• İstanbul 20 °C
  • Ankara 27 °C

Yasin Hatipoğlu’nun şiir kitabı: “Susma Ey Dil”

Yasin Hatipoğlu’nun şiir kitabı:   “Susma Ey Dil”
Milli Görüş Hareketi’nin önemli isimlerinden Yasin Hatipoğlu, TBMM Başkanvekilliği, vaizlik, müftülük, Hak-İş Konferadasyonu Genel Başkanlığı görevlerinde bulunmasının yanı sıra bir çok şiiri betelenmiş önemli şairlerimizden biri.

Hatipoğlu’nun “Susma Ey Dil” isimli şiir kitabı HAK-İş’in kültür-sanat yayınları serisinden 2019 yılında basıldı.

Eserin sunuş metnini HAK-İŞ Konfederasyonu Genel Başkanı Mahmut Arslan yazmış.

Arslan “Susmayan Bir Dil” başlıklı yazısında şu ifadelere yer veriyor:

“Şiir, kalbin doğrudan yakaladığı, dile aktardığı şimşekler adeta… Şiirin dili, gerçeği doğrudan ve çarpıcı bir biçimde yakalar ve ifade kalıbına döker. Çoğu kez kitaplarla anlatılamayacak olanı bir mısra ile anlatma yeteneği sadece şairlere mahsustur. Onun için şairler bizim medeniyetimizin dokuyucularının en başında gelirler.

HAK-İŞ Konfederasyonu olarak, sanatı emek, emeği sanat bilen bir anlayışla sendikal harekette yeni yol haritaları oluşturma çabasındayız. “Önce insan önce emek” diyerek sürdürdüğümüz sendikal mücadelemizin özünü oluşturan misyonla, insan ve emeğin kendisini en çok ifadelendirebileceği sanat dalı şiirdir. Şiir, doğrudan bir kalbî emektir.

Bu anlamda, Konfederasyonumuzun kuruluşunda yoğun emeği bulunan, 1970’li yıllarda Genel Başkanlığımızı yapan, kıymetli büyüğümüz Yasin HATİBOĞLU ağabeyimizin binlerce şiiri ve hicivleri arasından seçmiş olduğumuz “güldeste” yi sizlere sunuyoruz. Eşsiz derinlik ve güzellikte olan şiirlerinin yanı sıra günlük hadiseleri ve bazı figürleri hicveden dörtlükleriyle, rubaileriyle de emsalsizdir. Bozulmadan, zenginleşerek günümüze kadar devam eden şiir geleceğimizi bundan sonraki nesillere aktarmada da önemli yeri var bu şiirlerin. Rahmetli Prof. Nevzat Yalçıntaş hocamızın “bugün aruzun en büyük üstadı” dediği Yasin Hatiboğlu ağabeyimizin birçok şiiri de ülkemizin önemli bestekârları tarafından bestelenmiştir.

Yasin Hatiboğlu ağabeyimizin yoğun siyasi hayatı içerisinde bile asla vazgeçmediği şairliği, bugün kemal yaşında daha bir önümüzü aydınlatıyor. Hayatını hizmete adamış, uzun siyasi geçmişinde bir an bile şiirden ayrı kalmaması, kendisinden sonraki siyasîlere de önemli bir mesaj veriyor ve adeta diyor ki; “her nerede olursanız olun, ne ile uğraşırsanız uğraşın sanattan şiirden ayrı kalmayın, kendinizi şiirle, sanatla her dem yenileyin.”

70'in üzerinde şiiri bestelenen Yasin Hatipoğlu’nun  240 sahifelik “Susma Ey Dil” kitabı yayımlandığında şiir severlerin büyük ilgisini çekmişti.

“Susma Ey Dil”  den ...

Adalet ve İhsan

Kula dünyâda adâlet gibi ihsân olamaz.

Zulüm îkâ edenin âhiri handân olamaz.

Bunu yaptıysa eğer, tevbe edip af dilesin;

“Kişi noksânını bilmek gibi irfân olamaz.”

7.4.2001- İstanbul

*                  *                *                  *

Alimlerin Ölümü…

Her kes ölür ammâ, demâdem ölür.

Bir büyük ölünce mükkerrem ölür.

Sıradan ölümler bir tek sayılır,

Alimler ölünce, tüm âlem ölür...

10.6.2001 – Ankara- Yerliköy – İskilip

*                   *                    *                  *

Estikce Saba

Hasret çekilen mevsimi güllerde görün.

Âhımla yanan âteşi, dillerde görün.

Cirmim tükenirken, onu küllerde görün,

Estikçe sabâ, her yere amber saçılır,

Ruhlar buluşur vecdile, bahtım açılır

Hicrânımı gömdüm yeniden, âh ederek.

Âhımla perîşan yüreğim, vâh ederek.

Cezbeyle yakar rûhumu seyyâh ederek.

Ellerde kadeh, hasrete meyler içilir,

Reyhan kokan her vâdisi yalnız geçilir

“Hâlim, ne perîşan, ne de âlâ” diyemem.

“Aklımda o var her gece hâlâ” diyemem.

Cevriyle yakan dilbere, “rânâ” diyemem.

Ellerde kalem, ömrüme günler biçilir,

Rûhumda kopan velvele, bir-bir seçilir

25.4.2004 – Ankara / Konya

*                               *                           *

Her Dilde Söylenendir

Her dilde söylenendir, güftâr olur serâpâ,

Âşıklar âh edince, dil nâr olur serâpâ.

Nemrûdun âteşinden korkmaz Halîl olanlar.

Nemrûd’a nisbetinden gülzâr olur serâpâ.

Uçtukca can kafesten pervaz vurur semâya,

Bir yerde kalmaz aslâ, seyyâr olur serâpâ.

Kim Yâkub olsa zâhir, yaşlar akar gözünden,

Ömründeki her ânı, hep zâr olur serâpâ.

Bitmez tükenmez âhım, bir türlü sönmez âteş,

Gönlüm ateşte büryân, bîmâr olur serâpâ.

Kalbimde bin kırık var, tâmîre muhtac oldum,

Cânânla halvet olsam, îmâr olur serâpâ.

Birlikte sohbet etsek, duysaydı, anlasaydı,

Ellerle ülfet etmez, dildâr olur serâpâ.

Cânânım ellerimden sevgiyle tutsa, baksa;

Ettikce can temâşâ, yok vâr olur serâpâ.

Sevgimde ölçü yoktur, cânâne “can-fedâ”yım,

Destân olan bu sevdâ, mi’yâr olur serâpâ.

Âşık olanlar ağlar, tâlîhi gülmez aslâ,

Yüzlerce derde birden dûçâr olur serâpâ.

Bin derde düştü yâsîn, ağlar gezer cihânı,

Bir çâre yok ki bulsun, nâçâr olur serâpâ.

17.10.2002 - İstanbul

 

 

 

 

Bu haber toplam 678 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim