• İstanbul 19 °C
  • Ankara 13 °C

"Ormanları Hayvanlardan" Adlı Şiir Kitabı Çıkan Ufuk Akbal ile Röportaj Yaptık

"Ormanları Hayvanlardan" Adlı Şiir Kitabı Çıkan Ufuk Akbal ile Röportaj Yaptık
Sağcılık Şiirleri adlı şiir kitabından sonra Ormanları Hayvanlardan kitabını yayınlayan Ufuk Akbal şiire yeniden merhaba dedi. Şair Enes Malikoğlu, Ufuk Akbal ile İzdiham için röportaj yaptı.
Enes Malikoğlu: Evet, Ufuk Beğ hoş geldin. İki kitabının da iyi bir okuyucu kitlesinin olduğunu düşünüyorum. Ormanları Hayvanlardan’ı elime aldığımda –teknik farklılıkları daha sonra konuşacağız- Sağcılık Şiirleri ile arasında iki bariz fark dikkatimi çekiyor. Sanki iki farklı Ufuk Akbal yazmış gibi. Sağcılık Şiirleri’nde, yanlışlıklarla, ters giden şeylerle dalga geçen, eleştiren, oyun oynayan –tabir-i caiz ise- zıpır bir Ufuk Akbal varken ikinci kitabın başlığından itibaren –ben bir kelime uydurdum- babaç bir şair görüyoruz. Artık dünyanın kötülükleri ile dalga geçmek yerine kötülüğün ciddiyetini kavramış, başta kızın Mercan olmak üzere yakın çevresini o kötülükler dünyasından korumaya adamış bir şair, bir kahraman görüyorum. Abarttım mı ne diyorsun buna?
 
Ufuk Akbal: Öncelikle teşekkür ediyorum bu incelikli ifadeler için. Neden incelikli, başka bir iki röportaj daha yaptım kitapla ilgili.. Fakat o röportajlarda karın ağrısına dönüşen ve bu şekilde dile gelmeyen bir şeyi sen sormuş oldun. Biz de “iki kitap arasındaki fark neydi?” diye düşünegeliyor, etrafında dolaşıyorduk. Fakat tam bir sonuca eriştiğimiz söylenemez. Aslında bu babaçlık kavramı bence anlamlı bir çıktıyı temsil ediyor. Evet doğru, çok bariz ve merkezi bir sıfat varsa bu iki kitap arasındaki geçişi temsil eden, bu babalık diyebiliriz. Baba oldum, artık dünyaya karşı korumam gereken bir yavrum var. Dünyayla iletişime geçiş biçimim, ilk kitaptaki alaycılığı geride bırakmış vaziyette daha başka bir şeye evrilmiş. Yani daha başka bir duygular setinin kitabı bu. Belki bir tek kahraman tabirine itiraz edebilirim, o iddialı olabilir. Belki onu da şöyle onarabiliriz: iki buçuk senede tecrübe ettiklerimden hareketle söylersem, hakkını vermek için çaba gösteren her baba ve her anne hiç tereddütsüz kahramandır.
 
Enes Malikoğlu: EBir soru değil de, biraz önceki soruyla ilintili bir şey bulup onu işaretlemiştim. “Osip’in Akşamı” şiirinde şöyle bir bölüm var: “Uzun yorucu bir yürüyüşün sonunda vardığın ev/ Evin mi uzun yorucu bir ömrün/ Başka bir mümkün vardır elbet diyerek çıktığın yolda/ Sıklaşmış dalları birbirinden ayrılırken/ Bu desen bizim için fazla ve güzel diyen sesin çınlıyor kulağımda/ O halde sevgili manzara bizim için sadeleş/ Ve tekil olanda birleş”..
 
 Bu tarz dizleri “Sağcılık Şiirleri”nde pek görmek mümkün değil sanırım. Ağır dizeler. Yanlış mı yorumluyorum?
 
Ufuk Akbal: Doğru. Belki o kitapta, bu tona yaklaşmış bir iki şiir olabilir. Ama kitaba rengini veren şiirler değildi onlar. Kitaptan seçtiğin bu dizeler de “Ormanları Hayvanlardan”ın karakteristiğini en doğru şekilde özetleyenlerden biri şüphesiz.
Bu haber toplam 276 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim