• İstanbul 24 °C
  • Ankara 21 °C

Çin, Suriye’de yeni aktör mü?

Çin, Suriye’de yeni aktör mü?
Çin tahmin edilenden de uzun süredir Ortadoğu’da, Suriye’de ve sahada. Çin’in Suriye’de daha aktif olarak var olup olmayacağı sorusunun cevabı bu ülkedeki çıkarlarıyla bağlantılı.

Kadir Temiz

Suriye iç savaşında sahada bulunan fakat stratejisi, taktiği ve ulusal çıkarları en az bilinen büyük güç Çin. Çin’in Suriye’deki pozisyonu hakkında gerçek ve tutarlı bilgiye ulaşmak zor olduğundan çok sayıda spekülatif haber ve komplo teorisi etrafa yayılmış durumda. Ne yazık ki ciddi habercilik yapma telaşında olanlar bile bu tuzaklara düşüyor. Bu nitelikteki habelerden sonuncusu geçtiğimiz haftalarda yeniden ortaya çıktı: Çin Suriye’ye giriyor!
Sonda söylenecek olanı başta söyleyelim: Çin tahmin edilenden de uzun süredir Ortadoğu’da, Suriye’de ve sahada. Gelişmelere kayıtsız değil ve gelişmeleri tahmin edilenden daha fazla dikkate alıyor. Ancak sorun bu varlığın niteliğinin ve niceliğinin özellikle son yıllarda çok hızlı bir şekilde değişmesi. Dolayısıyla başlıktaki sorunun cevabı bir başka soru ile oldukça yakın ilişkili. Çin’in güç unsurları nasıl değerlendirilmeli?

Uzun yıllardan beri ekonomik büyümesi, diplomatik etkinliği ve askeri modernleşmesi ile küresel güç dengelerini değiştirebileceği vurgulanan Çin’in henüz bu dengeleri değiştirecek bir güce ulaşıp ulaşmadığı sorusu uluslararası ilişkiler literatüründe de oldukça tartışmalı bir konu. Bazıları Çin’in henüz diğer büyük güçlerle rekabete girecek seviyeye ulaşmadığını iddia ederken, bazıları ise Çin’in siyasal kültürünün böyle bir güce ulaşsa dahi müdahale yanlısı olmayacağı, hegemonya iddiasında bulunmayacağı ve mevcut düzen ve sistemle “barış” ve “harmoni” merkezli ilişkiler kuracağı tahmininde bulunuyor. Her iki anlatının da ortak sorunu “Çin istisnailiği”dır. Bu anlatıyı birbirinden farklı eğilimlere, teorik bakış açılarına ve araştırma yöntemlerine sahip uluslararası ilişkiler ekollerinde görmek mümkün. Halbuki Çin istisnailiği iddialarının aksine uluslararası sistemde her ülkenin belirli ulusal çıkarları ve bu çıkarlara ulaşabilmek için ürettiği taktik ve stratejiler vardır. Bunlar da daha çok o ülke ile ilgili bir takım özelliklere göre değişir. Örneğin ilgili ülkenin karar alıcılarının niyetlerine, siyasi, ekonomik ve sosyal durumuna, coğrafyasının getirdiği avantajlara ve dezavantajlara vs. Çin de bundan münezzeh bir ülke değil.

Çin gibi kendi yakın bölgesindeki kriz alanlarında (Güney Çin denizi, Senkaku/Diaoyu adaları, Tayvan sorunu, Kore krizi vs.) statükoyu değiştirici ve gerektiğinde sert söylem ve eylemler sergileyebilen bir ülkenin, Ortadoğu gibi kendine göre uzak bir coğrafyada belirleyici bir etkide bulunmamasının en makul izahı ne olabilir? Çok basit bir ifade ile Ortadoğu’daki ulusal çıkarları henüz o bölgede oyun değiştirici bir aktör olarak bulunmasını gerektirmemektedir. Dolayısıyla Çin’in Suriye’de daha aktif olarak var olup olmayacağı sorusunun asıl cevabı Çin’in Suriye’deki ulusal çıkarlarını iyi bir şekilde analiz etmekten geçmektedir. Bu çerçevde başlıca üç çıkar alanından bahsedilebilir.

Devamı: http://www.dunyabulteni.net/haber-analiz/417330/cin-suriyede-yeni-aktor-mu

Bu haber toplam 258 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Osmanlı Arşivi İslam’ın arşividir11 Eylül 2018 Salı 14:59
  • TYB Usta ve Genç Yazarları Buluşturdu11 Eylül 2018 Salı 09:38
  • Kağıt Üreten Lise Öğrencilerimiz De Var05 Eylül 2018 Çarşamba 13:43
  • Osmancık ve Tarık Buğra'nın roman anlayışı05 Eylül 2018 Çarşamba 13:40
  • İzdiham Akademi İzmir’de Eğitimlere Başlıyor03 Eylül 2018 Pazartesi 15:18
  • İsmail Kara için kim, ne demiş?03 Eylül 2018 Pazartesi 15:16
  • Cahit Zarifoğlu'nun roman çevirisi03 Eylül 2018 Pazartesi 13:30
  • Culpa in Contrahendo01 Eylül 2018 Cumartesi 14:52
  • Franz Kafka’nın Dönüşüm Adlı Eseri İzdiham Etiketiyle Yayımlandı01 Eylül 2018 Cumartesi 14:49
  • İbn Haldun ve tarih metodolojisi01 Eylül 2018 Cumartesi 14:40
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim