• İstanbul 22 °C
  • Ankara 29 °C

Necip Fazıl’ın İstanbul Hukuk Fakültesi’ndeki bilinmeyen kaydı

Necip Fazıl’ın İstanbul Hukuk Fakültesi’ndeki bilinmeyen kaydı
Türk Edebiyatı'nın mihenk taşlarından biri olan Necip Fazıl Kısakürek, şiirleri ve düşünce hayatı ile bizlere örnek olmuş şahsiyetlerden biri.

Bâki’den sonra ikinci 'Sultanu’ş Şuara' unvanına sahip olan Necip Fazıl'ın hayat hikâyesinde hâlen bilmediğimiz boşluklar yahut yaygın yanlış bilgiler bulunuyor. Bunlardan biri ise, üstâdın üniversite öğrenimi. Ali Adem Yörük, Dergâh dergisinde Necip Fazıl'ı İstanbul Hukuk Fakültesi’ndeki bilinmeyen kaydını kaleme aldı. Necip Fazıl şiiri, sıradışı mizacı, bereketli yazı hayatı ve mücadelesiyle Cumhuriyet döneminin müstesna ve nüfuzlu şahsiyetlerinden biridir. Buna rağmen, hayat hikâyesinin ana çizgilerinde bile hâlâ boşluklara ve yaygın yanlış bilgilere tesadüf edilir. Geride azımsanamayacak hacimde hatırat metinleri bırakmış olmasına rağmen Necip Fazıl, sıkı bir kronoloji takip edip nizamî bilgiler veren bir hatırat yazarı olmadığı gibi bu tür bir telif tarzını özellikle tercih etmemiş, hatta küçümsemiştir. Farklı metinlerde aynı hadiseyle ilgili yeni ayrıntılar, birbirini nakzeden veya telif edilmesi güç bilgiler, okuyucuyu (bilhassa tarihçiyi) zaman veya mekân tayininde mütehayyir bırakmalar, hiç bahsedilmeden geçilenler… Her hatırat metninde karşılaşılabilecek bu güçlüklerin daha girifti, daha ele avuca sığmazı onda. Kendi ifadesiyle peşinde olduğu: "Vakaları doğuran mânalar… Bunlar üzerindeyim. Onun içindir ki bu eserde gaye edindiğim hareket tamamiyle ruhîdir ve içinde vakaya göre ruh yerine, ruha göre vaka vardır". O bize belgelerde hiç yer almayacak olanı anlatmaktadır. "Umumiyetle kuvvetli, fakat silik vâkıalara karşı lâkayt hafızam…" ifadesi de yazdıklarının mahiyetine dair bir fikir vermektedir. İşte bu silik vakalardan biri de Künye'de iki Hukuk talebesini konuşturan, daha önemlisi Reis Bey'i kaleme alan Necip Fazıl'ın 1923-1924 ders yılında Hukuk Fakültesi'nde bir yıl kayıtlı kalmış olmasıdır. Eğer yanılmıyorsak Necip Fazıl, hiçbir metninde Hukuk Fakültesindeki talebelik yıllarından bahsetmemiştir. Hakkındaki çalışma ve hatıratlarda da buna dair bir bilgiye rastlayamadık. Hâlbuki Avrupa'ya gönderilecek talebeler için yapılan imtihanı kazandığı sömestrı bir yana bırakacak olursak, Darülfünunda talebe olarak bulunduğu üç sömestrın birini Felsefe Şubesinde, ikisini Hukuk Fakültesinde geçirmişti.

Devamı: https://www.fikriyat.com/edebiyat/2018/05/25/necip-fazilin-istanbul-hukuk-fakultesindeki-bilinmeyen-kaydi

Bu haber toplam 507 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Furkan Deniz, Gerçek Dünya, Bir Rüya14 Ağustos 2019 Çarşamba 12:43
  • Okumayan insandan korkunuz!10 Ağustos 2019 Cumartesi 13:06
  • Osmanlı Bursa'sında en çok ne okunurmuş?09 Ağustos 2019 Cuma 13:22
  • Ay Vakti- Temmuz-Ağustos 2019/ 181. Sayısıyla Okurlarına Merhaba Dedi09 Ağustos 2019 Cuma 13:16
  • Medeniyet, üretmektir08 Ağustos 2019 Perşembe 15:46
  • Ağustos 2019 dergilerine genel bir bakış-108 Ağustos 2019 Perşembe 15:44
  • Bosna Hersek’te ‘Divan Şiiri’ Sergisi Açıldı08 Ağustos 2019 Perşembe 15:43
  • Hatıralarla Mehmed Şevket Eygi07 Ağustos 2019 Çarşamba 13:24
  • Cennet meyveleri mezar taşı motiflerine nasıl yansıdı?07 Ağustos 2019 Çarşamba 13:23
  • Goethe, İnsan Kalbi Ne Tuhaf Şey!07 Ağustos 2019 Çarşamba 13:22
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
    Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim