karar verilmiştir. Ayrıca mücbir sebep halinde olduğu kabul edilen bu mükelleflerin SGK prim ödeme süreleri de ertelenmiştir.

 

  • 26 Mart 2020 tarih ve 7226 sayılı kanunun 51. Maddesiyle; daha önce 1 Nisan 2020 tarihinde yürürlüğe girmesi kararlaştırılmış ve turizm sektörünü doğrudan ilgilendiren “Konaklama Vergisi”nin yürürlük tarihi 1 Ocak 2021 tarihine tehir edilmiştir.

 

  • 29 Mart 2020 tarihli 2323 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Nisan, Mayıs, Haziran aylarında genel bütçeden belediyelere ayrılan payların kesinti yapılmadan ödenmesi kararlaştırılmıştır. 7244 sayılı kanun hükümleri neticesinde yerel yönetimlerin gelirlerinde ortaya çıkabilecek aşınmaların kısmen de olsa bu kararla telafi edilebilmesi amaçlanmış olabilir.

 

  • 31 Mart 2020 tarih ve 398 sıra numaraları Milli Emlak Genel Tebliği ile vadesi 01 Nisan 2020 ila 30 Haziran 2020 tarihleri arasında dolan kullanım hakları ve ecrimisil ödemeleri 6 ay süreyle ertelenmiştir.

 

  • 17 Nisan 2020 tarihli Vergi Usul Kanunu Sirküleri/127 ile 2019 takvim yılı hesap dönemine ait Kurumlar vergisi beyan namelerinin verilmesi ve tahakkuk eden vergilerin ödeme süreleri 30 Nisan 2020 tarihinden 1 Haziran 2020 tarihine uzatılmıştır.

 

  • 17 Nisan 2020 tarih ve 7244 sayılı “Yeni Covid-19 Salgınının Ekonomik ve Sosyal Hayata Etkilerinin Azaltılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile faaliyette bulunamayan işyerlerinin su tüketimine bağlı borçlarının 3 ay süreyle ertelenmesi, yine bu iş yerlerinden çevre ve temizlik vergisi ile ilan ve reklam vergisi alınmaması; Hazine ve belediyelere ait taşınmazların kira, ecrimisil, satış bedellerinin tahsilinin 3 ay süreyle ertelenmesi kural altına alınmıştır.

 

  • Yine bir üst maddedeki mezkûr kanun ile tüm belediyeler ve bağlı kuruluşlarının gelir vergisi beyan ve ödeme süreleri ile tüm sosyal sigorta prim ödemeleri 3 ay süreyle ertelenmiştir. Böylece belediyelere koronavirüsle mücadelede 3 ay süreyle ek kaynak oluşturulmaya çalışılmıştır.

 

Ticari Hayatın Regülâsyonu Vasıtasıyla Alınan Tedbirler

Koronavirüs sebebiyle dinamikleri değişen sosyal hayatın ticari hayat ve üretim faaliyetleri üzerindeki olumsuz etkileri toplumların sadece bir sağlık kriziyle değil aynı zamanda ekonomik krizle de başa çıkacak çözümler üretmesini zorunlu kıldı.  Üretimde yaşanan kesintiler küresel tedarik zincirinde aksamalara sebep olmuş, ulusal ve uluslararası ticarete olumsuz yansımıştır. Geniş çaplı ve günden güne derinleşen ekonomik durgunlukla başa çıkmak için sadece maliye politikası araçlarının yeterli olamayacağı söylenebilir. Bu süreçte piyasa mekanizmasında ortaya çıkan aksaklıklar spekülatif fiyat hareketlerine sebep olmuş ve bu durum hem arz hem de talep dengesinin bozulmasına yol açmıştır. Bu dengesizliğin regüle edilerek minimize edilmesi üretim ve ticari hayatın istikrarı açısından ayrı bir ehemmiyeti haizdir.

Bu kapsamda yapılan düzenlemelere bakıldığında ilk dikkat çeken motivasyonun arz cephesinde bulunan işletmelerin öz yeterliliklerinin korunarak devamlılıklarını sağlamak olduğu ifade edilebilir. Zira arz cephesinin güçlendirilmesi üretim ve istihdamın devamlılığını temin etme yolunda önemli bir adımdır. Kamu alacaklarının muvakkaten tehir edilmesi, sınırlı bir zaman için dahi olsa kamuya aktarılacak kaynakların işletme içinde tutulmasına olanak sağlasa da bu tek başına yeterli olamayabilir. İşletmelerin öz yeterliliklerinin güçlendirmek amacıyla atılan ilk adım 2019 yılı net dönem kârının dağıtımına getirilen sınırlama olmuştur. 17 Nisan 2020 tarih ve 7244 sayılı kanun ile sermaye şirketlerinin 2019 yılı net dönem kârının dağıtımına 30 Eylül 2020 tarihine kadar %25’lik bir tahdit getirilmiştir. Ayrıca aynı kanunla şirketlerin geçmiş yıl kârları ile serbest yedek akçelerin dağıtıma konu edilememesi kararlaştırılmıştır. Bu suretle işletme kaynaklarının dağıtım konusu olmaktan çıkarılarak öz kaynakların korunması amaçlanmıştır.

22 Mart 2020 tarih ve 2279 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile nafaka hariç tüm icra ve iflas takipleri 15 Haziran 2020 tarihine kadar durdurulmuş, bu süreçte “Devlet Destekli Ticari Alacak Sigortası Tarife ve Talimat Tebliği”nde yapılan 25 Mart 2020 tarihli değişiklik ile teminat kapsamı yıllık net satış hâsılatı 125 Milyon TL’ye kadar olan işletmeleri de içine alacak şekilde genişletilmiştir.

Birçok işletmeyi doğrudan ilgilendiren bir diğer düzenleme ise iş yeri kira bedelleri ile ilgili olmuştur. 26 Mart 2020 tarih ve 7226 sayılı kanunun geçici 2. maddesi ile 01 Mart 2020 ila 30 Haziran 2020 tarihleri arasında tahakkuk eden iş yeri kira bedellerinin ödenmemesi tahliye ve kira sözleşmesinin feshine sebep teşkil etmeyeceği kurala bağlanmıştır.

Dikkate değer bir diğer düzenleme Esnaf Ahilik Sandığı ile ilgilidir. Esnaf Ahilik Sandığı, iflas eden ya da faaliyetlerine son vermek durumunda kalan esnafın borçları sebebiyle diğer esnaflarda oluşabilecek gelir kaybını önlemek amacıyla kurulmuştur. Mezkûr kanunla bu sandığın faaliyet tarihi 01 Ocak 2021’e tehir edilerek esnafların sandığa yapması gereken ödemelerin ertelenmesi amaçlanmıştır.

Yapılan regülâsyonların bir kısmı da arz güvenliğini tesis etmeye yönelik olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Bu amaca yönelik olarak özellikle ihracat faaliyetlerine yönelik düzenlemelerin uygulandığı görülmektedir. Pandemi ilanını izleyen ilk haftalarda dezenfektan ve maske üretiminde kullanılan malzemelerin ihracatı izne bağlanmıştır. Bunun yanında 25 Mart 2020 tarih ve 2281 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararıyla maske ve solunum cihazlarının ithalatında alınan ek gümrük vergisi kaldırılmış, dezenfektan imalatında kullanılan dökme etil alkol ithalatında uygulanan %10 nispetindeki gümrük vergisi sıfırlanmıştır. Böylelikle Koronavirüs ile mücadelede öncelikle ihtiyaç duyulan ürünlere sağlık hizmeti sunucularının ve bireylerin oluşturduğu iç talebin kesintisiz karşılanması amaçlanmıştır. Bu ürünlere sadece Türkiye’nin değil tüm Dünya’nın da acil ihtiyaç duyduğu göz önünde bulundurulduğunda ventilatör ve sarfları ile yoğun bakım monitörlerin ihracatının Türkiye İlaç ve Tıbbî Cihaz Kurumu'nun ön iznine tabi tutulması sağlık hizmetlerinde yaşanması muhtemel aksaklıkların önlenmesinde etkin bir adım olduğu düşünülebilir. Yine aynı amaçla kaçak olduğu gerekçesiyle el konulan tıbbi cihaz, maske, eldiven, dezenfektan ve diğer tıbbi malzemeler, adli süreç beklenmeksizin kamu kurumlarına tahsis edilebilmesine imkân tanınmıştır.

17 Nisan 2020 tarih ve 7244 sayılı kanun ile oluşturulan Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu, acil ihtiyaç duyulan ve hayatî önemi haiz sağlık hizmetlerinde kullanılan ürünler başta olmak üzere spekülatif fiyatlamalara ve stokçuluğa karşı para cezası uygulama yetkisi verilmiştir.

 

Para Politikası Araçları Kullanılarak Alınan Tedbirler

Koronavirüs sürecinde ekonomik istikrarın en önemli ayaklarından birisinin de fiyat istikrarı olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Zira fiyat istikrarı hem reel piyasanın hem de finansal piyasaların sağlıklı işlemesi için son derece önemli bir faktördür. Fiyat istikrarının temini için uygulanan para politikaları doğrudan Merkez Bankası’nın uyguladığı politikalar ve bankacılık sektörüne ilişkin yapılan düzenlemeler şeklinde ikili bir tasnife tabi tutulabilir. Bu kapsamda uygulanan tedbirlerle banka ve firmalara kesintisiz bir nakit akışı temin edilmeye çalışılmış, işletmelerin nakit ihtiyacının düşük maliyetlerle karşılanması amaçlanmıştır.

  • 17 Mart 2020 tarihli Para Politikası Kurulu’nda alınan kararla, 1 hafta vadeli repo ihalelerinin yanı sıra yapılacak 91 gün vadeye kadar repo ihaleleri ile bankaların likidite ihtiyaçlarının mümkün olduğunca karşılanması, piyasa yapıcı bankaların açık piyasa işlem limitlerinin arttırılması, Amerikan Doları yanında Euro ve Altın cinsinden swap ihalelerinin yapılması kararlaştırılmıştır. Bu kararların tamamının bankaların ihtiyaç duyduğu nakit akışını temin etmeye yönelik olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır.
  • Firmaların ihtiyaç duyduğu nakit akışını temine yönelik olarak reel kredi büyüme koşullarını sağlayan bankaların yabancı para zorunlu karşılık oranları 500 baz puan indirilerek ek kredi hacmi oluşturulmuştur.
  • İhracatçı firmaların nakit ihtiyacı ise reeskont kredilerinde yapılan düzenlemelerle giderilmeye çalışılmıştır. Bu kapsamda 18 Mart 2020 ila 30 Haziran 2020 tarihleri arasında vadesi dolacak reeskont kredilerinin son ödeme tarihi 90 güne kadar uzatılmıştır. Mezkûr tarihler arasında kullandırılacak reeskont kredileri için ise 12 ay ek taahhüt kapama süresi verilmiştir.

Bankacılık sektörüne ilişkin yapılan düzenlemelerin, hane halkı ve KOBİ’lerin desteklenmesine yönelik olduğu söylenebilir. Bu kapsamda hanehalkı ve KOBİ’lerin düşük maliyetli finansmana ulaşmaları amaçlanmıştır. Alınan tedbirlerin önemli bir motivasyonu, KOBİ’lerin ayakta kalması yanında zayıflayan talep cephesinin güçlendirilmesidir.

  • 17 Mart 2020 ve 19 Mart 2020 tarihli BDDK kararları ile 90 günlük özel karşılık temerrüt süresi finansman ve faktoring kurumları için 180 güne, leasing kurumları için ise 240 güne çıkarılmıştır. Böylece finansman koşullarda oluşturulacak esneme payı ile ticari faaliyetlerdeki muhtemel olumsuzlukların bir süre tolere edilebilmesi amaçlanmıştır.
  • 25 Mart 2020 tarih ve 2283 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile 31 Mart 2020 tarihinden önce Halk Bankası'ndan kullanılan kredilere ait taksit vadeleri faizsiz olarak 3 ay süreyle ertelenmiştir.
  • 26 Mart 2020 tarih ve 7226 sayılı kanunun 20. Maddesiyle ekonomik istikrar kalkanı için sağlanacak kredi miktarı 25 milyar TL’den 50 milyar TL’ye arttırılmış, gerçek kişilere de bu kaynaktan yararlanma imkânı tanınmıştır.
  • Esnaf ve sanatkârlara yönelik olarak Hazine desteği, Kredi Garanti Fonu kefaletiyle esnaf destek paketi açıklanmış, bu kapsamda Vakıfbank süreçten olumsuz etkilenen işletmelerin işletme sermayelerine destek olmak amacıyla “İşe Devam Kredi Desteği” başlığıyla finansman paketini KOBİ’lerin istifadesine sunmuştur. Aynı kapsamda Halk Bankası “Esnaf Destek Paketi” ile nakit kredi ve kredi kartı ürünlerini ilan etmiştir. Ziraat Bankası ise nakit kredinin yanı sıra çek ödeme destek paketi açıklamıştır.
  • 3 Nisan 2020 tarih ve 2350 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla KOBİ’lerin TL ve yabancı para cinsinden kullanacakları kredilere tahakkuk edecek faizlerin KOSGEB tarafından desteklenmesi kararlaştırılmıştır.
  • Talebi güçlendirmek amacıyla 2 Haziran 2020 tarihinde kamu bankalarının öncülüğünde düşük maliyetli; Konut, Taşıt, Tatil ve Sosyal Hayatı Destek kredi kampanyaları başlatılmıştır. TÜİK verilerine göre 2020 Haziran ayındaki konut satışları bir önceki yılın aynı ayına göre %209,7 artarak 190.012 adet konut satışı gerçekleşmiştir.

Koronavirüs, tüm dünya ekonomilerini etkilediği gibi Türkiye ekonomisini de olumsuz etkilemiştir. Türkiye hem işletmelerin devamlılığını hem de istihdam seviyesini korumayı amaçlayan bir dizi tedbir alarak koronavirüsün ekonomik etkilerini en aza indirmeye çalışmıştır. Ekonomi başta olmak üzere birçok alanı etkileyen koronavirüs sağlık krizinin oluşturduğu tahribatın net olarak tespit edilebileceği günlerde değiliz. Zira pandemi hala güçlü bir şekilde devam etmekte ve bu durumdan beslenen belirsizlikler genişlemektedir. Yukarıda zikredilen ekonomik tedbirlerin etkinliğini ölçmenin oldukça güç olduğu, araştırmayı gerçekleştirenlerin de göz ardı etmediği bir olgudur. Fakat bu durum, içinde bulunduğumuz belirsizlik denizinde küçük de olsa bir fener yakmanın ve toplum yararına politika yapan kurumlara yol gösterici veriler sağlama gayretinde olan analizlerin yapılmasına engel olarak görülmemelidir. Bu analizde de koronavirüsün ekonomi üzerindeki etkisi vaka sayıları ile ekonomik performansın bir göstergesi olan elektrik tüketim verileri kullanılarak “Hendry Genelden Özele” modeli ile incelenmekte olup, süreç elektrik tüketimi üzerinden belirginleştirilmeye çalışılmaktadır.

Ekonometrik Analiz

Analiz Verileri

Türkiye’de, ekonomik büyümeyi ölçebilmek için kullanılan gayri safi yurt içi hâsıla verileri, üç aylık olarak yayımlanmakta, dolayısı ile ulaşılabilecek en güncel veri, aylar öncesine ait olmaktadır. Oysa üretimde girdi özelliğine sahip elektrik tüketimi verilerine birkaç saat sonrasında ulaşılmaktadır. Bu nedenle elektrik tüketiminin, ekonomiye yansımasını analiz edebilmek için bir öngörü aracı olarak kullanılabilmektedir[14].

Koronavirüs salgınının ekonomi üzerinde etkilerini incelemek için günlük vaka sayıları[15] ve ekonomik performansın bir göstergesi olan saatlik elektrik tüketim verileri[16] ele alınmıştır. Koronavirüs vaka sayıları günlük olarak açıklandığı için saatlik elektrik tüketim verileri, günlük olarak toplulaştırılmış ve GSYİH için alternatif bir değişken olarak kullanılmıştır.[17] Çalışma iki bölümden oluşmaktadır. Öncelikle 01.01.2020-23.07.2020 tarihler arasındaki elektrik tüketimi ele alınarak koronavirüs salgını öncesi ve sonrası günlük elektrik tüketimi ortalamasında oluşan farklılıklar incelenmiştir. Çalışmanın ikinci aşamasında ise, Türkiye’de 11.03.2020[18]-23.07.2020[19] tarihleri arasında vaka sayısında meydana gelen değişikliklerin elektrik tüketimi üzerindeki etkisi belirlenmiştir. Tablo 1’de değişken tanımları ve kısaltmalar gösterilmektedir.

 

Tablo 1: Değişken Tanımları ve Kısaltmalar

Değişken

Tanımı

Frekans

Kısaltması

Formül

Elektrik Tüketimi

Elektrik Tüketim Miktarı (MWh)

Günlük

ET

 

Vaka Sayısı

Koronavirüs teşhisi konmuş hasta sayısı

Günlük

VS

 

Elektrik Tüketimi (% değişim)

Elektrik tüketimi verisinin logaritmik farkı alınarak elde edilen günlük değişim

Günlük

ETB

Vaka Sayısı (% Değişim)

Vaka Sayısı verisinin logaritmik farkı alınarak elde edilen günlük değişim

Günlük

VSB

 

Tablo 1’de kullanılan değişkenlere Jarque-Bera testi uygulanarak[20] elde edilen betimsel istatistikler tablo 2’de gösterilmektedir.

Tablo 2: Betimsel İstatistikler

Değişkenler

Elektrik Tüketimi*

Vaka Sayısı*

Elektrik Tüketimi**

Ortalama

 719577.4

 1743.883

 759600.0

Ortanca

 706382.3

 1280.500

 769526.8

Maksimum

 941610.6

 5138.000

 941610.6

 Minimum

 457049.3

 93.00000

 457049.3

Std. Sapma

 109680.2

 1163.066

 106791.6

Çarpıklık

 0.093509

 1.310578

-0.468860

Basıklık

 2.599950

 3.822838

 2.546058

Jarque-Bera

40.25345

1.040083

 9.270974

p-değeri

0.00000

0.594496

 0.009701

* 11.03.2020-23.07.2020 ve  ** 01.01.2020-23.07.2020 arası için hesaplanan betimsel istatistikleri yer almaktadır.

 

 

 

Grafik 1. Günlük Vaka Sayısı ve Elektrik Tüketimi

Grafik 1’de görüldüğü gibi günlük vaka sayısı ve elektrik tüketimi arasında negatif yönlü ilişki bulunmaktadır. 07.04.2020-19.04.2020 tarihleri arasında elektrik tüketimi vaka sayısının altında kalmıştır. Söz konusu tarihlerin öncesi ve sonrasında ise elektrik tüketimi dalgalı bir seyir izleyerek vaka sayısı ile arasındaki makas açılmıştır.

Grafik 2. Günlük Vaka Sayısındaki ve Elektrik Tüketimindeki Yüzde Değişim

Grafik 2’de ise grafik 1’deki verilerin yüzdesel değişimi incelenmektedir. Grafik 1’de gözlemlenen negatif yönlü ilişki grafik 2’de de gözlenmektedir. Ancak yüzdesel değişim söz konusu olduğunda grafik 1’deki tarihlerin dışında 19.03.2020, 23.03.2020-27.03.2020,  31.03.2020, 11.05.2020-13.05.2020, 22.05.2020, 11.06.2020 tarihlerinde elektrik tüketimi vaka sayısının altında kalmıştır. Söz konusu tarihlerin öncesi ve sonrasında, Grafik 1’de olduğu gibi elektrik tüketimi dalgalı bir seyir izleyerek vaka sayısı ile arasındaki makas açılmıştır.

Analiz Yöntemi ve Uygulaması

Çalışmanın ilk bölümünde koronavirüs öncesi ve sonrası elektrik tüketiminde meydana gelen farklılığın tespit edilebilmesi için kullanılacak istatistiksel teste karar verilmesi gerekmektedir[21]. Tablo 2’de Jarque-Bera test istatistiği incelendiğinde uzun dönem elektrik tüketimi verisinin normal dağılıma uygunluk göstermediği görülmektedir (p=0.009701<0.10). Bu nedenle parametrik olmayan testlerden Mann-Whitney U testi kullanılarak medyanları arasındaki fark tespit edilmiştir[22].

Tablo 3. Mann-Whitney U Testi Sonuçları

 

Dönemler

Veri Sayısı

Ortalama Rank

Ranklar Toplamı

Mann-Whitney U

p-değeri

Elektrik Tüketimi (ET)

Salgın Öncesi

70

142.71

9990

1945

0.000

Salgın Sonrası

135

82.41

11125

 

Tablo 3 incelendiğinde koronavirüs öncesi ortalama elektrik tüketimi ile koronavirüs sonrası ortalama elektrik tüketimi arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olduğu görülmektedir (p=0.000<0.10) ortalamasından düşüktür. Salgın sonrası elektrik tüketimi ortalaması, salgın öncesi elektrik tüketimi ortalamasından düşük çıkmıştır. Bu noktada oluşan bu farklılığın koronavirüs salgınıyla ilişkisini araştırma amacıyla günlük yeni vaka sayısı ele alınmıştır.

Ekonometrik analizlerde doğru sonuçların elde edilebilmesi için öncelikle serilerin durağanlıklarının araştırılması gerekmektedir. Tablo 4’de Genişletilmiş Dickey-Fuller (ADF) birim kök testi[23] sonuçları verilmiştir.

Tablo 4. ADF Birim Kök Test Sonuçları

Değişken

Test istatistiği

p-değeri

Değişken

Test istatistiği

p-değeri

Elektrik Tüketimi

-0.420070**

0.9010

Elektrik Tüketimi (% değişim)

-4.530672

0.0003*

Vaka Sayısı

-1.78708**

0.3851

Vaka Sayısı (% değişim)

-8.284168

0.0000*

**, %5 anlamlılık düzeyinde seride birim kök var (durağan değildir).

*,%5 anlamlılık düzeyince seride birim kök yoktur (durağandır).

 

Tablo 4, incelendiğinde her iki serinin de düzeyde durağan olmadıkları görülmektedir. Öte yandan her iki serinin de yüzde değişimi alınarak oluşturulan yüzde değişim serileri %5 anlamlılık düzeyinde durağandır. Bu nedenle çalışmanın sonraki bölümünde serilerin yüzde değişimleri üzerinden model kurularak ilişkiler incelenmiştir.

Hendry Genelden Özele Modeli ekonometrik çalışmalarda sık kullanılan bir yöntem olmakla beraber temelinde iktisat kuramı çerçevesinde ilgili değişkeni etkileyen tüm diğer değişkenler ve gecikmelerinin bir arada ele alınması temeline dayanmaktadır[24].  Bu yöntemde amaç, iktisat kuramı çerçevesinde ele alınan tüm değişkenler ve gecikmeli değerlerinin yer aldığı genel modelden istatistiksel olarak anlamsızların çıkarılmasıyla beraber daha az değişken içeren özel modele ulaşmaktır.  Modelleme süreci dört basamaktan oluşmaktadır[25]

  1. İktisat kuramı göz önüne alınarak ilgili değişkeni etkileyen tüm değişkenler kullanılarak genel model yazılır.
  2. Maksimum gecikme uzunluğu belirlenir ve bu gecikmeye kadar olan tüm gecikmeler tek tek tahmin edilip, en küçük bilgi kriterine sahip gecikme uzunluğu başlangıç modeli olarak seçilir.
  3. İktisadi beklentileri karşılamayan ve istatistiksel olarak anlamsız olanlar modelden çıkarılır ve model tekrar tahmin edilir.
  4. i-iii arası tüm işlemler modelde anlamsız değişken kalmayana kadar devam ettirilir.

En son durumda elde edilen model en dar modeldir ve tüm ekonometrik çıkarımlar bu model üzerinden yapılır.

Genel olarak Hendry Genelden Özele modeli, Gecikmesi Dağıtılmış Otoregresif Model (ARDL) olarak bilinir ve denklem (X) deki forma sahiptir;

Burada en küçük  değerine karşılık gelen değer başlangıç gecikme uzunluğu () olarak seçilir.  Çalışmada genelden özele yönteminden yararlanılarak vaka sayısının elektrik tüketimi üzerindeki etkisi modellenmiştir.  Bunun için kullanılacak model aşağıdaki gibidir;

Tablo 5’de gecikme uzunluğunun belirlenmesi amacıyla 12 gecikmeye kadar AIC değerleri raporlanmıştır.

Tablo 5. Hendry Modeli Gecikme Uzunluğu

Gecikme

AIC

1

-2.014

2

-2.140

3

-2.094

4

-2.118

5

-2.415

6

-2.229

7

-2.254

8

-2.332

9

-2.287

10

-2.206

11

-2.148

12

-2.111

Yapılan inceleme sonucunda başlangıç gecikme uzunluğu p=5 olarak alınmıştır.  Uygun modelin belirlenmesi sonucu elde edilen tahminler Tablo 6’da verilmiştir[26].

 

Tablo 6. Hendry Genelden Özele Modeli Sonucu

Bağımlı Değişken: Elektrik Tüketimi (% değişim)

 

 

Değişkenler

Katsayı

Newey-West Std. Hata

t-istatistiği

p-değeri

-0.331907

0.056897

-5.833465

0.0000

-0.235327

0.060891

-3.864732

0.0002

-0.262020

0.063641

-4.117178

0.0001

-0.273417

0.103721

-2.636080

0.0095

-0.065626

0.020357

-3.223827

0.0016

1.152942

0.570908

2.019490

0.0457

 

 

 

 

 

0.259156

Akaike bilgi kriteri

6.910199

Düzeltilmiş

0.227223

Durbin-Watson ist.

2.484539

F-istatistiği

8.115636

p-değeri (F-istatistiği)

0.000001

Jarque-Bera

0.372

p-değeri(Jarque-Bera)

0.830

 

F-istatistiğine bakıldığında modelin tümüyle anlamlı olduğu görülmektedir (p=0.000132< 0.10).   Burada katsayı tahminlerine ilişkin Newey-West Değişen Varyans ve Otokorelasyona tutarlı (HAC) standart hatalar kullanılmıştır. Bu sayede otokorelasyon ya da değişen varyans olması durumunda da tutarlı tahmin ediciler elde edilmesi sağlanmıştır[27]. Öte yandan Jarque-Bera testi sonucunda artıkların normal dağılıma uygunluk gösterdiği görülmektedir (p=0.830>0.10). Kısacası tahmin edilen model ekonometrik olarak bir sorun içermemektedir.

Ampirik Sonuç

Koronavirüsün Türkiye ekonomisi üzerindeki etkisini izlemek için bu çalışmada, koronavirüs vaka sayıları ile ekonomik performansın bir göstergesi olan elektrik tüketim verileri kullanılmıştır. Söz konusu veriler kullanılarak “Hendry Genelden Özele” modeli ile analiz gerçekleştirilmiştir.

Koronavirüs pandemi dönemini kapsayan, günlük vaka sayısı ve elektrik tüketimi normalleşme süreci için planlanan takvim çerçevesinde incelendiğinde[28]; normalleşme öncesi dönemde 07.04.2020-19.04.2020 tarihleri arasında elektrik tüketimi vaka sayısının altında kalmıştır. Normalleşme sürecinde, elektrik tüketimi dalgalı bir seyir izlerken elektrik tüketimi vaka sayısının altına düşmemiştir. Ancak söz konusu verilerin yüzdesel değişimi incelendiğinde, normalleşme öncesi dönemde,19.03.2020, 23.03.2020-27.03.2020,  31.03.2020 tarihlerinde, normalleşme aşaması birinci dönemine ait ilk üç gün olan 11.05.2020-13.05.2020 ile 22.05.2020 tarihlerinde, normalleşme aşamasının ikinci döneminde ise sadece 11.06.2020 tarihinde elektrik tüketimi vaka sayısının altında kalmıştır. Bu tarihler haricinde elektrik tüketimi dalgalı bir seyir izleyerek vaka sayısı ile arasındaki makas açılmıştır.

Çalışmamızda gerçekleştirilen analiz için kurulan modelin sonuçları incelendiğinde, 11.03.2020-23.07.2020 tarihleri arasında elektrik tüketimindeki büyümenin kendi gecikmelerinden ve en önemlisi vaka sayısındaki büyümenin ikinci gecikmesinden etkilendiği görülmektedir. Kısacası vaka sayısındaki artış ya da azalışların iki gün sonraki elektrik tüketimi üzerinde etkileri olmaktadır. Vaka sayısındaki artış ile elektrik tüketimi arasında negatif yönlü bir ilişki vardır. Diğer bir ifadeyle vaka sayısında bugün gerçekleşen bir artış iki gün sonraki elektrik tüketimini azaltmaktadır.

Genel Değerlendirme ve Sonuç

Koronavirüs sağlık krizi talebin yavaşlamasına, tedarik zincirlerinin kırılarak üretimin aksamasına neden olmuştur. Türkiye'de politika yapıcıların koronavirüsün ekonomik etkilerini azaltabilmek amacıyla yürürlüğe koyduğu tedbirler maliye politikası, ticarî hayatın regülâsyonu ve para politikası olmak üzere üçlü bir tasnife tabi tutularak izlenmiştir. Bu tedbirlerin yanında bir çok sivil inisiyatif de bu süreçte toplum içindeki dezavantajlı gruplara destek olma gayreti sergilemiştir. Tüm bu çabaların etkinliğini ölçmek bu çalışmanın kapsamı dışında tutulmuştur. Koronavirüsle mücadelede kamusal ve sivil tüm çabalara içkin olan  11.03.2020-23.07.2020 tarihleri arasındaki dönemde Koronavirüsün Türkiye ekonomisi üzerindeki etkisini izlemeyi amaçlayan için bu çalışmada, koronavirüs vaka sayıları ile ekonomik performansın bir göstergesi olan günlük elektrik tüketim verileri kullanılarak “Hendry Genelden Özele” modeli ile analiz gerçekleştirilmiş ve mezkûr tarihler arasındaki dönemin ekonomik fotoğrafı çekilmiştir.

Analiz sonucunda 11.03.2020-23.07.2020 tarihleri arasında vaka sayısı-elektrik tüketimi arasında negatif yönlü bir ilişkinin varlığı ve vaka sayısındaki değişikliklerin elektrik tüketimi üzerinde iki gün sonra etkileri olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Bu bulguya dayanarak, koronavirüs vaka sayısındaki artışın Türkiye ekonomisinin büyüme performansını olumsuz etkilediği söylenebilir. Elektrik tüketimi ile vaka sayısı arasında tespit edilen negatif yönlü ilişkiden hareketle, herhangi bir sebeple, vaka sayısında meydana gelecek olası bir artışın ekonomik büyümeyi olumsuz etkilemesi ve ekonomideki kronik kırılganlıkları tetiklemesi beklenebilir. Kamusal tedbirlerin genelde, maliye politikası araçları kullanılarak yürürlüğe konulan tedbirlerin ise özelde kamu maliyesi üzerinde oluşturduğu baskı da göz ardı edilmemelidir. Söz konusu baskı tedbirlerin sebep olduğu gider artışı ve ekonomik yavaşlamadan kaynaklı gelir azalışı olmak üzere iki yönlü olmaktadır. Kamusal gelir performansının ekonomik performansa bağlı olduğu, özellikle ağırlıklı olarak dolaylı vergilerle finanse edilen bütçeler üzerinde oluşan bu iki yönlü baskının borçlanmaya başvurulmadan yönetilebilmesi için de vaka sayılarının azaltılması aciliyetli ve hayati önemi haizdir.

Kaynakça

Akinlo, Anthony E. “Electricity Consumption and Economic Growth in Nigeria: Evidence from Cointegration and Co-Feature Analysis”, Journal of Policy Modeling, 31(5), 2009, 681-693.

Atkeson, Andrew “What Will Be The Economic Impact of Covid-19 in The Us? Rough Estimates of Disease Scenarios” (No. w26867). National Bureau of Economic Research ,2020.

Baker, Scott,; Bloom, Nicholas; Davis, Steven J.; Kost, Kyle J., Sammon, Marco C.; Viratyosin Tasaneeya, “The unprecedented stock market impact of COVID-19” (No. w26945). National Bureau of Economic Research,2020.

Baker, Scott,; Bloom, Nicholas; Davis, Steven J.; Terry, Steven J. “Covid-Induced Economic Uncertainty” (No. w26983). National Bureau of Economic Research,2020.

Caner, Mehmet; Hansen, Bruce, “Threshold Autoregression With A Unit Root”, Econometrica,  LXIX(6), Kasım 2001, 1555–1596.

Enerji Piyasaları İşletme A.Ş.  Gerçek Zamanlı Tüketim, 2020, https://seffaflik.epias.com.tr/transparency/tuketim/gerceklesen-tuketim/gercek-zamanli-tuketim.xhtml, Erişim Tarihi, 24.07.2020.

Fernandes, N., Nuno, “Economic Effects Of Coronavirus Outbreak (COVID-19) On The World Economy”. Available at SSRN 3557504,2020.

Gamgam, Hamza; Altunkaynak, Bülent, Parametrik Olmayan Yöntemler, 4. Baskı, Seçkin Yayıncılık, Ankara, 2012.

Gilbert, Christopher L. “Professor Hendry’s Methodology”, Oxford Bulletin of Economics and Statistics, 4(3), 283-307, 1986.

Gürsoy, Samet; Tunçel Mert, Baran; Sayar, Burak, “Koronavirüsün (Koronavirüs) Finansal Göstergeler Üzerine Etkileri”, Ekonomi Maliye İşletme Dergisi, 3(1), 2020, 20-32.

Hendry, David F., “Econometrics: Alchemy or Science?”, Economica, 387-406, 1980.

Jargue  Carlos M.; Bera, Anil K., “Efficient Tests For Normality, Homoscedasticity and Serial Independence of Regression Residuals”, Econ Lett, 6(3), 1980, 255-259.  

Johansen Soren.; Juselius Katarina, “Maximum Likelihood Estimation and Inference On Cointegration with Applications to Demand for Money”, Oxford Bulletin of Economics and Statistics, 52 (2),1990, 169-210

Jumbe, Charles BL. “Cointegration and Causality Between Electricity Consumption and GDP: Empirical Evidence From Malawi”, Energy Economics, 26, 2004, 61-68.

Khanthavit, Anya, “World and National Stock Market Reactions to COVID-19”, Working Paper, Thammasat University, DOI:10.13140/RG.2.2.22792.57606, 2020.

Kılıç, Yunus, “Borsa İstanbul’da COVID-19 (Koronavirüs) Etkisi”, Journal of Emerging Economies and Policy5(1), 2020, 66-77.

Kouakou, Auguste K, “Economic Growth and Electricity Consumption in Cote d’Ivoire: Evidence from Time Series Analysis”, Energy Policy, 39, 2011, 3638-3644.

Newey, Whitney K.; Kenneth D. West, “A simple, Positive Semi-Definite, Heteroskedasticity and Autocorrelation Consistent Covariance Matrix”, Econometrica 55, 1987, 703-708.

Odhiambo, Nicholas M., “Energy Consumption and Economic Growth Nexus in Tanzanian ARDL Bounds Testing Approach”, Energy Policy, 37, 2009, 617-622.

Pagan, Adrian, “Three Econometric Methotologies: A Critical Appraisal”, Journal of Econometric Surveys, 1987, 3-24.

Peterson. K. Ozili; Tankom, Arun, Spillover of COVID-19: Impact on the Global Economy. Available at SSRN 3562570, 2020.

Şenol, Zekai; Zeren, Feyyaz, “Coronavirus and Stock Markets: The Effects of The Pandemic on the Global Economy”, Eurasian Journal of Researches in Social and Economics, 7(4), 2020, 1-16.

Şit, Ahmet; Telek, Cebrail, “COVID-19 Pandemisinin Altın Ons Fiyatı Ve Dolar Endeksi Üzerine Etkileri”, Gaziantep Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi19 (KORONAVİRÜS Special Issue), 2020, 1-13.

T.C. Sağlık Bakanlığı, COVID-19 Günlük Vaka Sayıları, 2020, https://covid19bilgi.saglik.gov.tr/tr/gunluk-vaka.html, Erişim Tarihi, 24.07.2020.

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı, Koronavirüs’un ekonomiye etkisinin elektrik tüketimi ile takibi, 2020, https://www.tepav.org.tr/upload/files/1587444016-6.COVID_19un_Ekonomiye_Etkisinin_Elektrik_Tuketimi_Ile_Takibi_210420.pdf, Erişim Tarihi: 27.06.2020.

Wolde-Rufael, Yemane, “Electricity Consumption and Economic Growth: A Time Series Experience for 17 African Countries”, Energy Policy, 34, 2006, 1106-1114.

Zeren, Feyyaz; Hızarcı, Atike, “The Impact of Coronavirus on Stock Markets: Evidence from Selected Countries”, Muhasebe ve Finans İncelemeleri Dergisi3(1), 2020, 78-84.

Zhang, Dayong; Hu, Min; Ji, Qiang, “Financial Markets Under the Global Pandemic of COVID-19”, Finance Research Letters, 2020, 101528.

 

 

 

[1] Andrew, Atkeson, “What Will Be The Economic Impact of Covid-19 in The Us? Rough Estimates of Disease Scenarios” (No. w26867). National Bureau of Economic Research ,2020.

[2] Scott, Baker; Nicholas, Bloom; Steven J. Davis; Kyle J. Kost, Marco C. Sammon; Tasaneeya Viratyosin, “The unprecedented stock market impact of COVID-19” (No. w26945). National Bureau of Economic Research,2020.

[3]   Scott, Baker; Nicholas, Bloom; Steven J. Davis; Steven J. Terry, “Covid-Induced Economic Uncertainty” (No. w26983). National Bureau of Economic Research,2020.

[4] Nuno, Fernandes, N. “Economic Effects Of Coronavirus Outbreak (COVID-19) On The World Economy”. Available at SSRN 3557504,2020.

[5] Samet, Gürsoy; Baran, Tunçel Mert; Burak, Sayar, “Koronavirüsün Finansal Göstergeler Üzerine Etkileri”, Ekonomi Maliye İşletme Dergisi, 3(1), 2020, 20-32.

[6] Anya, Khanthavit, “World and National Stock Market Reactions to Coronavirus, Working Paper, Thammasat University, DOI:10.13140/RG.2.2.22792.57606, 2020.

[7] Yunus, Kılıç, “Borsa İstanbul’da COVID-19 (Koronavirüs) Etkisi”, Journal of Emerging Economies and Policy5(1), 2020, 66-77.

[8] Peterson. K. Ozili; Tankom, Arun, Spillover of COVID-19: Impact on the Global Economy. Available at SSRN 3562570, 2020.

[9] Zekai, Şenol; Feyyaz, Zeren, “Coronavirus (COVID-19) and Stock Markets: The Effects of The Pandemic on the Global Economy”, Eurasian Journal of Researches in Social and Economics, 7(4), 2020, 1-16.

[10] Ahmet, Şit; Cebrail, Telek, “COVID-19 Pandemisinin Altın Ons Fiyatı Ve Dolar Endeksi Üzerine Etkileri”, Gaziantep Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi19 (COVID-19 Special Issue), 2020, 1-13.

[11] Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı, Koronavirüsün ekonomiye etkisinin elektrik tüketimi ile takibi, 2020, https://www.tepav.org.tr/upload/files/1587444016-6.COVID_19un_Ekonomiye_Etkisinin_Elektrik_Tuketimi_Ile_Takibi_210420.pdf, Erişim Tarihi: 27.06.2020.

[12] Dayong, Zhang; Min, Hu; Qiang, Ji, “Financial Markets Under the Global Pandemic of COVID-19”, Finance Research Letters, 2020, 101528.

[13] Feyyaz, Zeren; Atike, Hızarcı, “The Impact of Coronavirus on Stock Markets: Evidence from Selected Countries”, Muhasebe ve Finans İncelemeleri Dergisi3(1), 2020, 78-84.

[14] Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı, Koronavirüs’un ekonomiye etkisinin elektrik tüketimi ile takibi, 2020.

[15] T.C. Sağlık Bakanlığı, Koronavirüs Günlük Vaka Sayıları, 2020, https://covid19bilgi.saglik.gov.tr/tr/gunluk-vaka.html, Erişim Tarihi, 24.07.2020.

[16] Enerji Piyasaları İşletme A.Ş.  Gerçek Zamanlı Tüketim, 2020, https://seffaflik.epias.com.tr/transparency/tuketim/gerceklesen-tuketim/gercek-zamanli-tuketim.xhtml, Erişim Tarihi, 24.07.2020.

[17] Soren Johansen, Katarina Juselius, “Maximum Likelihood Estimation and Inference On Cointegration with Applications to Demand for Money”, Oxford Bulletin of Economics and Statistics, 52 (2),1990, 169-210; Charles BL., Jumbe, “Cointegration and Causality Between Electricity Consumption and GDP: Empirical Evidence From Malawi”, Energy Economics, 26, 2004, 61-68; Yemane, Wolde-Rufael, “Electricity Consumption and Economic Growth: A Time Series Experience for 17 African Countries”, Energy Policy, 34, 2006, 1106-1114; Anthony E., Akinlo, “Electricity Consumption and Economic Growth in Nigeria: Evidence from Cointegration and Co-Feature Analysis”, Journal of Policy Modeling, 31(5), 2009, 681-693; Nicholas M., Odhiambo, “Energy Consumption and Economic Growth Nexus in Tanzania:an ARDL Bounds Testing Approach”, Energy Policy, 37, 2009, 617-622; Auguste K., Kouakou, “Economic Growth and Electricity Consumption in Cote d’Ivoire: Evidence from Time Series Analysis”, Energy Policy, 39, 2011, 3638-3644; Anthony E., Akinlo, “Electricity Consumption and Economic Growth in Nigeria: Evidence from Cointegration and Co-Feature Analysis”, Journal of Policy Modeling, 31(5), 2009, 681-693.

[18] İlk vakanın resmi olarak kayıtlara yansıdığı tarih

[19] Çalışmamızda kullandığımız son verinin tarihi

[20] Jargue Carlos M.; Bera, Anil K., “Efficient Tests For Normality, Homoscedasticity and Serial Independence of Regression Residuals”, Econ Lett, 6(3), 1980, 255-259.  

[21] Verilerin analizinde Eviews 10.0 yazılımı kullanılmıştır. 

[22] Hamza, Gamgam, Bülent, Altunkaynak, Parametrik Olmayan Yöntemler, 4. Baskı, Seçkin Yayıncılık, Ankara, 2012.

[23] Mehmet, Caner; Bruce, Hansen, “Threshold Autoregression With A Unit Root”, Econometrica, LXIX(6), Kasım 2001, 1555–1596.

[24] Gilbert, Christopher L. “Professor Hendry’s Methodology”, Oxford Bulletin of Economics and Statistics, 4(3), 283-307, 1986.

[25] David F., Hendry, “Econometrics: Alchemy or Science?”, Economica, 387-406, 1980; Adrian, Pagan, “Three Econometric Methotologies: A Critical Appraisal”, Journal of Econometric Surveys, 1987, 3-24.

[26] Makalede yer işgal etmemesi için Genelden Özele Modellemesinin tüm aşamaları raporlanmamıştır. Gerekli düzenlemeler yapıldıktan sonra elde edilen en uygun model sonuç olarak verilmiştir.

[27] Whitney K., Newey; West, Kenneth D., “A simple, Positive Semi-Definite, Heteroskedasticity and Autocorrelation Consistent Covariance Matrix”, Econometrica 55, 1987, 703-708.

[28] Normalleşme süreci dört aşamalı olarak planlanmıştır. Birinci dönem: 11.05.2020, İkinci Dönem: 27.05.2020- 31.08.2020, Üçüncü aşama: 01.07.2020-31.12.2020, Dördüncü aşama: 01.01.2021-…

Bu haber toplam 532 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim