• İstanbul 20 °C
  • Ankara 11 °C

Optimar Genel Müdürü: Erdoğan ilk turda işi bitirecek!

Fatma Gülşen Koçak

Hilmi Daşdemir, “Cumhurbaşkanlığı seçimi Erdoğan lehine ilk turda bitecek gibi gözüküyor. Ama bu skor seçilmek için yeterli olan orana çok yakın olacaktır. Parlamento için de AK Parti’nin 2007’deki aldığı sonuçlara yakın bir oran çıkacağını öngörüyoruz” dedi.

2014 yerel seçimleri ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerini, 1 Kasım 2015 ve 16 Nisan 2017 referandumunu en iyi tahmin eden Optimar Araştırma Şirketinin Genel Müdürü Hilmi Daşdemir ile 24 Haziran seçimlerini konuştuk...

-24 Haziran seçimlerinin belirleyicileri nelerdir? Bu seçimi diğer seçimlerden ayıran başlıca özellik nedir?

24 Haziran için en belirleyici faktör HDP’nin barajı aşıp aşmamasıdır. Aşarsa da ne düzeyde aşacağı ayrıca başka bir belirleyicidir. Diğer taraftan siyaset sahnesine bu seçimler öncesi çıkmış olan İyi Parti’nin ne düzeyde oy alabileceği de başka bir belirleyicidir. İP ilk sahneye çıktığında MHP tabanından belli ölçüde bir destek görmekle birlikte daha çok CHP’li seçmenler tarafından destek görüyordu, Muharrem İnce’nin Cumhurbaşkanı adayı olması ile birlikte CHP seçmeninin büyük bir kısmı kendi partisine geri döndü, MHP tabanından gidenlerin de bir kısmı döndü. Ancak, MHP’nin Cumhur İttifakı içersinde iktidar ortağı olup olmayacağı konusundaki belirsizliğe bir açıklık getirilmediği için MHP kendi tabanını tamamen konsolide edemedi. Sorunuzun cevabını özetleyecek olursak; HDP ve İyi Parti’nin durumu temel belirleyici olacak.

AK PARTİ 2007’YE YAKIN ALIR

-Son yapılan anketlere göre yorumlarsak anketler neyi gösteriyor seçimde son durum nedir?

Bu dönem sanırım bir taraftan bir araştırma şirketi bolluğu var. Bir taraftan da gerçekte olup olmadığı bilinmeyen firmalar adına araştırma sonuçları yayınlanmaktadır. Öncelikle şunu belirtmeliyim ki araştırma sonuçları bir manipülasyon aracı değildir. Araştırma sektörüne bir denetim getirilmesi belli etik ilkelere riayet eden firmaların araştırma sonuçları dikkate alınmalı yayınlanmalıdır. Çok farklı sonuçlar var. Biz kendi yaptığımız araştırmalar üzerinden konuşacak olursak. Cumhurbaşkanlığı seçimi Erdoğan lehine ilk turda bitecek gibi gözüküyor. Ama bu skor seçilmek için yeterli olan orana çok yakın olacaktır. Parlamento için de AK Parti’nin 2007’deki aldığı sonuçlara yakın bir oran çıkacağını öngörüyoruz.

-Millet İttifakı zorlama bir proje. Sizce bu ittifakın handikapları nelerdir?

Millet İttifakının en temel handikabı FETÖ ve PKK terör örgütleri ile ilgili net bir duruş ortaya koymamış olmaları ve uluslararası sistemin çizdiği senaryo dışına çıkacak adımları atma noktasında net bir duruş ortaya koyamamalarıdır.

- "Cumhurbaşkanlığında Reis’e vereceğim, milletvekilliğinde AK Parti dışında bir partiye vereceğim" söylemi oluşturulmaya çalışılıyor. Toplumda gerçekten ölçümlere yansıyan böyle bir eğilim var mı?

Son günlerde biraz azalmış olsa da böyle bir durum var. Bu durumun etkisinin ya da bu konuda yapılan algı yönetiminin etkisinin oldukça az olacağını gözlemliyoruz. Cumhur İttifakı’nın oy oranı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın oy oranından birkaç puan yüksek olacaktır. Erdoğan’ın oyu da AK Parti oylarının birkaç puan üzerinde olacaktır.

-Fetö ile mücadelede gelinen son durum nedir?

Fetö ile mücadelede oldukça mesafe katedildi. Ancak, bu örgütün en başarılı olduğu alan ‘algı yönetimi’ ve ‘dezenformasyon’ olduğu için belli ilk önce yine FETÖ’cüler eliyle hiç alakası olmayan kişiler üzerinde çok olmamakla birlikte bir mağdur kitlesi oluşturulmaya çalışıldı. Daha sonra da bu mağdurların sayısı -bir kişi bile olmaması gerekir- oldukça fazla imiş ya da hepsi öyle imiş gibi bir algı oluşturuldu. Muhalefet partileri de bu algı üzerinden muhalefetlerini şekillendirdiler.

FETÖ’CÜLER HÂLÂ KOL GEZİYOR

FETÖ içinde yer alanlarla ilgili yapılan tasnifte bir sorun olsa da hâlâ mücadelede ciddi sıkıntıların olduğu, hâlâ kriptoların tespitine yönelik ciddi zafiyetlerin olduğu aşikardır. Hâlâ suçu ilk baştan beri belli olanlara ilişkin bile tutuklama vb. gibi işlemlerde bir ihmalkârlık gözlemlenmektedir. Hacettepe Üniversitesi eski rektörü teknopark konusu ile ilgili daha yeni gözaltına alınması bunun en bariz örneklerinden birisidir. Bazı isimlerin korunduğu ya da bazı dosyaların sümen altı edildiğine ilişkin birçok örnek var. Fetö ile mücadelede belki daha birçok isim elini kolunu sallayarak gezmektedir. Bazıları en somut delil olan ByLock’u delil olmaktan ‘Mor Beyin’ gibi bir olay ile çıkarmaya çalışırken, benim iddiam da temel düsturu ‘tedbir’ olan bir örgütün elemanlarından ByLock bile kullanmayan kripto birçok kişi hakkında elimizde çok bilgi olmadığını hatta bunları tespite yönelik bir çaba olmadığını da söyleyebilirim. FETÖ ile mücadele partiler üstü bir öneme sahiptir. Partilerin bu konuyu siyaset malzemesi yapmayı bir kenara bırakarak ortak bir mutabakata vararak temel öncelik olarak ele almaları gerekmektedir. Bu örgüt ile mücadele Türkiye Cumhuriyeti’nin bekası ile ilgili bir durumdur.

-Siyasette bir gün bile kıymetli. Son günlerde bir sürpriz bekliyor musunuz?

Pek beklemiyorum. Ancak, Kandil ile ilgili somut gelişme olursa AK Parti oyları birkaç puan artar.

YEREL SİYASET GENEL SİYASETİ DE ETKİLER!

-Belediyelerdeki performansın genel seçimleri etkilediği ortada. AK Parti’nin yerel seçimlerde nasıl bir yol izlemesi gerekiyor?

İktidar için bir sonun başlangıcı olacaksa bu belediyelerden ya da yerel siyasetçilerden dolayı olacaktır. Neden derseniz Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da kendi partisine 16 Nisan 2017 Halk Oylaması sonucu tekrar genel başkan olduğunda ifade ettiği gibi ‘metal yorgunluğu’ oluştuğu, bununla birlikte yereldeki parti yönetici ve partinin belediye başkanlarının halka tepeden bakıp, daha dün aynı kaderi paylaştıkları insanlara sırt çevirip sırça köşklerde yaşadıklarını gören halk bunlara karşı bir tepki ortaya koyuyordu. Nitekim bazı belediye başkanlarının istifa ettirilmesi olumlu karşılanmıştır. Yaptığımız anketlerde bu durumu gözlemledik. Ancak, daha sonraki süreçlerde çok da düzelen bir durum olmadığı da bizim gibi sürekli sahada araştırma yapan siyaset gözlemcileri dışında vatandaş tarafından da gözlemlenmektedir.

AK Parti’nin yapması gereken; kamuoyu tarafından başarılı görülmeyen ve vatandaş ile iletişim problemi olan isimlerin aday yapılmaktan vazgeçilmesi, başarılı belediye başkanları için 3. dönem kuralının esnetilmesi gerekir. AK Parti açısından başta İstanbul ve Ankara olmak üzere belli başlı illerde belediyeleri kaybetmek sonun başlangıcı olabilir. Yerel siyaset belli ölçüde genel siyaseti de etkiler.

KİMDİR?

Hilmi Daşdemir, 1973 Kayseri doğumlu. İlk ve ortaokulu Niğde’de, liseyi Kayseri’de, üniversiteyi de Hacettepe Üniversitesi  Harita ve Anadolu Üniversitesi Kamu Yönetimi bölümlerinde tamamladı. Öğrencilik zamanlarında anketörlük işini meslek olarak seçti. 1994 yılında arkadaşları ile kurduğu Optimar Araştırma Ltd. Şti’yi 2006’da A.Ş haline getirdi. 2014 yerel seçimleri ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerini 1 Kasım 2015 ve 16 Nisan 2017 referandumunu en iyi tahmin eden araştırma şirketi oldu. Siyasal araştırmalar yanında göç, yoksulluk, gençlik, kalkınma gibi sosyal alanlarda araştırmalarına devam etmektedir.

Bu yazı toplam 132 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim