• İstanbul 17 °C
  • Ankara 10 °C

'Değirmi'den 'Dairesel'e

C.Yakup ŞİMŞEK

"Değirmi" kelimesi Türkçede TDK öncesinde de olan bir kelime...

Kaamûs-ı Türkî'de şöyle târif edilmiş:
"1. yuvarlak, müdevver, dâirevî: değirmi çehre. 2. eni, boyu bir, murabba', terbîî. bir değirmi tülbent."
TDK da 1935'in Cep Kılavuzlarında bu kelimeyi "dâirevî"nin Türkçesi olarak uygun görmüş. Fakat "dâirevî" yerine ayrıca kendi mâmulü olan "değrel" sözünü de ileri sürmüş.
TDK "dâirevî" kelimesine üçüncü karşılık olarak da 1941'in "Türkçe Terimler Cep Kılavuzu"nda "dayiresel" kelimesini inşâ etmiş.
1983'ün "Matematik Terimleri Sözlüğü"nde ise "dâirevî" mânâsında kâh "döngel" kâh "döngesel" kelimelerini kullanmış.
TDK bu "dâirevî" kelimesine Türkçe karşılık olarak en son "dairesel" kelimesini benimsemiş görünüyor. TDK'nın "dairevî" kelimesine Türkçe karşılık olarak bulup benimsediği sözlerden benim tesbit ettiklerim bu kadar. . 
***
İmdi, aklımıza aşağıdakilerden hangisini getirmemeliyiz?
A) TDK, Türkçede "dâirevî" mânâsında "değirmi" kelimesinin zâten mavcut olduğunu keşfettiği için 1935'te onu benimseyip sunmuştur.
B) TDK, her ne kadar "değirmi" kelimesinin farkına varmış olsa da -ondan daha güzel bir kelime yapma hevesi veyâ iddiasıyla- "değrel" gibi yerli ve millî(!) bir söz tasarlayıp iftiharla sunmuştur.
C) 1941'in TDK'sı ise "dâirevî" kelimesinin yerine koymak için "değirmi"nin kifâyetsiz, "değrel"inse isâbetsiz olduğunu tesbit etmiştir. İki kelimeyi de çöpe atmadan önce her ikisinden belli belirsiz figürler kopyalayıp birbirine monte ederek daha uzun ve geniş bir model olan "dayiresel" kelimesini çıkarmıştır. Arapça "dâire" ile karışmasın ve telâffuzu da kolay olsun diye ortasına "y" getirmek gibi bir tedbire başvurmuştur.
D) 1983'ün TDK'sı daha önceki üç kelimeyi (değirmi, değrel, dayiresel) de aladeli ve şüpheli görüp evvelâ "döngel" lezzetini tatmış, sonra bunun muşmula suratlı olduğunu fark etmiş; belki daha çok beğenilir diye "-sel"li ve bam telli "döngesel" eserini de sahneye çıkarmıştır.
E) En son sâhiplendiği "dairesel"in etimolojik cinsiyeti hakkında bitmez tükenmez dil dalaşlarının yapılacağını, hattâ bu topa girenlerden bir kısmının birbirlerine ağır sözler sarf edeceğini önceden hesâba katamamıştır. 
 
Türkçenin TDK elinde aldığı şekilden -veyâ şekilsizlikten- yalnızca bir noktaydı bu gördüğünüz. 
 
Bu yazı toplam 49 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim